"O dediğin ne demekti?" "Şurimşine mi?" "Evet, o." "Lazca; canımın içi, sevgilim demek."
Sina, yalnızlığının kabuğunda, adını aldığı çöl gibi ıssız bir genç kızdır. Bir partide tanıştığı Deniz ise, dalgalar kadar hırçın bir delikanlı. Adını bile bilmeden birlikte olduğu Deniz'in, yeni matematik öğretmeni olduğunu öğrenmesiyle Sina'nın hayatı tamamen değişir.
Her şeye rağmen Sina'dan vazgeçmeyen Deniz, farkında olmadan ona zarar vermektedir. Sina, yeni tanıştığı sahiplenilme duygusuyla Deniz'e sığınırken, aşkları engelleri aşmalarına yardım edebilecek miydi?
Sina ve Deniz'in yasak aşkı tüm engellere rağmen sürebilir miydi?
"Neden hiçbir şey olmamış gibi davranmadın? Öğretmenimsin, her şeyi yok saysan daha kolay olurdu." "Yapamam. Olmuşla ölmüşe çare olmazmış."
İlk olarak kitabın adının anlamı mükemmel. "ŞURİMŞİNE" "Canımın İçi" demek. Anlamına bayıldım.
Kitap öğretmen öğrenci ilişkisi içeriğinde, fakat ilişkileri öğretmen ve öğrenci olduklarını bilmeden başlıyor.Kitabın basımı, kapağı güzel hoşuma gitti. Tanıtımı ise çok güzel ve cezbediciydi. Kitabı okurken zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadım. Sanki kitabı elime aldım ve bitti. Yazarımızın kalemi o kadar sağlam ki kitap okuyucuyu hiç sıkmıyor. Deniz ve Sina aşkı bu zamana kadar okuduğum aşklardan farklı bence. İmkansız ve olamaz kelimelerin kafiyesiz kaldığı bir kitap. Bu devirde böyle aşka çok az tanık oldum diyebilirim. Tamam kitabın bazı yerlerinde cinsellik olabilir ama bunun problem olacağını düşünmüyorum. Çünkü hemen hemen bir sürü kitapta dizide, filmde cinsellik var. Neyse kitaba geri dönersel konu olarak; Sina ve Deniz'in bir doğum günü kutlamasında tesadüfen tanışması ve başlarına bulaşan bir beladan kurtulmasıyla birbirine bağlanan çiftin hayatı değişiyor ve başka bir boyut alıyor. Deniz'in kıskançlıkları, Sina'nın acılarını, güçlü duruşlarını bu kitapta okuyacaksınız. Deniz'in dedesi çok hoşuma gitti bu arada. Söylemeden geçmek istemedim.
Ben kitabı açıkçası çok sevdim. Okumayanlara tavsiye ediyorum. Okuyun derim pişman olacağınızı sanmıyorum.