Jump to ratings and reviews
Rate this book

Türkiye'nin 1950'li Yılları

Rate this book
Türkiye’nin her açıdan kabuk değiştirdiği bir dönem olan 1950’li yıllardaki zamanın ruhu üzerine kapsamlı bir kılavuz.

•Dünyaya açılma devri, ABD hegemonyasının etkisine girilen yıllar, küresel kapitalizme eklemlenme...
•Tek parti sultasının ardından Demokrat Parti devri... Adnan Menderes, Celal Bayar, İsmet İnönü, Osman Bölükbaşı, Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu, Hikmet Kıvılcımlı ve diğerleri...
•Soğuk Savaş, anti-komünizm, DP’yle birlikte bir yeni otoriterlik tecrübesi, özgürleşme arayışları...
•Siyasal mücadeleler, dış politika, 6/7 Eylül pogromu, emek hareketi, kentleşme, kitle iletişimi, kadın hareketi, “Doğu Sorunu”...
•Günlük hayat, popüler kültür, magazin, sinema, edebiyat…

Mete Kaan Kaynar’ın hazırladığı derlemeye Cenk Ağcabay, Gökhan Ak, Yelda Şahin Akıllı, Mehmet Öznur Alkan, Zübeyir Barutçu, Foti Benlisoy, Tanıl Bora, Funda Şenol Cantek, Kadir Dede, Tanel Demirel, Yasemin Doğaner, Eren Erden Erdem, Nevra Ersarı, Süleyman İnan, Mete Kaan Kaynar, Nuray Ertürk Keskin, Bayram Koca, Selçuk Koca, Hakan Koçak, Feridun Cemil Özcan, Gencer Özcan, C. Oral Özdemir, Emrah Özen, Ezgi Sarıtaş, Ayşem Sezer Şanlı, Aslı Uçar, Kerem Ünüvar, Anıl Varel, Kerem Yavaşça ve Sinan Yıldırmaz yazılarıyla katkıda bulundu.

740 pages, Paperback

First published January 1, 2015

11 people are currently reading
109 people want to read

About the author

Mete Kaan Kaynar

9 books6 followers
1972 yılında Ankara’da doğan Prof. Dr. Mete Kaan Kaynar, Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını aynı bölümde tamamladı. Çalışmalarına bir süre Westminster Üniversitesi, Centre for Study of Democracy’de misafir araştırmacı olarak devam etti. Halen Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Türkiye siyasî hayatı ve kurumlarının yapısı, tarihsel dönüşümü, işlev ve işleyişlerini konu edinen çeşitli makale ve kitapların yazarlık ve editörlüklerini yapmıştır. Bunun yanında muhtelif gazete, dergi ve haber platformlarındaki güncel yazılarına da devam etmektedir.

Mete Kaan Kaynar, Ankara Dayanışma Akademisi Kooperatifi (ADA), Bilim, Sanat Eğitim, Araştırma ve Dayanışma Derneği (BİRARADA), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) 5 Nolu Şube ve Özgür Üniversite gibi kuruluşların gönüllüsü, Devrim Deniz, Umut Nazım ve Ekin Eylem’in babasıdır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
22 (40%)
4 stars
21 (38%)
3 stars
9 (16%)
2 stars
2 (3%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
Profile Image for Mahmut Okumuş.
18 reviews3 followers
July 7, 2018
Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Bu kitapta çok ciddi bir kaynakça problemi var. Çalışmaların neredeyse hiç birinde kaynak gösterimi yapılmamış ve fakat kaynakça topluca kitabın sonuna koyulmuş.

Yayınevinin ve editörün buradaki beklentisi nedir anlayamadım. Yazarlar ilettikleri bilgiyi kaynağından doğru mu almış, bir şeyler mi katmış takip edilemiyor.

Bir de ileri okuma listesi denmiş. Bu kibir nedir bilemiyorum.

Yazarlar her halde bu rahatlığa kendimi kaptırmış olmalı ki işin ipucu biraz kaçıvermiş.

Ben sadece bir örnek vermekle yetineceğim. Zaten döneme meraklı okuyucunun gözüne hatalı bilgiler ve duygusal yorumlar fazlasıyla çarpmıştır veya çarpacaktır.

