Arif Tekin, "Bilinmeyen Yönleriyle Hz. Muhammed'in Ölümü" isimli bu çalışmasında Kur'an'daki bazı ayetleri, İslam literatüründeki güvenilen hadisleri, yerine göre müsnedleri, tabakat ve siyer kitaplarını, tefsir, sebeb-i nüzul denilen ayetlerin sebep-sonuç ilişkilerini kanıt olarak kullanarak, Hz. Muhammed'in en yakın çevresi tarafından iktidar hırsı yüzünden, nasıl bir cinayete kurban gittiğini çarpıcı ve bilimsel bir şekilde anlatıyor.
Yazar, kutsal dinleri ve kaynaklarını, medeni ve ilmi çerçevede ele alıp, değerlendirirken, rastgele saldıran boş saldırıları kesinlikle onaylamıyor.
-Yahudi bir kadın tarafından Hayber'de Hz. Muhammed'e verilen zehirli et olayı;
-Tebük'te Hz. Muhammed'e karşı yakın arkadaşları tarafından yapılmak istenen suikast girişimi;
-Veda haccı dönüşünde Hz. Muhammed'e karşı arkadaşları tarafından tertiplenen öldürme planı;
-Hz. Muhammed'e hasta yatağında, rızası dışında eşi Ayşe ve arkadaşları tarafından verilen ilaç olayı; suikast olayının önemli köşe başlarını oluşturmaktadır.
Arif Tekin bu çalışmasını "tabulara karşı mücadele veren, kurtuluş yolunu geçmişte ve insan ötesinde değil; insanoğlunun kendisinde arayan, evrensel barış için çaba harcayan ve bu yolda çözüm üreten, fedakârlık gösteren tüm duyarlı insanlara" ithaf ediyor.
Kitabın amacı, farklı bilgileri bilimsel bir çerçevede inceleyerek, Müslüman kamuoyuyla paylaşmak ve döneme ışık tutmak olacaktır. (Tanıtım Bülteninden)
He was born in Akdoruk (Gavgas) village of Kulp district of Diyarbakır province. He was registered in the population register in 1968 as born in 1954. Since there was no primary school in the village, he started his madrasa education and this education lasted about 15 years. Over time, he learned Latin letters, improved his Turkish, and received his primary school diploma by taking external exams.
He took the religious service exams and was appointed as the imam of the Alicik Village Mosque in the center of Diyarbakir. During his tenure as imam, he graduated from Diyarbakır Imam Hatip High School externally. He graduated from Dokuz Eylül University Faculty of Theology in 1994. In 1999, he won the Turan Dursun Research and Review Award with his work titled The Origin of the Qur'an.
Arif Tekin continues his studies on Quran commentary, hadith and Islamic history.
Sadece Peygamber’in ölümü değil, ilk dönem ihtilafları ve öncü kişilerin kendi aralarındaki ilişkileri üzerine de kapsamlı bir araştırma. Fakat tarihsel metodoloji açısından sorunlu, fazlasıyla anakronik, kritik noktalarda epeyce kişisel-subjektif yorum-tamamlama içeriyor. İçeriğinde değinilen rivayetlerin gerçekliği bir tarafa, ihtimali bile fazlasıyla sarsıcı.
kitaba kişisel puanım 3.5/5, puan kırmamın çeşitli sebepleri var. ilki bazı bölümlerde yazarın subjektif yaklaşımını çok rahatsız edici buldum. bir diğer sebebi de başta peygamberin ölümü ve ebubekir'in başına gelenler çok kısa anlatılmıştı. belki tarihi kaynak kısıtlılığından kaynaklanıyordur ancak beklentimi bu ikisi için çok yüksek tutmuştum o yüzden puan kırmalarımı buralardan yaptım.
öncelikle kitapta islami kesimi epey rahatsız edici bilgiler yer alıyor. bu yüzden inananları bir sorgulamaya iteceğini düşünüyorum. veya tam tersi bir etki yaratıp yazar hakkında nefrete bile sebep olabilir. en basitinden "cennetle müjdelenen" o 'yüce' insanların ölümlerini vs. okurken insan sorgulamadan edemiyor. dört halifenin üçü suikaste kurban gitmiş, peygamberin eşi ile ali arasında kanlı bir savaş çıkmış -her iki tarafın da müslüman olduğu- binlerce insan canından olmuş ve hepsinden önemlisi bunların altyapısında "iktidar" olma oyunlarını görünce ben kendi açımdan tiksindim.
bu tarih kitaplarının aslında en büyük kurgu kitapları olmasından kaynaklanıyor sanırım :) kitaba önyargıyla yaklaşacak birine tavsiye etmiyorum, ancak sorgulama aşamasında olan birisine tavsiye edebilirim. tabi burada yazılanları %100 doğru almamak kaydı ile.
yazımında bazı aksaklıklar olmasına rağmen olaylara mantık çerçevesinde yaklaşan ve bir çok şaşırtıcı gerçeği ortaya koyan bir eser.dindar olduğunu iddia eden kesim tarafından asla kabul görmeyecek gerçekleri yansıtması açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.
Asina olmayanlar icin cok zor okunacak bir kitap. Bahsi gecen kisileri ayrica arastirmak gerekiyor. Buna ve anlatimdaki tekrarlar ve daginikliga ragmen, gercekci ve dedektifce iz surmelerle dolu. Dogrulugunu teyit edebildigim cok az kismi oldu. Detaylica bakmak gerek. Ama anlatinin catisi, Ebubekir, Omer, Osman, kizlar vs. gerceklik dokusuna sahip. Kisilikler gercekten de oturuyor. Hem islami referanslarla, hem de onlarin dusunus tarziyla ortusuyor. Bu her anlatilan dogru demek degil. Ama asagi yukari bunlar olmus olmali demek. Yazarin diger kitaplarini da okumak, okutmak gerek...
Kitapta çok fazla sarsıcı iddia var. Ne kadarı doğrudur bir fikrim yok ancak yazar çokça sahih hadise referans vermiş, bu hadislere bakılarak bir tartma belki mümkün olabilir. Yazar, o dönemden başka ne tür deliller sunabilirdi, emin değilim. Tonlarca emeğinin ardından bu sonuçlara ulaştığını belirtmiş, paylaştığı için kendi adıma yazara teşekkür ederim.