Jump to ratings and reviews
Rate this book

Mumsema Han

Rate this book
İstanbul'da turizmin ve ticaretin merkezleri: Eminönü, Kapalı Çarşı, Tahtakale, tarihi hanlar… Tarihsel önemleri, estetik değerleri bakımından pek çok kez mercek altına alınmış mekânlara, bu kez bir kumaşçı yamağı bambaşka bir gözle yaklaşıyor.

Bölge esnafının ticaretin hızına ve değişimine ayak uydurmaya çalışırken insani ilişkilerini muhafazakar bir çerçevede devam ettirme ısrarıyla ortaya çıkan çelişkiler yumağı, bu çelişkilerin göbeğinde çıkış arayan Adem'i çepeçevre sarmıştır. Bir yandan sıkışmışlık duygusu içindedir, diğer yandan arzuladığı şeyin ne olduğunu bilmediğinden hareket etmeye korkar. Aradığı sorulara cevap veremez, sınırlı çevresini aşma cesaretini gösteremezken aşık olur. Arzu, nesnesini bulmuş, kurtuluş umudu elde etme takıntısına dönüşmüştür. Hayatında meydana gelen bu altüst oluş, bolluğun ortasında kanaatkar olmanın erdemiyle devam ettirdiği hayatını ona tekrar sorgulatır.

Hakan Karakaşoğlu, ilk romanı Mumsema Han'da kabuğunu kırmaya çalışan sıradan bir insanın trajedisini gerçekçi bir üslupla ele alıyor. Toplumsal rollerin belirleyiciliğini, bireyin kendini ortaya koyma iradesi karşısındaki tutuculuğunu ve kısıtlayıcılığını cesaretle sorgulayıp hikayesiyle harmanlıyor.

197 pages, Paperback

First published June 12, 2015

26 people want to read

About the author

Hakan Karakaşoğlu

3 books8 followers
1981 yılında İstanbul’da doğdu.
Yayımlanmış üç romanı var, Beyoğlu'nda yaşıyor.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (14%)
4 stars
12 (29%)
3 stars
16 (39%)
2 stars
5 (12%)
1 star
2 (4%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Hakan.
837 reviews634 followers
August 25, 2015
Dikkate değer bir ilk roman. Akıcı, sade bir dil, ilgi çekici bir hikaye. Kahramanlar, genelde alt sınıf insanları. Bu insanların dünyası ikna edici bir şekilde çizilmiş. Tutkularını, hedeflerini, dertlerini, zaaflarını anlayabiliyoruz. Kahramanımız Adem'in Eylül'e olan platonik aşkı ekseninde olaylar hızla ilerliyor ve ustaca yaratılan gerilimle kitabı biran önce bitirmek istiyorsunuz. Birkaç yan hikaye, tam olarak işlenmemiş olsa da romana ayrı bir tat katmış. Su gibi okunuyor. Hakan Karakaşoğlu kesinlikle iyi bir hikaye anlatıcısı. Bir sonraki kitabını merakla bekleyeceğim. Genç ve iyi yazarlarımıza destek olmak bakımından da bu kitap okunmayı hak ediyor.
Profile Image for Gülüzar - Ertl.
105 reviews31 followers
July 21, 2018
Çok iyi bir ilk roman. Olay örgüsü ve dilinin akıcılığı oldukça güzeldi. Ele alınca bırakmadan okumak istiyor insan. Macera dolu diyelim 😉Bilmediğim bir dünyadan bir hikaye olması ayrıca çok ilgimi çekti. Kumaşçılığın hilesini de öğrenmiş oldum. hayat süprizlerle dolu; belki lazım olur kim bilir😁

Beni güzel kitaplarla ama özellikle Türkçe edebiyattan güzel eserlerle tanıştırdığı için Bilal hocaya çok teşekkür ederim.
579 reviews8 followers
February 14, 2025
Akıcı ve iyi bir Türkçe, karakterler ve olaylar çok yüzeysel kalmış, çocuk hikayesi düzeyinde. Sonunda psikiyatri kliniği bekliyordum, hapishane koğuşu çıktı. Aksaklıkları ilk kitap olmasına verip diğer "roman"larına şans vereceğim. 2.5
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Zeynep.
2 reviews
July 31, 2015
geçirdiği trafik kazası sonucunda ailesini ve tat-koku alma duyularını yitirmiş adem, tüm tersliklere inat limonlu çay içen ve ter kokup kokmadığını algılamamasına rağmen sürekli koltuk altlarını kontrol eden bir kumaşçı çırağı. yanında çalıştığı, modern hayata entegre olarak esnaf-tavla ilişkisini bilgisayara taşıyan ve iş ile alakalı olarak sadece hesap-kitapla ilgilenen patronu yüksel, komşu dükkan patronları müslim harun bey ve gayrimüslim sina bey ile köşeyi kısa sürede dönme sevdalısı han çaycısı süleyman, romanın geçtiği mumsema han sakinleri, bir diğer deyişle adem’in handaki mesai arkadaşları. adem’in mesai saatleri içerisindeki tek mutluluğu, taksim’de metin bey’in işlettiği kumaşçıya mal götürdüğü ve böylelikle eylül’ü görebildiği anlar. mesai saatleri haricinde ise adem’in en mutlu anlarını yine kadıköy vapuruna binişini bazen bir ağacın bazen de bir midyecinin arkasında sessiz sedasız izleyerek eylül’ü görebildiği anlar. platonik aşkını karşı kıyıya gönderdikten sonra evine gitmeden iki kavurmalı ekmekle askerlik arkadaşı erhan’ı ziyaret ederek günün kritiğini yapan adem, iki bira ve penceresinin önünde konuşan iki mahalle delikanlısının sohbeti eşliğinde birgününü tamamlar.

