What do you think?


Şık
Hüseyin Rahmi, Şıpsevdi romanının kaynağı olan Şık'ta, bizlere Tanzimat romanının gözde tiplerinden bir örnek sunuyor. Hem acınacak hem de gülünecek bir tip bu.
(Tanıtım Bülteninden)
(Tanıtım Bülteninden)
112 pages, Paperback
First published January 1, 1889
About the author
Hüseyin Rahmi Gürpınar
133 books231 followersHüseyin Rahmi Gürpınar was a Turkish writer and politician.
Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.
Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.
Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.
Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 87 reviews
November 17, 2022
aman ahmet mithat efendi en buzzkill sensin gitmiş bi de sonsöz yazmış
March 1, 2025
Şöhret Bey Adı gibi şöhret peşinde koşan ama ne yaptığı belli olmayan, batı takıntısı olan biri. Fransızcayı yarım yamalak öğrenmiş, ama her cümlesine iki üç Fransızca kelime serpiştirerek "entelektüel" görünmeye çalışan bir karakter. Mesela takım elbise giyip baston sallamayı Batılılaşmak sanıyor. Ne yalan söylim aklıma şimdilerin sosyal medya fenomenleri geldi. Kendisi de dönemin "Instagram fenomeni" gibi, gösteriş uğruna yapmadığı şey kalmıyor 😃.
Ama gel gör ki bu işin sonu biraz hüsran ile birmiş.. Batılı olmayı, düşünce yapısında değil, kılık kıyafette arayan Şöhret Bey, bir kıza gönlünü kaptırınca işin rengi değişiyor. Aşkın peşinde sürüklenirken, kendini komik ve rezil durumlara düşürüyor.
Hüseyin Rahmi burada yalnızca Şöhret Bey'le değil, o dönemin Batılılaşma sevdalılarıyla da dalga geçiyor. Bir yanda gerçekten bilim, sanat ve kültürle Batılı olmaya çalışanlar var, diğer yanda ise Şöhret Bey gibi sadece dış görüntü ile modernleştiğini sananlar.
Eserimiz ince nükteler ve göndermelerle, özellikle de kullandığı dil ile müthiş zevk verdi bana.
Ama gel gör ki bu işin sonu biraz hüsran ile birmiş.. Batılı olmayı, düşünce yapısında değil, kılık kıyafette arayan Şöhret Bey, bir kıza gönlünü kaptırınca işin rengi değişiyor. Aşkın peşinde sürüklenirken, kendini komik ve rezil durumlara düşürüyor.
Hüseyin Rahmi burada yalnızca Şöhret Bey'le değil, o dönemin Batılılaşma sevdalılarıyla da dalga geçiyor. Bir yanda gerçekten bilim, sanat ve kültürle Batılı olmaya çalışanlar var, diğer yanda ise Şöhret Bey gibi sadece dış görüntü ile modernleştiğini sananlar.
Eserimiz ince nükteler ve göndermelerle, özellikle de kullandığı dil ile müthiş zevk verdi bana.
November 24, 2016
Bir solukta okunan, başladığı gibi çabucak biten kısacık keyifli bir hikaye. Metroda bitti. Ozetle okumak için konsantre gerektirmiyor.
Vakit gecirmek icin okunası. :)
Vakit gecirmek icin okunası. :)
January 10, 2023
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın yazdığı kitapları okumak çok hoşuma gidiyor. Akıcı bir dili var ve ilgi çekici olayları çok güzel harmanlayıp ortaya güzel şeyler çıkartıyor. Daha önce Efsuncu Baba ve Gülyabani eserlerini okumuştum ve Güllyabani’ye bayılmıştım. Yazdığı hikayeleri okurken olaylar gözümün önünde canlanıyor ve kitabı bitirdiğimde içimde film izlemişim hissiyatı oluşuyor. Her kitap böyle hissettirmiyor ne yazık ki bu yüzden onun kitaplarını ayrı seviyorum.
Kitabın konusuna; yanlış batılılaşma olayına bakarsak, 1888 yılından bu yana pekte bir şey değişmemiş gibi. Hala günümüzde, çevremizde, Şık gibi farklı olma çabası güderek saçma tavırlara bürünen, temel seviyede bildiği dil ile çevresine hava atmaya çalışan birçok insan var.
Bir çırpıda bitiveren okuması keyifli bir hikaye.
