Özgünlük her sanatçının kendine has vizyonunun ve çiziminin karakterine bağlıdır. – Georges Seurat
Sanat uyumludur. Uyum da ton, renk, çizgi açısından –neşeli, dingin ya da kederli düzenlemelerle yapılmış bir aydınlatmanın etkisi altında-ve egemenliği açısından zıtlarından analojisidir, benzerlerin analojisidir.
Yıllar önce bir belgeselde karşılaşmıştım ilk kez Seurat'yla. Işık ve gölgenin kontrastını kullanma biçimi ve adeta resimlerini bugünün bilindik terimi piksellerle oluşturuyor olması beni çok etkilemişti. Farklı bir vizyonu olan, daha uzun yaşasaydı ve daha fazla tablo yapsaydı dediğim bir ressam. Araştırmacı, kalıpları yıkan, yenilikçi ve sanatla bilimi birleştiren tarzını seviyorum. Yalnız şöyle bir sorun var. Bu kitabın da içinde olduğu Yapı Kredi Yayınlarının Kare Sanat serisi artık basılmıyor. Bence bu seri içeriği ve tasarımıyla muhteşem. En sevdiğim ressamlardan Archimboldo ve Brueghel'i daha önce okumuştum. Kitapçıda Seurat'ya rastlayınca kendime çak yaptım. Eğer bu seri yeniden basılır ve ben diğer sevdiğim ressamları da bulabilirsem değmeyin keyfime.
Bu seriye bayılıyorum o yüzden fazla söze gerek yok. Baskısı ve içerik kalitesi çok başarılı. Seurat sevdiğim sanatçılardan birisi özellikle bitirtmemiş olduğu Sirk adlı eseri benim için kıymetli bu sebeple kitabı daha da fazla sevmiş olabilirim:)
Ressamın resimlerini basılı olarak bulundurmayı arada açıp bakmayı isteyenler için güzel bir kitap. Resimler tek sayfaya kronolojik olarak sıralanmış. Diğer sayfadaysa yazılar mevcut. Eserle ilgili detayın anlatıldığı sayfayla eserin olduğu sayfa farklı olduğu için sürekli sayfalar arası dolaşmak zorunda kalıyorsunuz. Bahsedilen resmin kitap içinde hangi sayfada olduğuyla ilgili bi not yazılsaymış çok daha iyi olurmuş. İçerik olarak da ressamın yaşamı ve tekniği üzerine durulmuş. Biraz da anlam üzerine durulması gerektiğini düşünüyorum bu şekilde yetersiz geldi bana. Yine de genel bir bakış sağlamak iyi olabilir.
okuduğum yky kare sanat kitaplarının en kötüsü. sanatçının hayatının kısa olduğunu ve kitabın doldurulması gerektiğini anlıyorum fakat yazar konuyu o kadar dağıtıyor ve aynı şeyleri farklı sözcüklerle tekrarlıyor ki sonlarda "gerçekten bir seurat kitabı mı okudum ben" diye düşündüm.
sanatçının düşünceleri ve tekniğiyle ilgili verisiz bir sürü varsayımdan bahsetmek ve sürekli olarak diğer sanatçıların tekniklerinden bahsedip onlarca sayfa boyunca sanatçının farklı olduğuna okuyucuyu inandırmaya çalışmak yerine sanatçının hayatını biraz daha açık ve detaylı anlatmak bizim seurat'nın eserlerlerini ve stilini çok daha iyi anlamamızı sağlardı.
eserlerle ilgili yorumlar eserlerden çok çok önce yazıldığı için karışıklığa sebep olduğunu düşünüyorum. keşke eserin bilgisi ve eser direkt yan yana verilseymiş çok daha verimli bir kitap haline gelebilirdi.