günlerden birgün handaki bir ölüm, adem’in sırlarla dolu bir deftere ulaşmasına; olmaması gereken bir zamanda handa oluşu çaycı süleyman ile kader ortağı olmasına; sırf kıramadığı için muhlis amca ile katıldığı bir ayin ise eylül’e olan aşkının boyut değiştirmesine ön ayak olur. roman, pencere önünde konuşan karakterlerin de sürpriz katılımlarıyla ilginç bir son bulur ve aklımızda heyecanlandığında istiklal caddesi’nde neşe ile hızlıca yürüyen eylül’ün sonu ile ilgili soru işareti bırakır.
This entire review has been hidden because of spoilers.
2 reviews
September 26, 2021
bazı çatışmalar bana fazla plakatif gelse de, romanı genel olarak iyi buldum. akıcı da; uzunca bir tren yolculuğunda bitiverdi. başka birinden de okuduğum aforizma yokluğu, olumlu bir özellik olarak benim de dikkatimi çekti. son birkaç yılda yazılmış öykü/romanlar içinde, aforizmalara hiç sığınmadan gücünü örgüsünden alana rastlamak zor; mumsema han, bu açıdan iyi iş başarıyor.

plakatiflik ile kastım da, mesela özellikle erkeklikle ilgili. roman, buradaki gerilimleri, bir miktar da basitleştirerek, tekrarlar ile gözümüze sokup duruyor. ha, gerçeğimiz de biraz öyle değil mi? vallahi öyle. yine de bu bana bazen çok az da olsa didaktik geldi.

baş kahramanın her gün uğradığı ve anlaşılan her gün aynı koltuğa gömülüp televizyon izleyen, günün sonunda hakkında birkaç ahlaki hatırlatması dışında hiçbir ipucu bulamadığımız arkadaşı da bence kötü, hiçbir çelişkisi olmayan bir karakterdi.
Profile Image for Mehmet B..
52 reviews1 follower
January 19, 2019
Yazarın çok güzel Türkçesi var. Dilbilgisi ve noktalama işaretleri kullanımı kusursuz.
Kitabın içinde birbiriyle buluşan veya buluşamayan ama hepsi birbiriyle bir yerlerden temas eden bir çok hikaye var. Kurgusu oldukça orijinal. Marjinal olaylar, toplumun neredeyse her kesiminden karakterler var. Okurken ne olacağını merak ederek okudum. Karakterlerin heyecanlarına, ruhsal durumlarına eşlik ettim. Melankoli, umut ve umutsuzluk beni en çok etkileyen yönleriydi.
Yalnız Sina Bey ile Feriha arasındaki hikayede kadına şiddet unsurları var. Maalesef bir hata bazen tüm doğruları silebiliyor. Bu nedenle kitabı puanlamamda en küçük puanı verdim.
24 reviews2 followers
June 6, 2019
Çok sade bir dille kimi zaman sarsıcı bir roman. Bir solukta okuyamadım aslında ama beğendim. Kitap giriş bölümünde biraz yavaşlatsada gelişme ve sonuç kısmında oldukça hızlı okunuyor. Ama yine de sonu sanki eksik kalmış.

Yine de sade dili ve insana verdiği doygunlukla Hakan Karakaşoğlu’nu okumaya devam ederim.
Profile Image for Ibrahim Basarir.
103 reviews10 followers
August 5, 2016
İlk roman olarak değerlendirildiğinde umut verici bir yazar ile karşı karşıya olduğunu anlıyor insan. Sıradan insanları barındıran kitapta eleştirebileceğim belki de tek husus bazı karakterlerin diyalogların yapay görünmesi.
Karaköy'ün, Tophane'nin ve Yeldeğirmeni'nin sokaklarda dolanmak ise ayrı bir keyifti.
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.