What do you think?


Ayrılık Sevdaya Dahil
Epeyce kadın gizlice erkek sözde kadınlar, mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli kızlar, Sansaryan Han´da sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar...
Attila İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanrıyoruz o insanları; kimi ben, kimi sen, kimi o...
Bizler...
Attila İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanrıyoruz o insanları; kimi ben, kimi sen, kimi o...
Bizler...
111 pages, Paperback
First published January 1, 1993
About the author
Attilâ İlhan
67 books197 followersAttilâ İlhan was born in Menemen in İzmir Province, Turkey on 15 June 1925. He received most of his primary education in İzmir. However, because of his father's job, he completed his junior high school education in different cities. Aged 16 and enrolled in İzmir Atatürk High School, he got into trouble for sending a poem by Nazım Hikmet, a famous dissident communist Turkish poet, to a girl he was in love with. He was arrested and taken into custody for three weeks. He was also dismissed from school and jailed for two months. After his imprisonment, İlhan was forbidden from attending any schools in Turkey, thus interrupting his education.
Following a favorable court decision in 1941, he received permission to continue his education again and enrolled in Istanbul Işık High School. During the last year of his high school education, his uncle sent one of his poems to CHP Poetry Competition without telling Attilâ. The poem, Cebbaroğlu Mehemmed, won the second prize among many poems written by famous poets. He graduated from high school in 1942 and enrolled in Istanbul University's law school. However, he left midway through his legal education to pursue his own endeavors and published his first poetry book, Duvar (The Wall).
Following a favorable court decision in 1941, he received permission to continue his education again and enrolled in Istanbul Işık High School. During the last year of his high school education, his uncle sent one of his poems to CHP Poetry Competition without telling Attilâ. The poem, Cebbaroğlu Mehemmed, won the second prize among many poems written by famous poets. He graduated from high school in 1942 and enrolled in Istanbul University's law school. However, he left midway through his legal education to pursue his own endeavors and published his first poetry book, Duvar (The Wall).
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 55 reviews
March 8, 2017
Dönüp yeniden kitaplarını okurken bir şeyi fark ettim: bana Attilâ İlhan kadar sonbaharı, kışı hissettiren bir şair yok. Niye böyle ben de bilmiyorum.
August 30, 2017
Attila İlhan'ın en sevdiğim kitaplarından biri oldu ❤️
Read
May 31, 2019Attila İlhan ile tanışmam üniversite öğrencilik yıllarımda oldu. Tanışmakta geç kaldığıma çok hayıflandığımı hatırlıyorum. Yıl 2007.
"hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır" (s.78)
Şimdi, onun bu kitabında yeniden öğrencilik yıllarımda yaşadığım duyguları hissettim. O zaman da şaşırdığım gibi. "Bu ne zengin bir düş gücü!". Her zaman düşünürüm. Nazım Hikmet de aşk şiirleri yazdı ama onun şiirlerinde bir dava tınısı vardı. Hep gürül gürüldü. Cemal Süreya'nın şiirlerinde kendini hissettiren erotizm, romantizmi biraz gölgede bırakıyordu. Orhan Veli'nin şiirlerinde daha çok bir İstanbul çapkınının hayali canlanıyordu gözümde. Oysa Attila İlhan, bence aşk şiiri demek onun işi. Onun ustalığı... Katılır mısınız bilmem. Çok aşk şiiri yazıldı çok güzel şiirler yazıldı ama Attila İlhan kadar beni etkileyen aşk şiiri okumadım.
Bu kitabı alın ve Ayrılık Sevdaya Dahil şiir dizisini okuyun. Bence siz de etkileneceksiniz. Vedat Sakman'ın o meşhur bestesi, Zuhal Olcay'ın sesiyle kafanızda duyduğunuz o şarkı...
"çünkü ayrılık da sevdâya dâhil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili" (s.77)
M.B.
Sıcak bir Mersin akşamından sevgilerle.
Bir soru: Acaba neden toplu halde basmazlar ki Attila İlhan şiirlerini?
