Bu hikâyedeki Mavi Kuş benim, sevgilim. Hareket edebiliyorum, ama hiçbir yere gidemiyorum. Sen de benim kafesimsin. Senden giderken sana çarpıp yaralanacağım günü bekliyorum. Çünkü biliyorum, Sen beni yaraladığında, İşte ben ancak o gün özgür olacağım. Şimdi beni özgür bırak, İstersen öldür, Ama önce özgür bırak...
Hayatı hırslarından ve tutkularından ibaret sanan bir adamın sınırları; engelleri olan genç bir kız tarafından aşılabilir mi? Peki, bu adam... Aşık olabilir mi? Tutku dolu satırlara hazır olun.
15 Şubat 1996 tarihinde dünyaya gelen Beyza Alkoç bir İngilizce Mütercim Tercümanlık öğrencisidir. Küçük yaşlardan beri romanlar, senaryolar ve tiyatro oyunları yazan Beyza Alkoç'un ilk kitabı 2015 yılında yayınlanmıştır.
whattpade ve facebook hikaye sayfalarına sardığım ama bırakmak üzere olduğum zamanların son kitaplarından. vay.
kitaba gelince, hatırladığım kadarıyla, gereksiz yere, gereksiz gereksiz yanlış anlaşılmalar ve afta tafralar ÇOK vardı. ama bence beyza'nın artısı, duyguları işin içine katarak yazıyor oluşu. yani özendiği için yazmıyor. gerçi bunun piyasada bir önemi yok ama... üçü bu yüzden veriyorum.
Aslında konu olarak kurgusu farklı ama bazı şeyler olmasa daha iyi olurmuş sanki.Bazı sahnelerde bunu neden yaptıklarını pek anlayamadm da. :3
Sonlara doğru Nehir'in Bora'yı neden istemediğini hala anlamış değilim.Sonra hiçbir olmamış gibi davranmalarını da hiç anlayamadım.Onun dışında eğlenceli diyalogları vardı. Nazlı ve Sedat'ın da hikayesi var mı acaba? Varsa onları da okumak isterim.
Kitabı genel olarak beğendim. Wattpad'den çıkan kitaplara karşı olan tutumumu biraz da olsun azalttı. Kitaba karşı aşırı derecede önyargılıydım. Beklentimin çok üstündeydi. Kitabın kurgusu evet biraz klişeydi ancak klişeleri aşırıya kaçılmadığı sürece severim. Beni rahatsız etmedi. Kitap geçirdiği bir kaza sonucu yürüyemeyen bir kızın, Nehir'in yaşadıklarını ele alıyor. Bence yazar kitapta Nehir'i çok iyi anlatmıştı. Yaşadığı olaylara verdiği tepkiler yürüyemeyen bir kıza göre ne aşırı iyimser ne de aşırı kötümserdi. Tam olması gerektiği gibiydi. Ana karakterlere karşı nötrüm. Çok fazla sevemedim ama nefret de etmedim. Ama Nazlı ve Kenan'a bayıldım. Özellikle o ikisinin bulunduğu bir bölüm vardı. Orada çok güldüm. Yazarın anlatımı kitabın başlarında çok hoşuma gitmedi. Çok fazla devrik cümle vardı. Bu da beni rahatsız etti ancak kitap ilerledikçe anlatım da düzeldi. Kitabın başından sonuna kadar bile yazarın kendini geliştirdiği çok belli oluyordu. Kitapla ilgili söylemek istediğim çok şey var. İçi hayat dolu bir kitaptı ve en sevdiğim yanı buydu.
Beyza Alkoç'un kalemiyle tanıştığım ilk kitabım Sınır'la geldim. O kadar çok sevdim ki bu kitabı anlatamam.Kitabın ana konusu aşk değilde, engeldi.Kitabın konusuna gelecek olursak; Nehir,kısmi bir engele sahiptir. Belinden aşağısını hissedemez. Bir gün babasının ve bir adamın konuşmasına denk gelir. Adam,babasına batmakta olan şirketinin kalkındırılması karşılığında kızını oğlu Bora'ya ister. Kızın babasını itiraz etmişken Nehir duyduklarının verdiği üzüntüyle babasının karşısında duran adama bu evliliği kabul ettiğini söyler. Nehir için her şey,kendini bildiğinden beri zordu. Bora cephesin de ise durumlar kaynayan bir yanardağ gibiydi. Evlenecekti gecelerin playboy'u. Hadi okuyun bakalım Bora ve Nehir'in hayatı nasıl bir yol izlemiş.
