Elinizdeki kitap Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş döneminde okumayı öğrenmenin hikâyesini anlatıyor. Bu coğrafyada çok az işlenmiş olan okumanın tarihini ele almanın, genel anlamda modernliğin gelişine, eğitim meselesine, özel olarak da imparatorluktan cumhuriyete geçişin dinamiklerini anlamaya önemli bir ışık tuttuğu iddiasından yola çıkıyor. Okumayı Öğrenmek, son derece hızlı değişimlerin yaşandığı bu döneme çok yönlü bir yaklaşım benimseyerek, kopuşlarla birlikte sürekliliklere de bakarak, okumayı öğrenen küçük okurların bir yurttaş olarak inşasında onlara verilen mesajlar; okumanın mekaniğini öğrenmenin üstesinden ne gibi deneyimlerden geçerek geldikleri; yeni okuma materyallerinin sahneye çıkışı; resimli kitapların okumadaki rolü; birer meta olarak dergilerin ve kitapların ortaya çıkışı ve okuryazarlığın kişilerin hayatlarını nasıl dönüştürdüğü gibi konuları mercek altına alıyor.
Osmanlı kıraathanelerinde toplu kitap okuma deneyiminden, loş bir evde huşu içinde yalnız başına okuma deneyimine nasıl geldik? İlk Osmanlı kütüphaneleri nasıl yerlerdi? Kitap fiyatları geç Osmanlı ve erken Türkiye Cumhuriyeti'nde nasıldı, ortalama bir memur maaşıyla çocuğuna kitap, dergi alırken zorlanır mıydı? Matbaalar nereden nereye geldi? Eski okullardan yeni okullara alfabe ve okuma çocuklara nasıl öğretilirdi? Bu coğrafyada çocuk kitapları yayıncılığı ve dergicilik nasıl bir rota izledi? Bu ve benzeri sorulara yanıt arayan kitabın kendisi de, sadece Osmanlı ve modern Türkiye tarihine ilgi duyanlara değil okuma tutkunlarına da ilginç bir okuma deneyimi sunuyor.
Osmanlıca ve yeni alfabe sonrası Türkçe yazılmış ders kitapları, dergiler ve benzeri birincil arşiv malzemelerinin yanı sıra Halide Edip, Şevket Süreyya, Rıza Nur, Hüseyin Cahit ve Halide Nusret gibi hayatlarına Osmanlı olarak başlayıp Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak devam eden aydınların ilk okuma deneyimlerini anlattıkları metinlere de baş vuran kitap, modern Türkiye tarihinde okumanın ne kadar kilit bir önem taşıdığının altını çiziyor.
The level of anticipation I felt to read this book was kind of ridiculous. I can imagine other educators feeling the same. The challenge of changing from one alphabet to another and going from approximately 10% literacy in the Ottoman Empire to higher levels of literacy in the Republic is just incredible interesting history.
The author wants the reader to understand that reading promotion and reform began before the Republic and that this growth was a continuum and not entirely the accomplishment of 'just' Republican times, despite what Republic boosterism would have you believe.
Things that fascinated me that helped me understand why Turkey has more of an oral tradition than a written tradition: -religious instructors used reading to remind them of text and what they already knew, rather than to learn new content. -the Ottoman alphabet for the Turkish language was based on Arabic. How confusing! Arabic and Persian words existed in Ottoman Turkish as well. -Turkish students first learned to read the Koran, which is in a language other than their native tongue. -the purpose of reading was different. It was for saving the soul, not improving the mind. -children begin learning to read on an auspicious appointed day (a lovely idea). -printing came to the Ottoman Empire 250 years after the rest of Europe.
This book, paired with Geoffrey Lewis' "The Turkish Language Reform: A Catastrophic Success" will probably sate my curiosity about how alphabet reform and educational traditions changed. Hats off to the Turkish generation who undertook alphabet and governance changes at the exact same time! Wow! What a lot to live through.