"hava ağır toprak ağır yaprak ağır
su tozları yağıyor üstümüze
özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır" (s.78)
Şimdi, onun bu kitabında yeniden öğrencilik yıllarımda yaşadığım duyguları hissettim. O zaman da şaşırdığım gibi. "Bu ne zengin bir düş gücü!". Her zaman düşünürüm. Nazım Hikmet de aşk şiirleri yazdı ama onun şiirlerinde bir dava tınısı vardı. Hep gürül gürüldü. Cemal Süreya'nın şiirlerinde kendini hissettiren erotizm, romantizmi biraz gölgede bırakıyordu. Orhan Veli'nin şiirlerinde daha çok bir İstanbul çapkınının hayali canlanıyordu gözümde. Oysa Attila İlhan, bence aşk şiiri demek onun işi. Onun ustalığı... Katılır mısınız bilmem. Çok aşk şiiri yazıldı çok güzel şiirler yazıldı ama Attila İlhan kadar beni etkileyen aşk şiiri okumadım.
Bu kitabı alın ve Ayrılık Sevdaya Dahil şiir dizisini okuyun. Bence siz de etkileneceksiniz. Vedat Sakman'ın o meşhur bestesi, Zuhal Olcay'ın sesiyle kafanızda duyduğunuz o şarkı...
"çünkü ayrılık da sevdâya dâhil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili" (s.77)
M.B.
Sıcak bir Mersin akşamından sevgilerle.
Bir soru: Acaba neden toplu halde basmazlar ki Attila İlhan şiirlerini?
January 17, 2023
Attila İlhan’ın ilk basımını 1993’te yapmış “Ayrılık Sevdaya Dahil” adlı 11. şiir kitabını Bilgi Yayınevi’nin nostaljik cep boyutlu 1998’teki 5. basımından okudum. İlk kısım olan “Yanlış Baladlar” bölümünü keyifle bitirdim. Attila İlhan’ı özel yapan şiirler değil bu ilk kısımdakiler, onun yerine, sanki, yaşlılık dönemlerinde bir çocukluk yapmak istemiş de çalakalem yazmış gibi bir şiir toplamı gibi geldi. Amma velâkin Attila İlhan çalakalem bile yazsa ortaya güzel şiirler çıkıyor.
Aralarından bazılarını (çok) beğendim. Soğuk Kadınlar Baladı, ünlü diğer bir şiiri olan Böyle Bir Sevmek’i çağrıştırıyor. Erkeklerle duygusal bir mesafe ko(ru)yan kadınları güzel tasvir ettiğini düşünüyorum bu şiirde. Sarhoş Bir Kadın Baladı, alkol ve cinsellik bağlantısını başarıyla kuruyor. Bisikletli Kız Baladı’nda kendi gençlik özlemine hoş bir gönderme var. Ah Kızlar Ulan Kızlar Baladı ise ilk dizede kimlerden bahsettiğini ele veriyor: “o yanlış evlenip çabuk ayrılan kızlar”. Bu şiirde, hayat yumağını aceleyle her yere dolayıp içinden çıkılamayan bir hâlde kalmış genç kadınların hikayesi var.
“Ötekiler” bölümü oldukça noir. Kendini okutuyor, ama örneğin, Attila İlhan’ın en güzel noir şiirlerinden olan Sisler Bulvarı gibi acı, bitter kahve tadı yok. “Tanrı İnsanı Unuttu” güzel bir bölüm finali olmuş.
Eserin zirve noktasına, kitaba ismini veren “Ayrılık Sevdaya Dahil” ve “O Plajda Onsuz” şiirleriyle ulaşılıyor:
“başın omzuma yaslanmış kucağımdasın ay birazdan doğacak dağların arkasında henüz gökyüzüne vurmuş kızıllığı yıldız alacasında görünmez böceklerin belli belirsiz ıslığı aslında sen şimdi kimbilir nerede hangi hayal şilebinde kaçak yolcu hangi korkunç yalnızlıktasın”
Kitaptan keyif aldım, ama Attila İlhan şiirinin hazzına bulaşmış biri olarak beklentilerimi karşıladığını söyleyemem. Kaptanın nazik ve hassas ruhunu bir kez daha anıyor, önünde eğiliyorum.