Bayram Koca'nın çalışmasında sayfa 298'de (1. Baskı, 2015) şöyle bir ifade var:
"DP'nin kurucu kadrosu, özellikle partinin kuruluş solculuklarıyla bilinen ve bundan ötürü haklarında pek çok kere dava açılan Tan gazetesinin sahipleri Sabiha ve Zekeriya Sertel ile bağlantılı hareket etmiş..."

Şimdi... Yazar burada Görüşler Dergisi meselesinden bahsediyor olsa gerek. Ama bu Serteller açısından hayal kırıklığı ile biten süreç nasıl bir arada olduklarını gösteriyor, anlayan beri gelsin.

Hızımı alamadım; bir kaç örnek daha vereyim.

Sayfa 316'da uçak kazasından bahsederken şu ifade geçiyor:
"Menderes, 26 Şubat'ta İstanbul'a döndüğünde büyük tezahüratla karşılanır, uğruna pek çok kurban kesilerek ona yeni bir dinsel imaj verilmeye çalışılır."

İfadedeki çiğliği bir tarafa bırakırsak, Menderes'i karşılayanların arasından İnönü'nün olduğunu da biliyoruz. Dönemin siyasi atmosferini düşünürsek, bu bilginin atlanması açıkçası utanç verici.

Gelelim kitabın 356. sayfasına. Burada Foti Benlisoy, Konstantina Andrianopoulou'nun 'H Ρωμαίικη Μειονότητα της Κωνσταντινούπολης Μεσοπόλεμο: Κοινοτική Συγκρότηση, Ιδεολογία οριοθέτηση της στο Τουρκικό Εθνικό Περιβάλλον' adlı doktora tezine atıfta bulunuyor. Siz de benim gibi tezin adının dilimizdeki karşılığının ne olduğunu merak ediyorsanız bu cevabı kitapta bulmanız mümkündeğil. Kendi kendimize bulmamız gerekiyor belli ki. (Google çeviri'ye göre yaklaşık olarak şöyle bir anlamı var : Rum azınlığın Konstantinopolis Savaşları: Topluluk konsolidasyonu ve Türk Milli Ortamında İdeoloji Sınırlandırılması

İstersem buraya onlarca örnek yazabilirim ama benim en çok canımı sıkanı ekleyerek bu bahsi bitireceğim.

Sayfa 425'te Prof. Dr. Funda Şenol-Cantek, Menderes'in Amerikalı Gazateci Eugene Pulliam ile görüşmeyi kabul etmediği bilgisini verip konuyu geçmiş. Oysa biz olayın ertesinde Menderes’in İzmir’e giderken vapurda kendisini kabul edeceğini bildirdiğini ve yine görüşmediğini biliyoruz. (Hıfzı Topuz'un anlatımı, Türk Basın Tarihi-Remzi Kitabevi 2003). Olayın sonucunu düşününce vapur meselesi önemsiz bir meseledir mi ki hiç bahsi geçmemiş?

Hülasa; yeteri kadar kuvvetli olmayan yazar kadrosu ve insanı tatmin etmeyen makaleleriyle (Özellikle Nevra Ersarı ve Ezgi Sarıtaş-Yelda Şahin'i tenzih ediyorum) bu kitap dönemle ilgili olan açlığımı gidermedi.

Kitaptaki birçok başlık ayrı ayrı ele alınmayı hak edecek kadar önemli ve daha kapsamlı çalışmalardan okumakta lüzum var.
Profile Image for Tuncer Şengöz.
Author 6 books270 followers
November 18, 2024
1950'ler denince ilk akla gelen, onyılın başında yapılan genel seçimler, Demokrat Parti, Menderes/Bayar ve bütün bir onyıla damgasını vuran siyasal çekişmeler. Dolayısıyla 1950'leri konu alan bir araştırmanın öncelikle siyasal dönüşüme, dönemin siyasal figürlerine ve siyasal sorunlarına yoğunlaşması normal.