Lise dönemlerimde bayılarak okuduğum ama şimdi dönüp baktığımda aslında o kadar iyi olmadığını fark ettiğim kitap... Zamanında bazı detayları önemeseden okuduğum için çok güzel gelmişti. Şimdi bazı sahneleri ve olayları hatırladıkça aslında ne kadar yanlış ve mantıksız olduğunu anlıyorum. Yine de eskiden okuduğumda çok sevdiğim için kötü yorum yapmayacağım ama kesinlikle yazarın acemiliği çok fazla.
Bence Beyza Alkoç'a göre çok yetersiz bir kitap. Kendisinden ilk Karantina'yı okuduğum için mi bilmem bana kitap çok cringe geldi. Yani kız karakterimizin yüzsüzlüğü, erkek karakterimizin aptallığı beni delirtti. 4 yıldızın biri Beyza Alkoç'a. Yoksa puanım daha düşük olurdu.
3,5 dan 4 yildiz veriyorum. Kizin tekrar yurumeye karar vermesi cabalamasi cok guzel ve anlamli. Ama ikili arasinda yasanan olaylarin bazilari o kadar sacma ve gereksiz ki kitabi okurken " Neden simdi bunu soyledin ki" dememe sebep oldu. Ama yinede guzeldi.
Normalde 1 yıldız verirdim fakat yazarın ilk kitabı olması ve yazdığı yaşın küçük olması sebebiyle 2 yıldız veriyorum. Kurgu aslında geliştirilse hoş bir kitap ortaya çıkabilirmiş fakat Beyza'nın kurgulaması ve anlatımı sebebiyle kitap bana cringe geldi.
Yine düştüğüm ve devamını çok heyecanlı beklediğim bir kitap okuyun ne diyebilirim şimdi ben kitabı anlatmak istersem spoiler vererek anlatacağım için sadece güzel olduğunu söylebilirim.
It was very good. There were many times when I just wanted to kick Bora. My heart was torn apart like Nehir's during the cheating scene. I'm sure Beyza was crying too when she wrote that moment.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Kitap boyunca ne hissetiğimi asla anlayamadım. Bir yandan ağlarken diğer yandan gülüyordum. Ruh sağlım pek iyi etkilenmedi tabi bu durumdan. Ama kitap diğer yandan o kadar sürükleyiciydi ki uzun zaman sonra ilk defa 1 günde kitap bitirdim. Ve sanırım bu bir başlangıç oldu. Kitap okumaya tamamen geri döndüm. Bu Beyza Alkoç kitabımızda çok klasik bir konu işleniyor. Ayaklarını geçirdiği bir kazadan dolayı kullanamayan kızımız Nehir babasının şirketini kurtarmak için hiç kimseyi umursamayan badboy havalarında takılan sorumsuz tip Bora ile evleniyor. (Bu uzun cümleden anlaşıldığı gibi kafa atıyorum Bora'ya.) Sınır Beyza Alkoç'un ilk kitabıydı sanırım. Ki Sınır'ı 3391km ve Karantina ile karşılaştırıncada bunu görüyoruz. Yazı bakımından olmasada sonraki kitaplarında kurgu bakımından geliştirmiş kendini yazar. Ama bu gelişimi görmek ve bir yazarın nasıl gelişebileceğini fark etmez bana bir şeyler öğretti. Sınırsız şu an ben de yok fakat alır almaz onu da okuyacağım.
Yani yorumun özeti: Beyza Alkoç'un kalemini özlemişim.
Aslında nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Kitabı aldığıma pişman gibi hissediyorum kendimi diğer wattpad hikayelerinden çok da farkı yoktu. Daha da iyi anlıyorum ki çok acemice cümleler olduğunu.. Ama yazar genç tabiki ilerleyebilir bu konuda. Güzel etkiliyici cümleler yok değildi tabiki ama olay açısından çok toyca yazılmış buldum ve biraz da bu kitaplar arasında özentilik hissediyorum. Umarım çok daha farklı bir wattpad kitabıyla karşılaşırım.
Kitapta "Mutlu son diye bir şey yoktu. Son varsa mutluluk yoktu." diye bir cümle geçiyorken kitabın mutlu sonla bitmesi ironi değil de ne? Klişeydi zaten. Wattpad kitabı diye önyargılı yaklaşmadan okumaya çalıştım ama yok olmuyor yani. Kitabın başından sonuna kadar olacakları neredeyse biliyordum. Ufak tefek farklılıkların olması bir şeyi değiştirmiyor.
kitaba ilk başta çok önyargılı davranmıştım wattpad kitabı diye fakat kesinlikle mükemmeldi. Kitabı 1 günde okudum ve bitti o kadar harika ve sürükleyiciydi. okurken keşke beni de biri böyle sevse diye düşünmedim değil