Aralarından bazılarını (çok) beğendim. Soğuk Kadınlar Baladı, ünlü diğer bir şiiri olan Böyle Bir Sevmek’i çağrıştırıyor. Erkeklerle duygusal bir mesafe ko(ru)yan kadınları güzel tasvir ettiğini düşünüyorum bu şiirde. Sarhoş Bir Kadın Baladı, alkol ve cinsellik bağlantısını başarıyla kuruyor. Bisikletli Kız Baladı’nda kendi gençlik özlemine hoş bir gönderme var. Ah Kızlar Ulan Kızlar Baladı ise ilk dizede kimlerden bahsettiğini ele veriyor: “o yanlış evlenip çabuk ayrılan kızlar”. Bu şiirde, hayat yumağını aceleyle her yere dolayıp içinden çıkılamayan bir hâlde kalmış genç kadınların hikayesi var.
“Ötekiler” bölümü oldukça noir. Kendini okutuyor, ama örneğin, Attila İlhan’ın en güzel noir şiirlerinden olan Sisler Bulvarı gibi acı, bitter kahve tadı yok. “Tanrı İnsanı Unuttu” güzel bir bölüm finali olmuş.
Eserin zirve noktasına, kitaba ismini veren “Ayrılık Sevdaya Dahil” ve “O Plajda Onsuz” şiirleriyle ulaşılıyor:
“başın omzuma yaslanmış kucağımdasın ay birazdan doğacak dağların arkasında henüz gökyüzüne vurmuş kızıllığı yıldız alacasında görünmez böceklerin belli belirsiz ıslığı aslında sen şimdi kimbilir nerede hangi hayal şilebinde kaçak yolcu hangi korkunç yalnızlıktasın”
Kitaptan keyif aldım, ama Attila İlhan şiirinin hazzına bulaşmış biri olarak beklentilerimi karşıladığını söyleyemem. Kaptanın nazik ve hassas ruhunu bir kez daha anıyor, önünde eğiliyorum.
June 7, 2018
Diğer kitaplarına nazaran bu kitapta yazılan şiirler daha basit geldi. Attila İlhan’ın en büyük özelliği kelimelere derin manalar yükleyerek yazmaktır. O tadı alamadım. Ayrılık Sevdaya Dair şiiri ne kadar klasikleşmişse de diğer şiirlerini beğenmedim.
‘Sadece ben farklıyım
Biraz dalgın ve uzak
Bir hayli karamsar
Biliyorsun
İçimde kirli bir balon gibi büyüyen boşluğun
Tek bir sebebi var
Senin yokluğun’
‘Sadece ben farklıyım
Biraz dalgın ve uzak
Bir hayli karamsar
Biliyorsun
İçimde kirli bir balon gibi büyüyen boşluğun
Tek bir sebebi var
Senin yokluğun’
March 5, 2023
Attila İlhan’ın alışılmamış bağdaştırmaları muazzam. Burada da görmek mümkün: çoğul saçlar, yağmurlu genç kadın, denizin gökyüzüne bırakılmışlığı, soğuk kadınların koyu bir yalnızlığın kenarından geçmeleri…Divan edebiyatından beslendiği yanını bu kitabında görüyoruz her bölüm başlangıcında alıntıladığı beyitlerden.
Dize başlarında dahi büyük harf kullanmayan Attila İlhan burada. Biçim olaraksa yer yer dörtlükler genel olarak kırık dize kümeleri, serbest şiirler…
Kalbimi okşayan dizeler pek azdı burada. Yalnızlık teması öne çıkıyor.
