It is the reading world's good fortune that Stéphane Mallarmé's letters survived, allowing later generations an intimate look at the inner life of one of Europe's most important poets. Mallarmé (1842-98), often called the father of the Symbolists, has had an immense influence on the development of modern European poetry. It was his ambition to create a poetry pure of quotidian reality—autonomous, concentrated, linguistically inventive. His correspondence documents the evolution of this aim, the crafting of a poetics out of a life inescapably "real" in its pains and charms.
Stéphane Mallarmé (French: [stefan malaʁme]; 18 March 1842 – 9 September 1898), whose real name was Étienne Mallarmé, was a French poet and critic. He was a major French symbolist poet, and his work anticipated and inspired several revolutionary artistic schools of the early 20th century, such as Dadaism, Surrealism, and Futurism.
Kitap tercüme etmek zor ve o dile ait yetkinlik ve özen gerektiren bir iş. Hele ki kapalı şiirler yazan bir şairin, tek derdi şiir olan yabancı bir şairin, bu derdini yansıttığı mektupları tercüme etmek çok çok zor bir iş. Kitabı okurken bunu düşündüm ve bazı yerlerde çevirmenin zorlandığını düşündüm. Tercih ettiği kimi kelimelere ise (açkı, ussal, vb.) biraz içerledim.
Çevirmenin önsözde şaire dair yazdıkları konusunda hakkını teslim etmeliyim. Mallarme’nin şiir dünyasını, şiire ve dünyaya bakışını iyi bilen ve önsözde bunu iyi yansıtabilmiş. Hemen peşisıra şairle yapılmış bir söyleşi de yer alıyor. Bazı mektupların aralarına birkaç şiirinin de tercümesi eklenmiş. Tercümeleri Orhan Veli, Salah Birsel, İlhan Berk, Kemalettin Kamu gibi önemli şairler ve Sabahattin Eyüboğlu gibi önemli yazarlar yapmış.
Mektuplara gelirsek; kitapta yer alan mektuplar belli ki bir seçki, yani öyle zannediyorum. Çünkü hepsinde sadece şiir derdi var. Hiçbir mektubunda ve belli ki yaşamının hiçbir evresinde huzurlu bir ruh hali bulunmuyor Mallarme’nin. Hep bir yaratma sıkıntısı. Kusursuz olana erişme çabası. Fakat mektupları okudukça, şiire bu denli önem veren, hayatının merkezine koyup, titizliği, kaygıyı elden düşürmeyen yapısını gördükçe, dünya çapında bilinen bir şair olmasına şaşırmıyoruz..
Mektupları da yoğun konsantrasyon gerektiren türde, anlaşılırlığı kolay olmayan cümlelerden oluşuyor. Anlaşılır türde olanlar arasında, enteresan olan birkaç alıntı; “Bu çalışmanın beş bölümü için yirmi yıla gereksinmem olduğunu düşünüyorum; sabırlı olacağım ve onun parçalarını senin gibi değerli dostlarıma okuyacağım ve öteki budalaca, işi bitmiş her bir düşünceyi olduğu gibi ünü de hor göreceğim.” “..sanatın yalnızca sanatçılar için olduğuna inandırılmışımdır.” “Dil, toplumun elinde, para gibi kolayca ve dolaysızca dolaşır, oysa bir şairin dilinde düşlere, ezgilere, tüm etkinliğine ulaşır.”
(Kitabı 2001 yılında almışım, ilk sayfasına not düşmüşüm. Okumak için 16 yıl beklemesi gerekiyormuş!)