Kültürümüzde "eski bir dost" olan nargile, batılılaşma arzusuyla pabucunu dama attığımız ama kıymetini çok geçmeden anlayıp son günlerde hayatımıza yeniden soktuğumuz kültürel bir öğedir. Ne de olsa bize dedelerimizden mirastır nargile...
Kültürümüzde 400 yıllık yeri olan nargile için zamanla, İstanbul’da önemli nargile mekânları oluşmuş. Her devrin edebiyatçıları, önde gelenleri, eşraf ve külhanbeyleri bu mekânlarda hoş sohbet, çay, kahve ve müzik eşliğinde nargilelerini tüttürmüşler.
Mevsimine göre şişeye kiraz, vişne, frenk üzümü koymuşlar, nargilenin her fokurdayışında bunların harekete geçip oynamasıyla oluşan hoş görüntüyü izlemişler. Koku versin diye de "muattar" dedikleri nar suyu, amber, misk, gülyağı gibi maddeleri suyuna katmak için kullanmışlar...
Önceleri belirli yaşın üstündeki kişilerin yine belirli mekânlarda koyulaşan sohbetler eşliğinde içtikleri nargile, acaba son yıllarda neden popüler hale geldi?
Deniz Gürsoy bu soruyu, nargilenin tarihini, dünyadaki ve kültürümüzdeki yerini, adabını, anatomisini işlediği kitabında, nargile tiryakileriyle ilgili hikâyelerle, fıkralarla, şiirlerle, her zamanki hoş üslubuyla cevaplıyor.
1949 yılında İstanbul'da doğdu. 1968'de Robert Academy'yi, 1972'de Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nü bitirdi. Çeşitli şirketlerde üst düzey yöneticilik ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu. 1987'de Hİzmet ve İşletmecilik A.Ş.'deki Genel Müdürlük göreviyle başladığı STFA grubundaki yöneticiliğine, 1992'den bu yana Sofra Yemek ve Üretim ve Hizmet A.Ş.'deki Genel Müdürlüğüyle devam ediyor. Deniz Gürsoy, Çilingir Sofrasında Rakı, Çilingir Sofrasında Rakı Mezeleri, İnceliklerin Kadehindeki Şarap, Zengin Sofraların Lüks Tatları, Denizin Çıtırı Hamsi, Aşkın İlacı Çikolata, Sohbetin Bahanesi KAhve, Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz) ve Tesbih, Parmak Uçalarındaki Huzur adlı kitabının yanı sıra yemeksanayiine yönelik Yemek ve Yemekçiliğin Evrimi ve Toplu Yemek Üretimi gibi kitaplarıyla da tanınıyor. Deniz Gürsoy aynı zamanda beş yıllık kaptandır.