En vurucusu da herkesin aynı fikirde olacağı şu dizeler:
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
her şey onunla ilgili
Dize başlarında dahi büyük harf kullanmayan Attila İlhan burada. Biçim olaraksa yer yer dörtlükler genel olarak kırık dize kümeleri, serbest şiirler…
Kalbimi okşayan dizeler pek azdı burada. Yalnızlık teması öne çıkıyor.
En vurucusu da herkesin aynı fikirde olacağı şu dizeler:
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
her şey onunla ilgili
June 2, 2019
"Nasıl iş bu
Her yanına çiçek yağmış
Erik ağacının
Işık içinde yüzüyor
Neresinden baksan
Gözlerin kamaşır..."
Her yanına çiçek yağmış
Erik ağacının
Işık içinde yüzüyor
Neresinden baksan
Gözlerin kamaşır..."
September 3, 2019
Bazı şiirlerden tam istediğim gibi bir hissiyat alamadım. Ama yine de Attila İlhan okumaları için güzel bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum.
October 29, 2024
Bu kitaptaki şiirler; sanki Attilâ'nın yüreğinden kopmuş parçalar gibi dizilmiş dizelerden oluşuyor. Aşkın sadece gülümsemelerle dolu bir bahçe olmadığını, içinde fırtınaların koptuğu bir deniz olduğunu hissettiriyor okuyucuya. İlhan, satır aralarına gizlediği hüzünle, aşkın en derin yaralarını deşiyor. Şiirlerindeki her kelime, bir ayrılık acısını, bir özlemi, bir yalnızlığı fısıldıyor. Sadece bireyin iç dünyasına değil, toplumun yüreğine de dokunuyor. Sanki her şiir, kalbin en gizli köşelerinde sakladığımız sorulara cevap arıyor. İlhan'ın şiirlerini okurken, kendimizi yalnız hissetmiyoruz; çünkü biliyoruz ki, aşkın bu kadar acımasız yüzüyle sadece biz değil, herkes mücadele ediyor.
Attilâ, şiirinde ağır ve zor anlaşılabilecek kelimeler kullanıyor. Ve bu eski Türkçe kelimeler ve ifadeler kullanarak şiire kendine özgü bir derinlik katıyor. Bu, dönemin kültürel dokusunu yansıtırken, şiire sanatsal bir hava da veriyor. Ancak bu dil tarzı, şiiri okurken daha fazla dikkat ve çaba gerektiriyor.
Sevmek kalın bir tünel bir kere girildi, artık anlamı yok gecenin gündüzün
Gülümsemesi bile ne kadar acılı, sanki gözyaşları dudaklarından
Nerede ne zaman kaç kere yaşadık, nasıl bir sevdâysa eskitmemiş yıllar
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var, öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil, çünkü ayrılık da sevdâya dahil, çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
Attilâ, şiirinde ağır ve zor anlaşılabilecek kelimeler kullanıyor. Ve bu eski Türkçe kelimeler ve ifadeler kullanarak şiire kendine özgü bir derinlik katıyor. Bu, dönemin kültürel dokusunu yansıtırken, şiire sanatsal bir hava da veriyor. Ancak bu dil tarzı, şiiri okurken daha fazla dikkat ve çaba gerektiriyor.
Sevmek kalın bir tünel bir kere girildi, artık anlamı yok gecenin gündüzün
Gülümsemesi bile ne kadar acılı, sanki gözyaşları dudaklarından
Nerede ne zaman kaç kere yaşadık, nasıl bir sevdâysa eskitmemiş yıllar
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var, öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil, çünkü ayrılık da sevdâya dahil, çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
April 7, 2019
"tanrı insanı unuttu
şeytan vekil"
"ne kadar yoksul ve çıplak
görünürse görünsün ağaçlar
o kadar yakındır ilkbahar"
"çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızılı gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek
aşkımız"
şeytan vekil"
"ne kadar yoksul ve çıplak
görünürse görünsün ağaçlar
o kadar yakındır ilkbahar"
"çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
hâlâ kıpkızılı gülümseyen
-sanki ateşten bir tebessüm-
zehir zemberek
aşkımız"
October 5, 2024
Okuduğum ilk şiir kitabı. Fena gelmedi. Başlara pek giremedim, gazel bölümleri zaten😀 ama ayrılık sevdaya dahil şiiri gerçekten güzeldi, ondan sonrası da daha çok hoşuma gitmeye başladı. Okuduğum ilk şiir kitabı olmasa başka türlü hisseder miydim bilmiyorum ama 2.5 - 3/5 benim için
January 2, 2018
gel gel berû ki savm ü salâtın kazâsı var
sensiz geçen zaman-ı hayâtın kazâsı yok
nesimî
sensiz geçen zaman-ı hayâtın kazâsı yok
nesimî
April 8, 2020
Tekrar, tekrar, tekrar.
