Hakan Şenocak, Karanfilsiz'de de tüm anlatılarında olduğu gibi, gerçeği efsunlamaya gerek duymadan fantastik olanı ustaca oluştururken gerçeği kullanıyor, ardından sizin karşınıza düşün sahiciliğiyle dikiliyor. Böylesi güçlü bir teknikle örülmüş öykülerinden birisinin ilk cümlesiyle harika bir anlatı ormanında kayboluyorsunuz ve kendinizi son cümlede yakalıyorsunuz. Hızla. İşte, edebiyatımızda Şenocak'ı benzersiz yapan bu eğilimler ve tercih ettiği teknik. Kitabı kapatıyorsunuz, ama içeride anlatılanlardan uzaklaşamıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, zihninizde hikâye devam ediyor!
"Hakan Şenocak, fantastikle gerçek arasındaki geçişlerle ustaca oynayarak, ama gerçeküstünü gerçeği vurgulamada satranç taşı gibi kullanarak, insan yüreğinin karmaşasına, güzelliğine eğiliyor ve bunu yaparken kusursuz bir dil ustalığı gösteriyor. Öyküleri sağlam, duyarlı ve çekici." -İnci Aral-
"Günlük yaşantımızda nesneleri, mekanları veya olayları kendi parçamız haline getiririz. Oysa Hakan Şenocak, algımızı tersine çevirir: Onun öykü kahramanları bir nesnenin, mekanın veya olayın parçasıdır. Bu yaklaşım, kanımca çok yeni ve olağanüstü önemli. Hakan Şenocak, öykülerinde yeni bir algı dizgesi kurarken, dil ve biçim yönünden de köklü bir değişimi haber veriyor. -Gürsel Korat-
1961'de Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. 1987 Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü kazanan ilk kitabı Karanfilsiz 1988'de, ikinci kitabı Gülayşe Yabancının Aşkı, 1990'da yayımlandı. Yazmaya sekiz yıl ara verdikten sonra, 1998 Sabahattin Ali Öykü Ödülü'nü kazanan Naj 1999'da, Hayatta Kalma Oyunu 2001'de, Sevgili Nefret 2003'te yayımlandı. Varlık, Edebiyat ve Eleştiri, Edebiyat Dostları, Varoş, Milliyet Sanat, E, Vizyon, Yom Sanat ve Atlas dergilerinde öykü, şiir, deneme, inceleme ve gezi yazıları, Radikal, Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazetelerinde, çeşitli dergi, radyo ve televizyonlarda söyleşileri yer aldı.
Hakan Şenocak ile ilk tanışmam. 2018 benim öykü yılım oldu artık eminim. Çok dozunda mesajlar içeren tespitleri yerinde güzel bir öykü kitabı okudum bi kahve içimlik. En çok Pinokyo öyküsünü sevdim çocukluğumdan beri çok sevdiğim bir karaktere bambaşka bir gözle de baktırdı. Diğer kitaplarını da hemmencecik okumak istiyorum açıkçası.