Özgürlük üzerine yapılan çoğu akademik tartışma özgürlüğe ya felsefi bir kavram ya da politik ideolojinin bir öğretisi olarak yaklaşır. Oysa bu kitapta özgürlük bir fikir ya da önerme olarak değil toplumsal bir ilişki olarak analiz ediliyor. Böyle görüldüğünde özgürlük, göreceli doğasını açığa çıkarır: Tarih boyunca, özgürlük ya üstün ya da zayıf güçler karşısında deneyimlenen bir ayrıcalıktır.
En nihayetinde, sosyolojinin kendisi, modern toplumun, yani üyelerinin kendi güdüleriyle davranmaları beklenen ve eylemlerinden sorumlu tutulan özgür failleri "bireyleştiren" toplumun bir bilimi olarak gelişmiştir. Dolayısıyla sosyoloji insan eylemlerinin özgür ve gönüllü doğasına bir araştırma konusu değil bir varsayım olarak yaklaşma eğilimindedir. Kitap bu eğilimden sapar ve "özgür failler"in toplumsal üretimini ve bu süreçle, sistemle bütünleşme ile toplumsal kontrol meseleleri arasındaki yakın ilişkiyi keşfeder. Kitabın merkezi önermesi, modern toplumun çağdaş tüketici evresinde, toplum üyelerinin çoğunluğu için toplumsal kontrol yöntemi olarak "baskılama"nın yerini "baştan çıkarma"nın aldığıdır. Bununla birlikte, tüketici özgürlüğü daha önceki bir aşamada emeğin kapladığı yere taşınır: Sistemsel yeniden üretim, toplumsal bütünleşme ve bireysel eylem arasında bir odak merkezi haline gelir. Bize benzer toplumlar, özgürlüğün sorunsalları ve savaş alanları, üretim alanından tüketim alanına kayar; bireysel özgürlük her şeyden önce tüketicinin özgürlüğünden oluşur. Etkili bir pazarın varlığına bağlanır ve karşılığında bu pazarın varlık koşullarını temin eder.
Zygmunt Bauman was a world-renowned Polish sociologist and philosopher, and Emeritus Professor of Sociology at the University of Leeds. He was one of the world's most eminent social theorists, writing on issues as diverse as modernity and the Holocaust, postmodern consumerism and liquid modernity and one of the creators of the concept of “postmodernism”.
özgür olmak için iki kişi gereklidir. özgür olmayı istemek baskı merkezlerini yürüten sistemin iyi işlediğinin belirtisidir. birey olarak özgürlüğü tam anlamıyla yaşıyor olmak mümkün değildir. onu hep bir özlem ve istekle bütünlediğiniz aklınıza gelir. bu da özgürlük tanımının özüdür. gerçekten ilginç ve zihin açıcı bir okuma oldu benim için.
الحرية بنظر عالم اجتماع ليست حرية الشعارات الحالمة، هي أشمل من ذلك بكثير، الحرية تعيد تشكيل ذاتها باستمرار لتوافق أهواء أصحاب السلطة سواء كانوا أشخاص أو اتجاهات فكرية أو حتى أموال، وهو ما يعيشه العالم اليوم في العصر الإستهلاكي، الحرية لا تزور الجميع في وقت واحد، بينما يستمتع بها الناس في مكان هم يحرمون آخرين منها وغالباً بدون علمهم، يتضح ذلك في أكثر الأمثلة شيوعاً في هذا المجال وهي صناعة الملابس، قائمة الاستغلال طويلة لأن الإستهلاك يطال تفاصيل حياتنا اليومية حتى وصل إلى مفهومنا للحرية، حجر الفلاسفة كما يقول زيغمونت باومان وجدته الأنظمة في التآخي بين الحرية الإستهلاكية والتنظيم البيروقراطي، لضمان الديمومة بدون منغصات حقيقية، طبعاً لدينا في العالم الثالث الصبغة الدينية متوفرة وإضافتها نكهة مناسبة لثقافة المنطقة. يختم باومان كتابه بتوقعات علماء الاجتماع لمستقبل الحرية :
" ربما يكون الدافع الإنساني للحرية ليس مشبعاً تماماً بواسطة السوق ليؤدي إلى انتصارات خاصة، الآن تلك الطاقة التي تجري في المنافسة الإستهلاكية تبحث عن منفذ أو مخرج بغاية طموحة جداً في إدارة ذاتية شعبية، رغم اعتباره أن هذه امكانية مجهولة لم يكتشفها أحد، فالوجود المستقبلي ماذا يكون ؟ ليس لعلماء الإجتماع أن يقرروا كيف تكون هذه الامكانية واقعية وكيف تثبت أو تتأكد في النهاية"
بعيداً عن الحرية، للتعرف أكثر على الكاتب هنا حديث له عن الاختلاف كميزة للتفاعل بين الشعوب:
تدور فكرة الكتاب الأساسية عن أنه فى عصر الحداثة السائلة فالحرية لا تزور الجميع في وقت واحد بل تتشكل من خلال توجهات وصراعات السلطة وما تسمح به وما ينال منها بالنضال الذي يختلف من بقعة لاخري ومن ثقافة لأخري ولكن تهيمن عليها رؤية السلطة الحديثة فى حدود المسموح والمقموع تحت شعارات الامن القومي وغيرها.