Bazı şiirlerin hiçbir manası yok ama, bazı mısralar konuşuyor; sanırsın ağızları var.
Bazı şiirlerin hiçbir manası yok ama, bazı mısralar konuşuyor; sanırsın ağızları var.
June 12, 2021
ay karanlık
sular kesildi musluklar tıslıyor
bir yede bir kapı kapandı
ben artık sen değilim
Bir şiir kitabını sevdiyseniz, onun durumunu "read" olarak işaretlememeli. Tekrar tekrar açılacak o kitap...
sular kesildi musluklar tıslıyor
bir yede bir kapı kapandı
ben artık sen değilim
Bir şiir kitabını sevdiyseniz, onun durumunu "read" olarak işaretlememeli. Tekrar tekrar açılacak o kitap...
July 9, 2020
"pencerede unutulmuş
yaşlı adam
gözleri yorgun
saçları ak
ağzı kötümser
kimin yolunu bekler
ölümünden başka"
yaşlı adam
gözleri yorgun
saçları ak
ağzı kötümser
kimin yolunu bekler
ölümünden başka"
January 31, 2023
Bir insanın bu dünyadan geçtiğine memnun olmak çok değerli, çok farklı bir duygu. Attilâ İlhan bu dünyadan geçtiği için çok memnunum.
February 25, 2017
Şiir değerlendirmelerimi bende yarattığı duyguya göre yapıyorum. Bu kitapta öne çıkan nerdeyse tek şiir kitaba adını veren şiir.
S78
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
S95
samur kürkünü okşar gibi
intihar fikrini okşadı
usulca
akşamüstü o genç kız
S11
nasıl da ulaşılmaz fakat gündeliktiler
S78
yalnızlık
çakmak taşı gibi sert
elmas gibi keskin
ne yanına dönsen bir yerin kesilir
S95
samur kürkünü okşar gibi
intihar fikrini okşadı
usulca
akşamüstü o genç kız
S11
nasıl da ulaşılmaz fakat gündeliktiler
Read
March 2, 2019bu dünyaya ait her yanlışa meraklı
yanılgılar üretiyor uzlaşmazlığından
kendini çok dağıtmış herkesten alacaklı
uykuları kilitli koyu baş ağrısından
yalnızlığa saklanması kaçıp dünyalılardan
çünkü duygusallığı onlardan farklı
soluğu tıkanıyor o lazer tabancasından
soğuk bir intihar ki hani içinde saklı
yanılgılar üretiyor uzlaşmazlığından
kendini çok dağıtmış herkesten alacaklı
uykuları kilitli koyu baş ağrısından
yalnızlığa saklanması kaçıp dünyalılardan
çünkü duygusallığı onlardan farklı
soluğu tıkanıyor o lazer tabancasından
soğuk bir intihar ki hani içinde saklı
May 21, 2020
Atilla Ilhan'ın bambaşka boyutta bir şair olduğunu düşünüyorum. Pek şiir sevmeyenlerin bile onun şiirlerinde kendinden bir parça bulması ve bunu doğal bir şekilde hissettirmesi gerçekten etkileyici👍🏻❤
January 26, 2012
bu kitap için bir şiir yazdım:
çok sıkıcısın atilla ilhan.
edebiyatın zorlama atilla ilhan.
bu şiirime esin kaynağı oldun,
başka kitabını okumam atilla ilhan.
