O gün derse Robin Williams girmedi. İntihardan kurtarmaya çalıştığı delikanlının filmi biter bitmez astı kendini. Ne yaşayan ne de ölü ozanlar kurtarabildi onu. Geriye sadece sıraların üstüne çıkma cesareti gösteren bir avuç genç kaldı.
Ama hayat böyle bir şey.
Derse girmek, ders anlatmak, dersi dinlemek gibi sıkıcı yanlarının özünde öğrenmeye teşebbüs var. Öğrenmek bile bile intihardır. Öğrenmek intiharsa dünyaya ayak basan bu kadar canlının cehaletini de hoş görmeli.
Ama cehalet bazen hoş bir şey: Cahiliye dönemi yaratmıyor, onu sürdürmeye kalkışanları iktidar yapmıyorsa.
küçük İskender bu kez de cinlere karıştı – onlardan öğrendikleriyle geldi. İçine cin girdi diyenlere “cin değil o, sadece bilgi” demeyi de ihmal etmedi. Kontrol noktasında kimliğini değil, şahsiyetini ortaya koyabilenlere sıranın üstüne çıkma fırsatı veren Cin Kontrol Noktası’nda ya frene yavaşça basar durursunuz ya da gaza şiddetle asılır, süratle uzaklaşırsınız.
Hassasiyetiniz terazinin ayarını değil, masanın adabını bozar bazen. Tüm bunlar çok için.
Derman İskender Över (28 Mayıs 1964, İstanbul), Türk şair, eleştirmen.
1964 yılında İstanbul'da doğdu. Kabataş Erkek Lisesini bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi son sınıfında okulu bıraktı. Ardından İstanbul Üniversitesi sosyoloji bölümüne girdi, 3 yıl sonra bıraktı. 1980'li yıllardan başlayarak günümüze kadar çeşitli dergilerde şiirler, eleştiriler, denemeler yazdı. İlk şiiri Milliyet Genç Sanat Dergisi'nde, İskender Över ismiyle çıktı. Profesyonel olarak 1985'te Adam Sanat Dergisinde şiirleri yayımlanmaya başladı.