Gerçekten özgür müyüz? Yoksa iktidarın ve tüketim toplumunun bize dayattıkları metaların,düşüncelerin arasında mı yaşıyoruz? Yazar bu soruların cevabını ararken, akademik bir dil kullanmış buna dikkat etmek gerekiyor kitabı okurken. Ben ikinci denememde kitaptan fayda aldım, Michel Foucault’un Hapishanenin Doğuşu kitabını okumak bu eser için iyi bir ön hazırlık olabilir zira kitap bu eserden esinlenmiş bir şekilde başlıyor ve kitap boyunca bu kitabın etkilerini hissediyorsunuz.
Akışkan Aşk, Akışkan Modernite, Kimlik, Kapımızdaki Yabancılar isimli kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabını onlar kadar severek okuyamadım. Çeviri iyi değildi sanırım.
Excelente libro!! Ensayo recomendadísimo para quien desee profundizar en el estudio de la libertad, no solo teóricamente o acudiendo al simple repaso de la historia de las ideas políticas, sino a través del encuadramiento y cuestionamiento de las propias acciones, del día a día, como solo la sociología sabe hacerlo. Y quien mejor que Bauman para guiarnos en ese camino. Al paso que nos acompaña con maestría por los fundamentos de la disciplina, pone en el centro del análisis el estudio de la libertad en su fase moderna y, por ende, nuestra propia conducta. A pesar de ser un tema complejo y lleno de aristas, Bauman se esfuerza, con éxito, por utilizar un lenguaje ameno y claro, sin perder nunca el rigor. Independiente de si estamos o no inmersos en el campo y los estudios de la sociología, es un libro cuya lectura reclama nuestra mera condición de ciudadanos y que nos ayuda a salir de la “pobreza subjetiva” que el autor denuncia en las últimas páginas del escrito.
Although quite old (it's published in 1988), from this book we can see Bauman's analysis of consumer society (which a recurring theme in his later works), and lay the foundation of his liquid modernity analysis.
يبدو ان د . فريال حسن خليفة عندما حاولت ترجمه الكتاب قد تسببت في كارثة وأبدلت النص الاصلي بنص عربي غامض ومبهم فالترجمة جاءت سيئة للغاية وتسببت في زيادة صعوبة النص الذي هو في أصله صعب كما اغلب كتابات زيجمونت المتخصصه و التي تخاط شريحة ما معينه من القراء والباحثين حول العالم بكافه لغاتهم المختلفة نتمني اعاده ترجمه الكتاب علي يد مترجم من شمال افريقيا او احد بلاد الشام لم افهم ما يريده الكتاب الا في الفصل الاخير حول خيارات الاستهلاك وعلاقتها بالحرية
Özgürlük sabit bir kavram olarak değil toplumsal organizasyon içinde ilişkisel olarak ele alınıyor. Temel tez şu: “Özgür insan” nasıl köleci toplumda bir ayrıcalığı ifade ediyorsa, kapitalist toplumda da benzer bir ayrıcalığı ifade eder. Özgürlük temel olarak tüketici özgürlüğü ile özdeşleşmiştir ve bu haliyle bir toplumsal kontrol aracıdır.
