Paperback. 12,50 / 19,50 cm. In Turkish. 161 p. Bu yapit, Umberto Eco'nun, "Sette Anni di Desiderio, Sugli Specchi, Travels in Hyperreality" adli yapitlarindan seçmelerle olusturulmus küçük bir derlemedir. Yazilarin seçiminde, gerek tür, gerek konu bakimindan çesitliligi gözetmeye ç Güncel konular üstüne yazilar, sözcügün tam anlamiyla denemeler, giderek felsefi boyutlara varan denemeler, incelemeler. Ancak, bir güncel olayi, örnegin bir resim sergisini ya da basinda yayimlanmis bir fotografi ele aldiginda da, belli bir izlek üstüne bir deneme ya da inceleme yazdiginda da, Umberto Eco, konusuna hep derin düzlemde -kuskusuz, her seyden önce bir göstergebilimci olarak- yaklasir. Ne var ki, Eco'nun saglam mantigi, yüksek düzeyde, ama açik seçik dilli, özellikle de o kaçinilmaz kendine özgü mizahi, okuyucunun, göstergebilimci olmaksizin da, onun en üst-düzey yapitlarini bile, kuskusuz payina düsen çabayi da göstermesi kosuluyla, haz duyarak okuyabilecegi kanisindayim. -Sadan Karadeniz-
Umberto Eco was an Italian medievalist, philosopher, semiotician, novelist, cultural critic, and political and social commentator. In English, he is best known for his popular 1980 novel The Name of the Rose, a historical mystery combining semiotics in fiction with biblical analysis, medieval studies and literary theory, as well as Foucault's Pendulum, his 1988 novel which touches on similar themes.
Eco wrote prolifically throughout his life, with his output including children's books, translations from French and English, in addition to a twice-monthly newspaper column "La Bustina di Minerva" (Minerva's Matchbook) in the magazine L'Espresso beginning in 1985, with his last column (a critical appraisal of the Romantic paintings of Francesco Hayez) appearing 27 January 2016. At the time of his death, he was an Emeritus professor at the University of Bologna, where he taught for much of his life. In the 21st century, he has continued to gain recognition for his 1995 essay "Ur-Fascism", where Eco lists fourteen general properties he believes comprise fascist ideologies.
Sakın ola ki benim gibi kitabın adına kanarak Ortaçağ Uzmanı olan U. Eco’nun o döneme ait bir kitabını okuyacağınızı düşünmeyin. On adet denemenin sadece ikisi Ortaçağ ile ilgili. Diğerleri ise göstergebilimci (semiyotik) Eco’nun fizyonomi, fotoğraf, aynalar, akıl bunalımı vb konularda farklı yerlerde yazmış olduğu denemelerinden oluşuyor. Çeviricinin (Ş. Karadeniz) beğenisine göre seçilmişler.
Ticari amaçla yapılmış bir toplama kitap, bütünsellikten uzak, adı bile aldatıcı (fake). Bu kadar çok baskı yapması ise başka bir şaşırtıcı yanı. Kısaca Umberto Eco okuyacaksanız bu kitabı önemsemeyin.
Eco’nun yazılarından seçmeler ile oluşturulmuş kitap, Eco’nun zengin dağarcığının işaretlerini veriyor. Semiotik üzerine yorumlardan , fizyolojinin tarihsel yorumlarına, olasılık üzerine düşüncelerden aynalar üzerine bir denemeye , güncel bir fotoğrafın iletişim yolculuğunun safhaları üzerine fikirlere, aklın bunalımı ve ortaçağ üzerine güncel popülizm ile ortaçağın aslında ne olduğu ve neleri değiştirdiği üzerine zengin bir denemeler kitabı. İçerik iyi olmakla beraber , bu tarz bir miktar ticari amaç ile oluşturulan toplama kitapların kaderini yaşıyor. Konudan konuya geçişte bütünsellik kayboluyor. Muhtemelen her bir başlığı ait olduğu kitapta kendi bütünlüğü içinde okumak daha keyifli olacak. Bu arada kitabın adı da muhtemelen ticariliğine işaret. Bir çok farklı konuya rağmen , görece daha az yer alan ortaçağ bahsi ortaçağı düşlemek ismi ile Eco’nun en çekici uzmanlık alanlarından birisi ile okuyucu davet ediyor ama diğer konulara haksızlık ediyor. Bu arada tercüme ilginç bir dalgalanma gösteriyor. İyi diye bildiğim bir tercümanın elinden çıkmasına rağmen , bölümler arası sanki farklı tercümanlar çalışmış gibi bir algı veriyor. Özellikle daha düşünce üzerine olan kısımlarda , sanki felsefe kitabı çevirenlerin anlaşılmaz olma eğilimi hissedilirken (olasıların katışımı ve ölümün yükümü ara başlığında olduğu gibi ) diğer taraflar daha düzgün . Maalesef tüm bunlar içerik açısından zengin bir kitabı okumayı zaman zaman keyifsiz hale getiriyor. İçerik olmasa muhtemelen kitabın bu yapısı rating yıldızlarını biraz daha düşürürdü.
İtalyan Tarihçi, Göstergebilimci, Romancı Profesör Umberto Eco'nun "Ortaçağı Düşlemek" kitabını Can Yayınları yıllar önce Değerli Çevirmen Şadan Karadeniz'in Türkçesi ile yayınladı! Umberto Eco'nun antik çağlardan modern yüzyıllara, yazdığı tarih kitaplarını ise geçen yıllarda yayınladı Can Yayınları. Umberto Eco'yu Türkçe'deki okurları, önce göstergebilim, yazın estetiği kitaplarıyla okumuştu, sonra "Gülün Adı" romanını okudular, Romancı Umberto Eco öyle ilgi gördü ki, yazdığı neredeyse tüm romanlar Türkçe'de yayınlandı. "Ortaçağı Düşlemek", Umberto Eco'nun Ortaçağ toplumlarına bir Tarihçi olarak nasıl yaklaştığını görmek isteyen okurları için çok yararlı bir kitap! Umberto Eco'ya göre, Ortaçağ toplumları sanıldığından daha karmaşık, daha canlı, daha çeşitli özellikler barındırıyor, Fransız Tarihçiler Bloch'la Le Goff gibi, Umberto Eco da, Ortaçağ toplumlarına bir Tarihçi olarak duyduğu saygıyı anlatıyor.
Uzun zamandır başlayıp bitiremediğim bir kitaptı. Bunun nedeni Eco'nun kelime dağarcığı, bakış açısı ve mantalitesi ile benimkinin birbirine yakın olmamasıdır. Öyle olunca anlamak ve ne demek istiyor diye düşünmek gerekiyor. Düşünmek istiyorsanız okuyun. Bazı konular ilgi çekiyor sonra ilgi alanınıza girmeyen bir mevzuya kelime(kere) girince konudan kitaptan uzaklaşıyorsunuz. Tekrar başa dönmek gerekiyor. Ancak kitabın adına da atıf yapan bölümler Ortaçağı Düşlemek ve Ortaçağı Yaşamak daha günümüz ile bağıntılı olması sebebiyle okuma heyecanı sağladı. Tek sorun heyecanı verdi ve kitap bitti:) Şimdi sırada ki gelsin...