Toplam 35 makaleden oluşan Türkiye'nin 1950'li Yılları, ağırlıklı olarak siyasal gelişmelere ve politikacılara yer vermekle beraber bununla sınırlı kalmamış, Emek hareketi, 6-7 Eylül pogromu, Kıbrıs sorunu, Radyo, Basın, Edebiyat, Sinema, Kamu Yönetimi, tarımda makinalaşma, kırsaldan köye göç, Zeki Müren, Türk Sanat Müziği, Kürt sorunu ve Kürt milliyetçiliğinin doğuşu, kahve tiryakiliğinden çay tiryakiliğine geçiş, kadın hareketi, Hilton'un açılışı gibi 1950'lere damgasını vuran sosyal arkaplana da ışık tutmuş.

Yazıların bir kısmında ileri sürülen fikirlere katılmasam ve kullanılan bazı kavramlara itirazım olsa da, bu çalışmanın yapılmış olmasını bile değerli buluyorum. Kitap, hem 1950'lerin genel panoramasını çizmesi, hem de günümüze kadar uzanan bazı kavram ve sorunların kökenini sorgulaması bakımından iyi bir çalışma olmuş.

Kitabın titizlikle gözden geçirilmiş olduğu, kusursuza yakın dil ve imla kullanımı ile hemen anlaşılıyor. Dipnot verilmemesi, özellikle sıradan okuyucu için okuma kolaylığı ve rahatlığı sağlamış. Kaynakça zengin, Dizin yeterli.

1950'ler ve sonrası incelenirken yer verilmesi gerektiğini düşündüğüm ve bu dönemleri incelerken aradığım, ancak bulamadığım birkaç başlığı da içerseydi daha kapsamlı ve bütün bir kitap olurdu:

* Dersim isyanı ve sonrasında yaşanan trajediye rağmen Alevi toplulularının Cumhuriyete ve Atatürk'e bağlılığı.

* Özellikle taşrada seküler orta sınıfın ortaya çıkışı, ortaya çıkan bu sınıfın taşra değerleri ve geleneksel kültürle çatışmasının kökenleri

* Kentlere kırsaldan gelen göçle sınıfsal mahallenin ortaya çıkışı

* Tatil ve yazlık kavramının ortaya çıkışı

* Kadın emeğinin istihdamının yaygınlaşması sonucu yaşanan sosyolojik değişim
Profile Image for Yucel Inanogullari.
65 reviews4 followers
December 18, 2024
Türkiye'nin 1950-90 yılları arasındaki siyasi ve toplumsal tarihini onar yıllık bölümlerle 4 kitaplık bir seride inceleyen eserin ilk kitabı, öngörülebileceği gibi çok partili sisteme geçiş ve DP iktidarı temelinde ele alınıyor. Ülkede pek çok alanda değişimin yaşandığı bu yıllarda yaşananları okurken, DP iktidarıyla günümüz AKP döneminde yaşadıklarımız arasında yer yer büyük benzerlikler görmek çarpıcıydı. Aradan geçen bunca yıl içinde tarihten, yaşananlardan çok fazla ders alınamamış maalesef. Uzunca ve yoğun yaşanan bir dönemi anlatırken eksik kalan konular mutlaka olacaktır, ancak ben genel olarak tatminkar buldum.
Profile Image for Serkan Atak.
1 review
May 12, 2022
Bazı metinler sıkıcı (yazılar arasında bir standart yok), neredeyse tüm metinler bazı açılardan tekrara düşüyor (farklı yazarlar yazdığından, editoryal eksiklik hissediliyor). Başka yayınevlerinde söz konusu dönemlere ilişkin çok daha iyi metinler bulabilirsiniz. Bunları göz ardı edenler, keyif alabilirler.
Profile Image for Ersin Özdoğan.
7 reviews1 follower
August 6, 2024
Kitap genel olarak dönemin önemli konu başlıkları için oluşturulmuş makalelerden oluşmakta. Çok fazla tekrar düşülmüş ve doğrudan dönem için kaynak olarak almak ne kadar doğru bilemiyorum. Bir makalede verilen bir bilgi başka bir makalede farklı şekilde verilebiliyor. (Göçün sebebi olarak tarımda makineleşme, traktör sayıları vb.) Dönem için genel olarak bilgilenme ve bir alt yapı oluşturmak için okunabilir. Kolay okunuyor ve anlaşılır.
Displaying 1 - 5 of 5 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.