Serinin ilk uc kitabindan farkli bir tarzda yazilmis. Kitap Remzi Unal'in bitmek uzere olan bir isiyle basliyor. Yani baska bir kitap olabilecek bir maceranin son sahnesine tanik oluyoruz. Yine herkesi toplamis yuzlesme yapiyor ve adim adim ipuclarinin uzerinden giderek katili nasil buldugunu acikliyor. Agatha Christie gibi.
Sandim ki, kitabin devaminda bu olaylar aciklanacak. Hayir, geriye donus yok. Sadece Remzi Unal'in bikkinligini goruyoruz, artik insanlarin hayatlarina karismak istemiyor. Yoksa detektifligi birakacak mi? Fakat tam da karismadigindan oturu bir kizin olumune sebep oldugunu dusunuyor ve tekrar yeni bir ise burnunu sokuyor.
Yine olaylar, insanlar ve yine son sahnede herkesi bir araya toplayip briefing verme. Fakat kitabin bu cozum bolumu bu sefer kafasinda yasaniyor. Ben soyle derim, o boyle der, sonra oteki bunu der, bunu yapar. Tipki bir satranc oyunu gibi butun hamleleri oncesinden goruyor ama bunu yapmaya gucu yok. O yuzden direk polisi arayip onlara havale ediyor. Biz sadece dusnuce akisina sahit oluyoruz. Beyni boyle calisirken bu sirada da vucudu aikido yapiyor.
Degisikti ama sarmadi maalesef.