çok sıkıcısın atilla ilhan.
edebiyatın zorlama atilla ilhan.
bu şiirime esin kaynağı oldun,
başka kitabını okumam atilla ilhan.
May 25, 2019
"Ayrılık Sevdaya Dahil" klasiktir, bilinir, sevilir. Benim de en sevdiğim Attila İlhan şiirlerindendir. Kitap, adını böyle romantik ve güçlü bir şiirden almasına karşın, konu olarak şehir insanı imgesi üzerine Attila İlhan'ın yazdığı şiirlerden oluşuyor. Ancak bu kitabı genel olarak Sisler Bulvarı, Yağmur Kaçağı gibi şiir kitaplarının yanında oldukça zayıf bulduğumu belirtmek isterim. Diğer kitaplardan alışkın olanlar için ekleyeyim, bu kitapta Meraklısı İçin Notlar kısmı yok. Benim okuduğum 27. Baskısında yok en azından. Attila İlhan anlam yoğunluğu, imgeleme ile bilinen bir şair, bu kitaptaki şiirlerde o yoğunluğu, alıştığım imgelemeyi ben bulamadım kendi adıma.
Bunlar dışında kitapta yer alan "soğuk kadınlar balladı", "mevkuf", "flash - back ... 3. tanrı insanı unuttu" ve "bakarsak" şiirleri bence bu kitapta yer alan ve okunmaya, bilinmeye değer şiirlerdir.
Son olarak Ayrılık Sevdaya Dahil şiirinin, yıllar evvel okuduğumdan bu yana aklıma mıh gibi tutunan şu dizelerine yer vermek isterim
"bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan" Tam bir Attila İlhan şiiri ve çok güzel değil mi?
Bunlar dışında kitapta yer alan "soğuk kadınlar balladı", "mevkuf", "flash - back ... 3. tanrı insanı unuttu" ve "bakarsak" şiirleri bence bu kitapta yer alan ve okunmaya, bilinmeye değer şiirlerdir.
Son olarak Ayrılık Sevdaya Dahil şiirinin, yıllar evvel okuduğumdan bu yana aklıma mıh gibi tutunan şu dizelerine yer vermek isterim
"bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan" Tam bir Attila İlhan şiiri ve çok güzel değil mi?
June 1, 2022
3. ayrılık da sevdaya dahil(71)
“ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin karanlığında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
hiçbir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
her şey onunla ilgili”
ah kızlar ulan kızlar balladı
“iş güç dağdağası büyütülecek çocuk
yaşamaya vakit yok
ah kızlar
aman kızlar”
3. tanrı insanı unuttu
“tanrı insanı unuttu
şeytan vekil
doğruyla yanlış yer değiştirmiş
bir muamma kimin ne yaptığı
anlaşılamadı bir türlü
kim kime kefil
dualar işlemiyor galiba eskimiş
yalnızlık sızıntısı zehirli yeşil
kaygılar kahverengi sokuluyor
büyün yüzler silinmiş
kim kimdir belli değil
büyük bir intihardan korkuluyor”
2.
“rüzgar
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır ağır yanık sızıları
bir yere yıldırım düşürüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan”
4.
“yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle”
5.
“sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hala içimizde o yanardağ ağzı
hala kıpkızıl gülümseyen
sanki ateşten bir tebessüm
zehir zemberek
aşkımız”
“ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin karanlığında yüzüyor zambaklar
yaseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili
hiçbir anı tek başına yaşayamazlar
her an ötekisiyle birlikte
her şey onunla ilgili”
ah kızlar ulan kızlar balladı
“iş güç dağdağası büyütülecek çocuk
yaşamaya vakit yok
ah kızlar
aman kızlar”
3. tanrı insanı unuttu
“tanrı insanı unuttu
şeytan vekil
doğruyla yanlış yer değiştirmiş
bir muamma kimin ne yaptığı
anlaşılamadı bir türlü
kim kime kefil
dualar işlemiyor galiba eskimiş
yalnızlık sızıntısı zehirli yeşil
kaygılar kahverengi sokuluyor
büyün yüzler silinmiş
kim kimdir belli değil
büyük bir intihardan korkuluyor”
2.
“rüzgar
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır ağır yanık sızıları
bir yere yıldırım düşürüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan”
4.
“yalnızların en büyük sorunu
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle”
5.
“sanmıştık ki ikimiz
yeryüzünde ancak
birbirimiz için varız
ikimiz sanmıştık ki
tek kişilik bir yalnızlığa bile
rahatça sığarız
hiç yanılmamışız
her an düşüp düşüp
kristal bir bardak gibi
tuz parça kırılsak da
hala içimizde o yanardağ ağzı
hala kıpkızıl gülümseyen
sanki ateşten bir tebessüm
zehir zemberek
aşkımız”
This entire review has been hidden because of spoilers.
January 14, 2022
Şiirler, dizelerin dize getiremediği duyguların yansımasıdır.
Yalnızlığımı harmanlayan şiirleri okumak, hüznüme kifayetsiz tatlar serpiştiriyor.
Okurluğunu üstlendiğim bu hayatımın acı yönlerini deşebilmeyi niyetlenirken araya giren okumaların faydasının tekilliğime kazandırabilmeyi ümit ediyorum.
Şiir dizeleri, satırlar, alt-üst satırlar, kan çanağı gözlerin kaçamak yaptığı alanlar, size seslenildiğinde orada olmalıydınız.
Yalnızlığımı harmanlayan şiirleri okumak, hüznüme kifayetsiz tatlar serpiştiriyor.
Okurluğunu üstlendiğim bu hayatımın acı yönlerini deşebilmeyi niyetlenirken araya giren okumaların faydasının tekilliğime kazandırabilmeyi ümit ediyorum.
Şiir dizeleri, satırlar, alt-üst satırlar, kan çanağı gözlerin kaçamak yaptığı alanlar, size seslenildiğinde orada olmalıydınız.
March 5, 2024
4.5/5
“nerede ne zaman kaç kere yaşadık
nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
bitirdiğimiz her şeye yeniden başladık
dudaklarımızda birbirimizden mısralar”
“ gerçekten
yaşanacak bir an mı sezdiğimiz
acaba gelecekten
yoksa eksittiğimiz
yoğun bir mutluluğun
birden hatırlanması mı”
Okurken o kadar çok noktalama işareti aradım ki.. Olsun kendi tercihi diyip susuyorum.
“nerede ne zaman kaç kere yaşadık
nasıl bir sevdaysa eskitememiş yıllar
bitirdiğimiz her şeye yeniden başladık
dudaklarımızda birbirimizden mısralar”
“ gerçekten
yaşanacak bir an mı sezdiğimiz
acaba gelecekten
yoksa eksittiğimiz
yoğun bir mutluluğun
birden hatırlanması mı”
Okurken o kadar çok noktalama işareti aradım ki.. Olsun kendi tercihi diyip susuyorum.
July 23, 2024
“ay ışığına batmış
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yâseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir ânı tek başına yaşayamazlar
her ân ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili”
attilâ ilhan’dan çok sevdiğim bir kitap daha okumuş oldum. yazdığı şiirlerle ve kalemiyle beni her zaman büyülemeye devam edecek bir şair.
karabiber ağaçları
gümüş tozu
gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
yâseminler unutulmuş
tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
çünkü ayrılık da sevdâya dahil
çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
hiç bir ânı tek başına yaşayamazlar
her ân ötekisiyle birlikte
herşey onunla ilgili”
attilâ ilhan’dan çok sevdiğim bir kitap daha okumuş oldum. yazdığı şiirlerle ve kalemiyle beni her zaman büyülemeye devam edecek bir şair.
