Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sırtımdaki Ev

Rate this book
Ev Italyan ve Polonya kokenli iki ailenin yuzyillari kusatan seruvenini takip ederken, bu uzun gecmiste bireylerin bir yildiz misali kayip giden hikiyelerini anlatan bir nehir roman.. Mucadelelerle dolu uzun bir Avrupa tarihinin golgesinde kaderleri belirlenen onlarca madencinin, onlarca dokumacinin uzun soluklu, siirsel, yer yer trajikomik hikiyesi ve iki dunya savasinin onulmaz acilariyla yogrulan, fasizmin yukselisine ve iktidarina taniklik eden, sonra da savasin hunharliginda kiyasiya bir olum kalim mucadelesi veren son kusak.Sayfa 648Baski 2009 Metis Yayincilik

648 pages, Paperback

First published September 1, 1999

5 people are currently reading
168 people want to read

About the author

Dieter Forte

29 books

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
11 (34%)
4 stars
14 (43%)
3 stars
5 (15%)
2 stars
1 (3%)
1 star
1 (3%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for İpek Dadakçı.
320 reviews423 followers
January 8, 2023
Alman yazar Dieter Forte’nin eseri Sırtımdaki Ev, mitolojik bir anlatıyı anımsatan şekilde, ipek kumaş dokumacılığının Çin’de ortaya çıkışının ve dünyaya yayılışının hikayesiyle açılıyor. Ardından kurgu başlıyor ve Forte, 14. yüzyılda İtalya’da ipek dokumacılığı yapan Fontana ailesi ile madencilikle geçimini sağlayan, Leh Lukazc ailesinin hikayelerini anlatıyor. Bu iki ailenin hikayesi, 20. yüzyıl başlarında iki gencinin evlenmesiyle beraber tek hikaye haline geliyor. Bu zamana kadar ailelerin başlarına gelenlerle Avrupa’nın tarihinin hızlandırılmış bir anlatısı sunuluyor; mezhep çatışmaları -Katolikler ve Protestanlar-, feodalite ya da monarşiyle yönetilen bölgelerde siyasi baskı, savaş gibi nedenlerle göçler, kıtlık ve salgın hastalıklar, Sanayi Devrimi ve sonrasında işçi ayaklanmaları ailelerin adeta mitsel bir şekilde aynı isimli farklı jenerasyonlarıyla anlatılıyor. Yirminci yüzyıla gelindiğinde, sanki tarihin içinde birikenler patlıyor, büyük bir kırılma anı yaşanıyor ve yazarın anlatımı da yavaşlıyor. Romanın büyük bölümünde Birinci ve özellikle de İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan yıkım, Düsseldorf’ta yaşayan karakterlerin gözünden aktarılıyor. Yazarın kendi hayatından da izlerin çokça bulunduğu bu bölümler, hakikaten çok çarpıcı ve gerçekçi. İkinci Dünya Savaşı’nı -her ne kadar bu kez Yahudi olmayan bir aile olsa da- anlatan çok roman okudum, yine de bu romanın zihnimde unutamayacağım sahneler bıraktığını söyleyebilirim. Bunun yanında, romanı çok güçlü ve derinlikli bir eser yapan iki sebep var bana göre. Birincisi, iki ailenin hikayesiyle beraber tarihi anlatırken, çok başarılı bir toplumsal sınıf analizi yapmış yazar. Akıl, mantık ve bilim ile din ve inancın insanlık tarihi kadar eski ve bireylerin dünyaya bakışından halkların akıbetlerine kadar neredeyse her şeyi şekillendiren savaşını yansıtmış bu analizine. İkincisi, yazar, tüm bu anlattıklarını, zaman, tarih, hikayelerin var olma sebebi ve işlevleri ve insanın hikaye anlatma ihtiyacını sorguladığı, muazzam bir eleştirel düzleme oturtmuş. İnsanların var oldukları andan itibaren, dokudukları ve hep bir araya gelerek oluşturdukları kocaman bir ipek kumaş deseni misali, kendi hikayelerini anlatarak tarihi oluşturmaları metaforu çok etkileyiciydi; romanı başladığı şekilde, hikayelerini anlattığı sıradan insanların ebedi yaşam ve ölüm döngüsü ve tarihin tekerrürü misali çemberini tamamlayarak bitirişi de öyle. Çok güçlü, çok iyi bir epik roman.
Profile Image for Gökalp Aral.
96 reviews13 followers
April 2, 2019
Müthiş bir roman, hatta okuduklarım içinde en iyilerinden biri diyebilirim. Kitapta öyküleştirilmiş iki ailenin yüzlerce yıllık serüvenine imrenmemek elde değil çünkü Türkiye'de ne yazık ki bunu bulmak çok zor ya da şunu söyleyeyim, kaçımızın ailesi yüzyıl öncesine gidersek köyünün dışına çıkmış ve yüksek eğitim almış, gelecek nesiller için bir şeyler bırakmak gayretine düşmüştür ki? Bunların yanı sıra diğer bir ulusla (Almanlarla) empati yapmayı sağlıyor kitap çünkü bizlere benzer bir mücadele ve yok oluştan çıkma savaşı onlarınki de.
Profile Image for Aysegul Yag.
12 reviews5 followers
February 3, 2021
Kesişen yollar, birbirinin uzantısı olan olaylar ve birbirleriyle ayrılmaz bağlarla bağlanmış kuşaklar... Son sayfasını okuyup kitabı kapadıktan sonra bende bıraktığı his ise hangi zamanda doğmuş olursa olsun insanın insanca yaşamak için yine insana ihtiyacı olduğu.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.