Kürtleri, Kürt sorununu, PKK ile şiddet ve terör yıllarını perde arkasında olup bitenlerle öğrenmek ister misiniz? Güneydoğu'yu, Kuzey Irak'ı, kan ve ateş coğrafyasını bir gazetecinin gözlüğüyle gezmeye ilgi duyar mısınız? Ya da Ortadoğu'de terör ve şiddetin beşiği Bekaa Vadisi'ne uzanıp Apo'yla bir geceyarısı buluşmasına ne dersiniz? Cudi Dağı'nın tepesinde askerle sabahlamak, Diyarbakır'da, Şırnak'ta PKK'lılarla, Kürt aydınlarıyla buluşmak, Cizre'de, Dicle Nehri'nin kıyısında veya Kızıltepe ile Viranşehir'de Kürtlerle kebap yemek, Ankara'da devlet büyükleriyle, Genelkurmay başkanlarıyla, istihbarat yetkilileriyle konuşmak, Beyrut ve Şam'da havayı koklamak, Washington'da istihbarat camiasıyla temasa geçip Türkiye'yi 1984 yılından başlayarak kanatan bir sorunu anlamaya çalışmak ister misiniz? Bu kitapta yalnız Kürtler yok, Türkler de var. Yalnız siyaset yok, özellikle insanlar ile onların yaşadıkları dramlar da var. Bu kitabın hazırlığı on sekiz yıl öncesine gidiyor. Yazılmasına gelince, "Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım?" diye diye iki yıl sürdü.
İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden olan Cemal Paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankara’da haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. Halen Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazıyor. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü’nü kazandı. Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Cumhuriyet gazetesi 1986’da Sedat Simavi Ödülü’nü kazanarak yılın gazetesi seçildi.
Kürt meselesini hakkıyla anlamak için bu kitap doğru bir tercih olamaz zira meselenin tarihî kökenlerine dair bir şey sunmuyor. Son 30 senede çoğunlukla kendi gazetecilik deneyimlerine ve tanıklık ettiği toplumsal olaylara dayalı olarak yaşadıklarını paylaşmış Hasan Cemal. Halbuki Kürt meselesi 200 yılı aşan bir meseledir. 1800'lerin başından başlamak gerekir. Bu kitap, son 30 senede yüzeysel olarak neler yaşandığını (özellikle Türk siyasetçilerinin tepkilerini görmek bakımından) Hasan Cemal'in penceresinden okumak isteyenler için bir anlam ifade edebilir.
Meselenin özünü net ve özet bir şekilde anlatabilecekken sündürülüp durulmuş bir kitap. Sanki "köşe yazıları boşa gitmesin şunları birleştirip kitap yapalım" havasındaydı. Arada kayda değer şeyler varsa da sabretmek gerekiyor. Diyarbakır cezaevindeki işkencelerin anlatıldığı ilk başı dışında çok şaşırtmadı. "Düşmanlıkları her kesimin zarar görmesine rağmen devam ettirmektense hep birlikte güzelce ve mutlu yaşayabiliriz. Bunun için her kesimin elini taşın altına koyması gerekir" fikri Altan Tan'ın "Kürt Sorunu adlı kitabı ile benzeşiyor. Konu ile ilgili olarak Kürt Sorunu daha ilginç kitaptı.
iyi kitap, hoş kitap da, aynı paragrafların, konuların, olayların tekrar tekrar yazılmış olması ve hasan cemal'in gereksiz bir şekilde bazı yerlerde kendini edebiyatçı sanması kitabı sıkıcılaştırıyor. bunların dışında okunup faydalanabilinecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Kitabın ismi “Kürtler Hakkında Yazdığım Köşe Yazılarından Alıntılar” olsa daha isabetli olurmuş. Zira kitabın hatırı sayılır bölümü alıntılardan oluşuyor, aynı alıntı ilerleyen sayfalarda yineleniyor. Kürt sorunu hakkında detaylı bir analiz var mı, yok; Kürtlerin ve Kürt sorununun tarihi hakkında doyurucu bir detay var mı, o da yok. Kitabın arka kapağını, tanıtım yazısını okuduğunuzda -haklı olarak- bu beklentiler içerisine giriyorsunuz.
Kürtler hakkında okuduğum ilk kitap. Yazarını pek sevmem ama konu ilgimi çektiğinden dolayı alıp okudum. Yazar, Güneydoğuyu ve özellikle PKK kamplarını gezip öcalan ile röportaj yapmış birisi. Bu kitabında da yapmış olduğu bu gezilerindeki anılarını ve öğrendiklerini okuyucusuyla paylaşmıştır. Kürt sorunu ile ilgili merak ettiklerinizi öğrenebileceğiniz okunası bir kitap.
Çok akıcı bir dille yazılmış bilgilendirici okuması zevkli bir kitap. Aynı zamanda kürt sorununu gerçekçi bir bakış açısıyla incelemiş. Ek olarak da hasan cemalin kendi düşüncelerini yansıtan güzel sözleri de okumak ayrı bir zevk