What do you think?


Babalar: Modern Bir Kahramanlık Hikâyesi
Dieter Thomä Babalar’da geçmişten günümüze “baba” kavramının kültürel tarihini ele alıyor. Sadece babalar için yazılmış, bir babanın mutluluğunu anlatan, babalığın ne kadar zor olduğunu gösteren bir kitap değil bu.
Çocuklarla babalar arasında tarih boyunca devam eden bitmez tükenmez kavgayı esas alan, bu çatışmanın ataerkide yarattığı gerilemeye odaklanan bir çalışma.
Aydınlanma’dan modern toplumlara uzanan süreçte babalık hallerindeki dönüşümü gözler önüne seren Babalar, erkekliğin ve babalığın krizini canlı bir dille tartışıyor. Babalık görevlerini yerine getirmemekle, yeterince sert olmamakla, çocuklarını ihmalle ya da bunların tam tersi suçlamalarla karşı karşıya kalan babaların dünyasına kapsamlı bir bakışla yaklaşıyor.
Temel görevi aileyi doyurmak olan, çocukları üzerinde mutlak hâkimiyete sahip adamdan bir tür “yaşam koçu”na evrilen babaların hikâyesini anlatan Thomä, baba olmanın karmaşık dinamiklerini sergilerken romanlardan filmlere, popüler baba figürlerinden ’68’lilerin dünyasına, Sovyetler Birliği’ndeki aile anlayışından günümüz gençlerinin baba olmaya karşı isteksizliğine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi gözler önüne seriyor.
Çocuklarla babalar arasında tarih boyunca devam eden bitmez tükenmez kavgayı esas alan, bu çatışmanın ataerkide yarattığı gerilemeye odaklanan bir çalışma.
Aydınlanma’dan modern toplumlara uzanan süreçte babalık hallerindeki dönüşümü gözler önüne seren Babalar, erkekliğin ve babalığın krizini canlı bir dille tartışıyor. Babalık görevlerini yerine getirmemekle, yeterince sert olmamakla, çocuklarını ihmalle ya da bunların tam tersi suçlamalarla karşı karşıya kalan babaların dünyasına kapsamlı bir bakışla yaklaşıyor.
Temel görevi aileyi doyurmak olan, çocukları üzerinde mutlak hâkimiyete sahip adamdan bir tür “yaşam koçu”na evrilen babaların hikâyesini anlatan Thomä, baba olmanın karmaşık dinamiklerini sergilerken romanlardan filmlere, popüler baba figürlerinden ’68’lilerin dünyasına, Sovyetler Birliği’ndeki aile anlayışından günümüz gençlerinin baba olmaya karşı isteksizliğine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi gözler önüne seriyor.
351 pages, Paperback
First published August 20, 2008
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 1 of 1 review
March 17, 2022
Çeviriden kaynaklı mıydı bilemiyorum ama akışı olmayan bir kitap oluşundan dolayı 3 yıldız veriyorum. Konu bütünlüğü çoğu zaman kopuyordu. O konudan o konuya atlatıp tekrar başa dönmeler şeklinde gittiği için ağır bir okuyuşa sebep oluyordu.
Bunun dışında ana temadan anladığım şey babaların son 300 yıldır içine girdiği buhrandan, bunalımdan çıkamıyor oluşu. Son bölümde bunu aşabilen babalara yönelik paragraflar olsa da hala kat edilmesi gereken çok yol var. Erkeklerin/babaların hayatta kim olduklarını bulamaması, bir hedef koyamaması, eğlence odaklı yaşamak istemesiyle aile değerlerinin geldiği hal çok güzel gösterilmişti. Lakin sorunun temeline tam olarak inilememişti bana göre. Önce bu başıboşluğun, özgüvensizliğin temeline inmek gerek gerçek bir çözüm bulabilmek için.
Kitapta en sevdiğin yan yazarın babaları ev işleri ve çocuk yetiştirme konularında ortak olmak zorunda olduklarına dair mesajıydı. İçinde bulunduğumuz dünyada başka türlüsü ancak çıkmaz döngülere saplanıp kalmak demektir. Özellikle çocuk konusunda tüm yükü anneye bırakıp kenara geçen babalar sayısı azımsanamayacak kadar çok fazla. Çocuk anneyi de babayı da her an hayatında görmeli ve hissetmeli. Babaların yaptığı şey “sadece biraz sever bırakırım, arada höt der yumruğu masaya vururum, e para da getirip harçlık da veriyorum daha ne istiyorsunuz” demek. Bu da babalı ama babasız çocukların eksik yetişkinlere dönüşmesiyle sonuçlanıyor.
Babalığa dair güzel bakışlar ve pencereler sunması açısından okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Lakin konu bütünlüğü biraz sıkıntı çıkarıyor.
Bunun dışında ana temadan anladığım şey babaların son 300 yıldır içine girdiği buhrandan, bunalımdan çıkamıyor oluşu. Son bölümde bunu aşabilen babalara yönelik paragraflar olsa da hala kat edilmesi gereken çok yol var. Erkeklerin/babaların hayatta kim olduklarını bulamaması, bir hedef koyamaması, eğlence odaklı yaşamak istemesiyle aile değerlerinin geldiği hal çok güzel gösterilmişti. Lakin sorunun temeline tam olarak inilememişti bana göre. Önce bu başıboşluğun, özgüvensizliğin temeline inmek gerek gerçek bir çözüm bulabilmek için.
Kitapta en sevdiğin yan yazarın babaları ev işleri ve çocuk yetiştirme konularında ortak olmak zorunda olduklarına dair mesajıydı. İçinde bulunduğumuz dünyada başka türlüsü ancak çıkmaz döngülere saplanıp kalmak demektir. Özellikle çocuk konusunda tüm yükü anneye bırakıp kenara geçen babalar sayısı azımsanamayacak kadar çok fazla. Çocuk anneyi de babayı da her an hayatında görmeli ve hissetmeli. Babaların yaptığı şey “sadece biraz sever bırakırım, arada höt der yumruğu masaya vururum, e para da getirip harçlık da veriyorum daha ne istiyorsunuz” demek. Bu da babalı ama babasız çocukların eksik yetişkinlere dönüşmesiyle sonuçlanıyor.
Babalığa dair güzel bakışlar ve pencereler sunması açısından okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Lakin konu bütünlüğü biraz sıkıntı çıkarıyor.
Displaying 1 - 1 of 1 review


