Hayatında çizdiği düşünsel ve eylemsel savrulmaları (Mussolini'den katolisizme) olağanüstü bir kitap olan Gog'da ortaya koyan Papini, yetinmeyen, kabına sığmayan zihninin düş ve arayışlarını, muhteşem edebî gücü ve samimiyetiyle öykülere dökmüş; çok özel ve güzel bir kitap.
***
"Geleceğin beklentileri olmasa, güncel gerçeklik aşağılık, iğrenç, anlamsız görünürdü insana; yarının uzak kokusu olmasa, bugünün kara ekmeğini yemezlerdi.
Sonsuz bir günün içine kapatılmış, artık devinemeyen ama düşünebilen insanları düşünün; hiçbir umut ihtimali, düşlerin ışığı, tasarıların hazzı olmaksızın yaşamaya mahkûm olduklarında önceki yaşamlarının saçma aptallığının bilincine varacaklardır.
Yararsız kaçışlardan sonra duran trenleri; insanı insandan, mutsuzluğu değersizlikten, çirkinliği melankoliden saklamaya çalışan, yok edemeyeceği şeyleri örten sisi çok seviyorum."
"Hep kendi kendimle yaşamaktan yoruldum artık, bir başkasında var olmak için umarsız bir istek duyuyorum, ...işte burası saçmalığın sınırı, ruhumun eşiği; kim bilir belki de dışarı çıkacağım, dışarıdaki karanlıktan o kadar korkmasam."
"Işığın sırrı karanlıkta, iyininki kötüde, doğrununki yanlışta, yaşamınki ölümdeyse, intiharın uygulanan çirkin hallerinden uzak durup, ölmek isteme düşüncesiyle, hiçbir şey istememekle, ruhun kendisiyle ölmek, mutluluğa en yakın haldir."
"Büyük bir kentin orta yerinde yalnızım; bir kalabalığın arasında beni iten, tanımayan, yadsıyan, yaşamlarının dışında tutan insanların arasında yalnızım; artık başkalarında değil, yalnızca kendimde yaşıyorum; ruhum budandı, bana yalnızca bir parçacığı, hâlâ ben adını verebileceğim küçük bir nokta kaldı ve soruyorum kendime: Kimsin sen, seni yönlendiren, değerlerini benimsediğin onlar olmadan kimsin sen? Kendimi yeniden buldum, hayata yeni kimliğimle yeniden başladım, bir yorgunluk duyuyorum, gördüğüm her şeyden aldığım hazzı yetirmişim gibi hissediyorum, bunları yazarken de, insanların ortasında, dünyanın orta yerinde yalnız olduğumu hissediyorum, onulmaz bir biçimde yalnız: Evrenin merkezinde tek başına bir can. Gerçekten de..."
"Özveride bulunmaksızın, kan dökmeksizin hiçbir şey elde edilemez."
-Hatırlandıkça önce hoş gelen gençlik anılarının, deneyimsizlik ve belirsizliklerle dolu ayrıntılarına girildikçe, küçümseme ve nefrete dönüşmesi.
-Yaşadıklarının aynısını anlatan öykünün dayanılmazlığı.
-Yaşlanıldığında, istenilen zamanlarda ve istenilen gün kadar geri ödenmek üzere gençlik yıllarınızdan birini ödünç verip yaşlandıkça geri alınarak gençliğin tadının yeniden yaşanması.