Bauman, özgürlüğü çeşitli bağlamlarda ele alıyor. Günümüzün tüketim toplumunu Bentham'ın panoptikonu ile bağdaştıran bakış açısı oldukça ilgi çekici olmakla beraber, kitap çok zor okunuyor. Okuduğum diğer Bauman kitapları böyle zorlamamıştı. Yazarın dilinin özellikle zorlayıcı olduğunu düşünmüyorum, çevirisi konusunda şüphelerim var.
Es prácticamente lo primero que leo de Bauman, solo tenía el prejuicio de "lo líquido", pero esta obra presenta un punto de vista interesante sobre la encrucijada de la libertad en un tiempo donde el mercado condiciona muchas de nuestras elecciones. Sin duda da de qué pensar.
i wish more people at least my relatives who I happen to talk to muchore often read it and put some ideas into their heads. the translation to Russian is good, much appreciated. looking forward to reading other works by Bauman
Interesante análisis de la libertad (o la falta de ella) por parte del sociólogo Zygmunt Bauman. Este libro anticipaba mucha de la problemática derivada del capitalismo consumista, aunque a día de hoy queda algo desfasado, al no incluir las nuevas tecnologías en el análisis. Aun así, se pueden extraer importantes e inquietantes conclusiones de su punto de vista, por ejemplo, que el consumismo es una máquina casi perfecta que gira sin perder energía y que se autorreplica a sí misma. El lenguaje y las frases algo enrevesadas dificultan un poco su lectura, que podría haber sido algo más fluida.
Özgürlük nedir? İstediğinizi yapabilmek midir yapmak istemediğinizi yapmamak mıdır? Bir insan bir toplumda yaşarken ne kadar özgür olabilir? Özgürlük hakları nereye kadar genişletilebilir ve nerede durması gerekir? Her şeye hakkımız olması hiçbir şeye hakkımızın olmayacağı anlamına gelmez mi?
İşte kitabın kapağını gördükten sonra ve ilk sayfaları okuduktan sonra bu soruların cevaplanacağını sandım. Zygmunt Bauman isimli sosyolog yazarımızın çalışmalarından biri olan Özgürlük, benim beklentilerimin bambaşka bir tarafından yakaladı beni. Yazarın sosyolog olduğunu bilsem de, bu kitapta tartışılacak olan Özgürlük kavramının daha devlet sistemlerinden daha ayrı bir noktada olacağını düşünmüştüm.
Ayrıntı yayınlarının İnceleme serisinin kitaplarından biri olan Özgürlük’ün giriş bölümünü saymazsak eğer beş ayrı bölümü var. Her bir bölümde bir konuyu kendince işleyen kitap bölümler arası bağlantıları pek fazla tutmamış. İlk bölümde anlatılan Panoptikon olayı hariç. Kitabın akademik bir dili var. Rahatlıkla okunulacak ve anlaşılacak bir kitap değil. Dikkatle okunması ve incelenmesi gereken bir inceleme. Eğer sosyolojiye ilginiz varsa ve Özgürlük kavramı toplumsal bir ilişki olarak inceleyen bir kitap arıyorsanız bu kitaba bakabilirsiniz. Alanına meraklı, daha önce bu konuda eser okumuş olan insanlara tavsiye edebilirim bu kitabı.
İlk bölümde Panoptikon modelini inceleyip bu modeli günümüzdeki kurumlarla birleştiriyor yazar. İkinci bölümde ise özgürlüğün toplumsal kökenine iniyor ve geçmişteki özgürlük hareketlerini irdeliyor. Üçüncü bölümde özgürlüğün getirileri ve bedellerini sıralayıp hangi durumda hangi kavramın ne gibi durumlar ortaya koyacağını anlatıyor. Dördüncü bölümde özgürlüğün toplumsal bir sistemde nasıl çalıştığını ve çalışabileceğini analiz edip aktarıyor. Son bölümde ise gelecekte özgürlük kavramına ne olacağına kendi perspektifinden bakıp çalışmasını sonlandırıyor.
Aldığıma pişman olmadım. Arada bir dönüp tekrar tekrar okuyacağım bir kitap kendisi. Güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.