Naj, okurlara göre son otuz yılın en değerli öykü kitaplarından birisi. Zaman ilerledikçe eskimek yerine yenileniyor, güç kazanıyor. Her ne kadar klasik anlatı geleneğine yakın dursa da, içinde tuttuğu imgelerden birinin parıltısı, kurguda ufak, zarif bir dokunuş bir anda okurun tüm alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmesini sağlıyor. Naj ve Tatlı Tatlı Ölebileceğiniz Bir Yer ile başlayan cezbedici okuma şöleni, hiç kimsenin unutamayacağı türden. Hakan Şenocak'ı tanıyorsunuz!
"Hakan Şenocak, fantastikle gerçek arasındaki geçişlerle ustaca oynayarak, ama gerçeküstünü gerçeği vurgulamada satranç taşı gibi kullanarak, insan yüreğinin karmaşasına, güzelliğine eğiliyor ve bunu yaparken kusursuz bir dil ustalığı gösteriyor. Öyküleri sağlam, duyarlı ve çekici." -İnci Aral-
"Günlük yaşantımızda nesneleri, mekanları veya olayları kendi parçamız haline getiririz. Oysa Hakan Şenocak, algımızı tersine çevirir: Onun öykü kahramanları bir nesnenin, mekanın veya olayın parçasıdır. Bu yaklaşım, kanımca çok yeni ve olağanüstü önemli. Hakan Şenocak, öykülerinde yeni bir algı dizgesi kurarken, dil ve biçim yönünden de köklü bir değişimi haber veriyor." -Gürsel Korat-
"Hepimizin, herkesin öykücüsü Hakan Şenocak." -M. Sadık Aslankara-
1961'de Ankara'da doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü'nü bitirdi. 1987 Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü kazanan ilk kitabı Karanfilsiz 1988'de, ikinci kitabı Gülayşe Yabancının Aşkı, 1990'da yayımlandı. Yazmaya sekiz yıl ara verdikten sonra, 1998 Sabahattin Ali Öykü Ödülü'nü kazanan Naj 1999'da, Hayatta Kalma Oyunu 2001'de, Sevgili Nefret 2003'te yayımlandı. Varlık, Edebiyat ve Eleştiri, Edebiyat Dostları, Varoş, Milliyet Sanat, E, Vizyon, Yom Sanat ve Atlas dergilerinde öykü, şiir, deneme, inceleme ve gezi yazıları, Radikal, Cumhuriyet, Milliyet, Hürriyet gazetelerinde, çeşitli dergi, radyo ve televizyonlarda söyleşileri yer aldı.
“Bu kitaptaki bütün hayaller gerçektir, Benzerlikler rastlantı değildir.”
Naj en başta adıyla merak uyandıran bir kitap. Ne demek Naj? Boşnakçada bir ön ekmiş kendisi. Geldiği sıfata “en, en çok” anlamı katıyormuş. Bir kadın ismi olarak yer alıyor öykünün içinde. Kitabın ilk öyküsüne de adını veriyor. Hayatına 1999 yılında başlayan kitabın farklı yayınevleri tarafından defalarca basılarak günümüze kadar güncelliğini koruyor olması ve çeşitli ödüller almış olması da kitabı çekici kılıyor. Kitap içerisindeki öykülerin her biri birbirinden bağımsız, eşsiz ve ilginç konuları ele alıyor. Yazarın hayal gücünün ne kadar yüksek olduğu aşikar. Ancak hikayelerin sonları sürekli bir muallak. Bir şeyler askıda kalmış gibi hissettim her birinin sonunda. Bu kadar ilginç temalar boşa gitmiş gibiydi. Sürekli bir şeyler eksikmiş hissiyatına kapıldım nedense. Genel olarak ilgi çekici olmasına rağmen bu sebeplerden ötürü benim için vasat kaldı.
Naj |3/5| Kitabın arka kapağındaki sözlerin neden söylendiğini anlamadım. İyi bir öykü kitabı olarak göremedim pek kitabı. Karakterlerin isimlerinin olağan isimlerden farklı olması dışında, öyküleri diğer yazılan öykülerden daha farklı veya üstün kılan bir taraf göremedim. Hakkında uzun uzun tartışmak veya konuşmak isterdim ama insanda konuşma isteği uyandırmayan öyküler. Okuması keyifli, yazımı da güzel olsa da bende konuşma veya haklarında yorum yapma isteği uyandırmadı. Kendinize iyi bakın. Güzel günler dileğiyle.
Çok bayılmadım ancak uzun süredir okuyabildiğim ilk kitap, demek ki akıcı ve ilginç.
I liked the book, but it wasn't soo incredible although I can finish it, as it's fluent. "Interesting" is the key word which kept me on track and I could finish the book after a looong time of disability of reading🙃
İlk iki öykü en çok ilgimi çekenlerdi. Fantastik öğelerle bezenmiş farklı ve kısa öyküler olmasına rağmen başladığı gibi kolay bitmedi kısacık bir kitap olmasına rağmen son öyküler yine biraz daha iyiydi lakin çok iyi öykü kitapları okudum ben sabahattin ali öykü ödülü aldığı için heveslendim ama beklediğim gibi çıkmadı pek kötü değil ama okunduktan sonra hafızaya kazınacak gibi de değil
Yazım dili ve öyküleri çok güzel. Kolaylıkla okunabiliyor ve hikayeleri insanı oldukça içine çekiyor. İlk defa Hakan Şenocak okumama rağmen fazlasıyla sevdim
Son zamanlarda okuduğum öykü kitapları arasındaki en iyilerindendi diyebilirim. Birkaç öyküsünü beğenmesem, anlamasam da bir bütün olarak baktığımda kitabın kapağını kapattığımda kitap beni güzel duygularla uğurladı. İyi okumalar...
Okuyordu okuyordu aradığı tatta hikayeleri bulamıyordu. Tatlı Tatlı Ölebileceğiniz Yer hikayesini çok beğendim, duraklama devrinin yükselme padişahı gibiydi. Bir daha geri dönmemek üzere girdiği evden bir daha geri dönmemek üzere çıkan Elif "Gitme". Tatlı Tatlı ölmek hakkıyla yaşanmış bir hayat ister ölürken hayalinde bir yüz olmasını ister, geri kalan her ölüm acılardan kurtuştur yalnızca.