Faruk Duman'ın Adasız Deniz'den sonraki ikinci deneme kitabı Tom Sawyer'ın Kitap Okuduğu Kulübe, yazarlar, kitaplar, güncel edebî tartışmalar arasında gezinen yazılardan oluşuyor. Günlük yaşamın içinden seçilmiş anekdotlarla birlikte, keyifli bir "okuma" yolculuğu vaat ediyor Tom Sawyer'ın Kitap Okuduğu Kulübe. Size de çayınızı demlemek kalıyor.
"Allah adına söz alan vaizlerin, halka nasıl yaşanacağını öğretmeye kalkışmaları yeni bir şey değil. Hasta kişilerin 'iktidar' olmak için deneyecekleri yollar sınırlı çünkü. Bunun sonucu da büyük acılarla ödenen büyük bedeller olmuş hep. Yine de, insanın yapıcı deneyimi, Zweig gibi yazarlar eliyle aktarılıyor elbette. Diyor ki Zweig: 'Bir halkın, diktatörlüğün sağladığı sıkı disiplin ve artan ortak vurucu güç gibi geçici avantajların bedelinin daima bireyin kişisel haklarıyla ödendiğinin ve her yeni kanunun, kaçınılmaz olarak eski bir özgürlüğe mal olduğunun ayırdına varması çoğunlukla biraz zaman alır."
Faruk Duman, 1974 yılında Ardahan'da doğdu. Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Kütüphanecilik Bölümü'nden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlanmaktadır. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik almıştır. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlanmıştır. 1997 yılında Can Yayınları'ndan çıkan ilk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler, 1998'de Orhan Kemal Ödülleri öykü dalında ikincilik almıştır. Yazarın ikinci öykü kitabı olan Av Dönüşleri, 2000 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanmıştır.
harika yazılar var bu kitapta, harika bir dil, baştan sona bir sohbet havası. edebiyatla birlikte hayat: çocukluk, doğa, hayvanlar, dostluk, yalnızlık, umut, umutsuzluk...iddiasız, sade, basit ama okumanın gücünü, güzelliğini, büyüsünü hissettiren bir kitap. arka kapağında "size de çayınızı demlemek kalıyor," demişler, güzel demişler. öyle.
Faruk Duman'ın "yazarlar, kitaplar, güncel edebî tartışmalar arasında gezinen yazılarından" oluşan denemeleri var bu kitapta. İyi yazılmış metinler ama anlatılanlar biraz derinleşse daha çok severdim. Yazarla çoğu konuda aynı fikirde olmadığımı görmek ilginçti. Bir de şunu söylemeden geçemeyeceğim; Faruk Bey kitap isimlerini seçemiyor bence. Kitabın içeriğini yansıtan, basit ama etkileyici başlıklar seçse akılda kalıcılık artardı gibime geliyor. Kitap ismi seçme oldukça öznel bir konu ve yazarları bu açıdan eleştirmenin pek bir manası yok belki ama içimde tutamadım.
Köpekler İçin Gece Müziği'ni okuyup çok beğenmiştim. Sus Barbatus! başlamıştım ama hatırlamadığım bir nedenle yarım kaldı, devam etmek istiyorum. Yazarın külliyatını okumuş edebiyat öğretmeni arkadaşım İncir Tarihi'ni öneriyor. Deneme sevmeyenler belki bunlara bakabilir.
bazı denemeler yarım kalmış gibi, söze başlıyor iki paragraf sonunda söyleyecekleri bitiyor... eserlerinde yazarı tarafından eksik bırakılmışlık, çabuk bitirilmişlik hissinden kurtulamıyorum
Farklı yazarlara, edebi eserlere dair yazılardan (denemelerden) oluşuyor kitap. Edebiyatla fazla haşır neşir olan okurlara hitap ettiğini düşünüyorum benim için çok verimli bir okuma olmadı.
Yazarın denemeleri. Çocukluk, doğa, dil, folklor ve daha bir çok konuda. Elbette denemeyi yazan bir romancı olunca konuyu kıyısından köşesinden romanlara getiriyor. İntihardan söz ederken Zweig'i ve Werther'i, doğadan söz ederken Jack London'u, taşradan söz ettiğinde Yaban'ı, Anayurt Oteli'nı anmadan geçemiyor. Bazen de doğrudan edebiyatçıları ķonu etmiş. Hasan Ali Toptaş, Tahsin Yücel, Füruzan, Erdal Öz, Ferit Edgü, Yaşar Kemal, Sait Faik üzerine yazmış. Yalnızlık başlığında Beyoğlu'da gezerken sabahın yedisinde gördüğü bir evsizi anlatıyor. Duvarın kenarında sızmış uyuyor. Yanında bir bira şişesi, cebinde bir kitap. Özdemir Asaf'ın şiirleri: yalnızlık paylaşılmaz. Tom Sawyer kulübesinde kitap okumuşmuydu bilmem ama Faruk Duman'ın epeyce okuduğu ve okunduğu kesin.
Bir deneme kitabından da bilgi aktarılabileceğini kanıtlayan yazar.Fazlaca yerin altını çizdim , not aldım. Genel olarak edebiyat üzerine denemeler olan bu kitapta en çok Hasan Ali Toptaş'ın yer aldığı yazıyı beğendim. İlk defa deneme türünde bir kitap okudum ve oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum.