Sâbitâ gam yeme kim her mihnet içinde lezzet Gökyüzü ebr-i feşân bağlasa bârân getirir Her medeniyet anlayışı, insanını kendi ufku ve dünyası içinde yetiştirir. Toplum, sanatıyla kendini ifade eder; hem halde var olmanın hem istikbalde devam etmenin yolu sanattan da geçer. Gelenek, Sanat ve Medeniyet, zamanı, mekânı, hayatı ve insanı kendi medeniyet dairesinde anlamlandırmaktan uzaklaşan günümüz insanını, vahiy medeniyeti ile Batı medeniyetini doğru yorumlayıp içinde yaşadığı toplumun ihtiyacı olan sanatı üretmeye davet ediyor. Eski değerlerinden vazgeçemeyen bir yandan da zihin ve gönül dünyasında Batı’ya ait kavramların hayat bulduğu bizlere, bir araya gelmesi imkânsız görünen bu değerlerin sentezinde ufuk açıyor. Çocukluk yılları, “Bir ulu rüyayı görenlerin” dizi dibinde geçen Prof. Dr. Sadettin Ökten, kitap boyunca zarif üslûbuyla, “Ben kimim?” sorunsalına, “kendi gök kubbemiz” altındaki, bağlı bulunduğumuz medeniyet tasavvurunun anlam katmanlarını aralayarak bir cevap bulmamıza rehberlik ediyor.
Sadetttin Ökten (d. 1942; İstanbul), Türk yazar, emekli öğretim üyesi.
1 Eylül 1942 tarihinde İstanbul’da doğdu. 1953 girdiği Vefa Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ni kazanır. Yüksek inşaat mühendisi olmasına rağmen şehir ve medeniyet, özellikle de İslâm medeniyeti konularındaki entelektüel birikimiyle tanınır. Çeşitli üniversitelerde Bilim Tarihi, Yapı Teknolojisi Tarihi, Kent Kültürü ve Kent Estetiği dersleri vermiştir.
Prof. Dr. Sadettin Ökten Mimar Sinan Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesidir.
“İnsanımız, medeniyetimizin temel değerleri ile dost olabildiği, bu değerleri hayatının aslî düsturları edinebildiği sürece yeni bir medeniyet yorumunun kurucusu olmak imkân ve iktidarına sahip olabilecektir.” 8,5/10
Ebru ve Zaman bölümünde hayatımın en güzel an, aşk ve ruh betimini okudum diyebilirim. Hocanın alanındaki başarısı tartışılmaz fakat milli olmayan uluslararası olamaz bağlamındaki incelemesi ve bunu sanat üzerinden örnekleriyle dile getirilmesi de iki kültürü ne kadar güzel özümsediğinin göstergesi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Lisedeyken Kendi Gök Kubbemiz'i ilk kez okuduğumda da daha sonrasında tekrar tekrar okuduğumda da Yahya Kemal'in öz medeniyetimiz (bir başka deyişle Kendi Gök Kubbemiz) için çok önemli olduğunu sezmiş ama anlayamamıştım. Bu kitabın ilk kısmında "Yahya Kemal niçin önemlidir?" sorusunun cevabı verildiği için şiir meraklıları için okunması gerekiyor.
Geleneğin sanatı ve sanatçısı bahisleri bazen ufuk açıcı bazen de tekrara düşen kısımlarıyla okumayı zorlayıcıydı. Yine de hep konuştuğumuz ama manasını tam anlamıyla bilmediğimiz ifadelerin anlamlandırılması açısından müstefid olduğum bir kitaptı.
Bazı makaleleri gerçekten çok beğendim ancak çoğunu okurken takip etmekte zorlandım. Yine de özellikle Yahya Kemal'i anlamak adına yaklaşımını çok sevdim.