April 6, 2026
kitabın başları ilk sırada ilgimi çekmedi, galiba attila ilhan’ın sarışınlarından ve şehvetinden biraz gına geldi. esmer, kumral ve kızılları da konuşsaydı belki o zaman masaya otururduk.
kitabın ortasından sonra şiirler biraz daha farklı bi mertebeye evrilince işte o zaman dikkatimi çekti. kitaba adını veren ayrılık sevdaya dahil’le beraber en sondaki kısa şiir topluluğu/ şairin not defteri gayet güzeldi. hafif materyal bağlılığı art arda okuyunca şahsen biraz usandırsa da, ki bu kanıya nerden vardım bilmiyorum ama hep öyle hissettirdi yani materyal derken belki de sadece ruhî olmayan mı acaba, aşk’ın melankolisini hep sonbaharmış gibi yazan bir deve başka ne tür bi kritik sunabiliriz ki zaten..
doğrusunu söylemek gerekirse, kitabın bi kısmına başlarken nesimî’nin sözüne/beyitine yer vermişti. söz o kadar güzeldi ki, şiirleri okurken galiba sadece o sözü düşündüm bi süre. uzun bi süre de aklımda kalacak gibi:
kitabın ortasından sonra şiirler biraz daha farklı bi mertebeye evrilince işte o zaman dikkatimi çekti. kitaba adını veren ayrılık sevdaya dahil’le beraber en sondaki kısa şiir topluluğu/ şairin not defteri gayet güzeldi. hafif materyal bağlılığı art arda okuyunca şahsen biraz usandırsa da, ki bu kanıya nerden vardım bilmiyorum ama hep öyle hissettirdi yani materyal derken belki de sadece ruhî olmayan mı acaba, aşk’ın melankolisini hep sonbaharmış gibi yazan bir deve başka ne tür bi kritik sunabiliriz ki zaten..
doğrusunu söylemek gerekirse, kitabın bi kısmına başlarken nesimî’nin sözüne/beyitine yer vermişti. söz o kadar güzeldi ki, şiirleri okurken galiba sadece o sözü düşündüm bi süre. uzun bi süre de aklımda kalacak gibi:
gel gel berû ki savm ü salâtın kazâsı var
sensiz geçen zaman-ı hayâtın kazâsı yok
January 19, 2020
''her yerde yadırganır çevresi ona soğuk
yalnızlıktan her dakika kırılan kızlar
bir çoğu umutsuz birazı aksi birazı uçuk
her sözü her bakışı tartışılan kızlar
erkeklere sürek avı kadınlara korkuluk
ah kızlar aman kızlar
ulan kızlar
ulan kızlar''
yalnızlıktan her dakika kırılan kızlar
bir çoğu umutsuz birazı aksi birazı uçuk
her sözü her bakışı tartışılan kızlar
erkeklere sürek avı kadınlara korkuluk
ah kızlar aman kızlar
ulan kızlar
ulan kızlar''
March 7, 2024
rüzgâr
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan
uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
mor kıvılcımlar geçiyor
dağınık yalnızlığımdan
onu çok arıyorum onu çok arıyorum
heryerinde vücudumun
ağır yanık sızıları
bir yerlere yıldırım düşüyorum
ayrılığımızı hissettiğim an
demirler eriyor hırsımdan
September 21, 2024
Ayrılık Sevdaya Dahil
Attilâ İlhan (1925-2005, 80y)
..mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları..
..tasaları gizli cam güzeli kızlar..
..Sansaryan Han’da sorgulananlar..
..kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler..
..derinlemesine yalnız tutuklular..
..mağlup sarhoşlar..
..parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar..
Attilâ İlhan (1925-2005, 80y)
..mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları..
..tasaları gizli cam güzeli kızlar..
..Sansaryan Han’da sorgulananlar..
..kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler..
..derinlemesine yalnız tutuklular..
..mağlup sarhoşlar..
..parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar..
Displaying 1 - 30 of 55 reviews



