Kitabın konusuna; yanlış batılılaşma olayına bakarsak, 1888 yılından bu yana pekte bir şey değişmemiş gibi. Hala günümüzde, çevremizde, Şık gibi farklı olma çabası güderek saçma tavırlara bürünen, temel seviyede bildiği dil ile çevresine hava atmaya çalışan birçok insan var.
Bir çırpıda bitiveren okuması keyifli bir hikaye.
February 28, 2026
Anlatıya ara verip şu şöyledir, bu böyledir diye okuyucuyu eğitmese iyiymiş ama bu da o dönemin yazı şekli. Bir de Türk erkeklerin gayrimüslim kadınlarla gönül eğlendirmesinden sıdkım sıyrıldı. Şaşırmak istiyorum ama namümkün.
November 14, 2025
Huseyin Rahmi'nin sanirim ilk kitabi ve bence en basarili ilk kitaplardan birisi. Ayrica gunumuz Turkcesiyle yayina hazirlayan editorler de cok guzel bir is cikarmis cunku bir solukta okunan cok akici bir kitap olmus.
August 12, 2026
Hüseyin Rahmi Gürpınar'dan okuduğum ikinci eser kendisinin ilk eseri olan "Şık" oldu. Kısa bir hikaye ama bu kısa hikaye boyunca da bol bol güldüren keyif veren bir hikaye yazmış Gürpınar. Batılılaşma uğruna karakterimizin girdiği haller gerçekten çok komikti. Efsuncu Baba kitabından sonra Şık ile de gönlümde taht kurdu ve en sevdiğim yazarlar arasına girdi.
July 28, 2022
En sevdiğim Türk yazarlardan birisi olan Hüseyin Rahmi'nin ilk romanı Şık, yazarın bundan sonraki üslubunu çok güzel belirlemiş. Mizahın her zaman ön planda olduğu satırları bizleri güldürmeyi başarırken, yaptığı muhteşem tespitler ise bizi konu üzerine derinlemesine düşünmeye itiyor. Kitabın girişinde verilen Gürpınar'ın Ahmet Mithat Efendi ile olan diyaloğu da çok güzel. Bize kitabın nasıl basıldığının hikayesini anlatarak esere daha da yakınlaştırıyor. Hiç okumamış olanlarınız varsa mutlaka Hüseyin Rahmi Gürpınar'a bir şans verin derim.
August 8, 2026
ahmet mithat’ın, hüseyin rahmi’nin o yaşta yazdığına başta inanmadığı hikaye :) hüseyin rahmi’nin kendisinin de söylediği gibi kusurlu denebilecek ama çok iyi bir hikayecinin gümbür gümbür geldiğini gösteren bu metni dikkate aldığı için ahmet mithat’a, gazeteye gönderme cesareti gösterdiği ve yazma konusundaki tutkusu için hüseyin rahmi’ye ne kadar teşekkür etsek az kalır .
November 7, 2025
✨5/10✨
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ilk romanı olan Şık'ın konusu, Batılılaşmayı yanlış anlayan, sadece giyim kuşam ve gösterişe önem vererek komik duruma düşen bir tip olan Şöhret Bey'in ibretlik ve mizahi maceraları etrafında döner. Şöhret Bey, Beyoğlu'nun alafranga yaşamına özenen, elinde avucunda parası olmadığı halde kendini şık ve modern göstermeye çalışan, hatta soylu bir unvan takınan, bu yolda her türlü düşkünlüğü yaşayan bir karakterdir. Roman, Şöhret Bey'in bu yapay şıklık ve sosyal tırmanma çabalarının onu nasıl gülünç durumlara düşürdüğünü, hem acıklı hem de komik olaylarla dolu serüvenini anlatarak, o dönemin İstanbul'unda moda olan yanlış Batılılaşma taklitçiliğini ve yüzeyselliği hicveder.
Açıkçası kitabı okurken biraz hayal kırıklığına uğradım. Şık romanını aklımda Servetifinun romanları olarak düşünmüştüm ama ne yazık ki daha çok Tanzimat Dönemi romanlarına benziyor. Yazarın eserde kimliğini gizlememesi, arada bir romanı bölüp nasihat vermesi gibi Tanzimat romanlarinin özelliklerini bu kitapta çok belirgin görebiliyorsunuz. Açıkçası ben Tanzimat romanının bu tarzını hiç sevmiyorum o yüzden eserden büyük bir puanı burdan kırdım. Tabi bütün bunların dışında güzel bir yazım dili ve aynı zamanda da günümüzde bile canlılığını koruyan batılılaşma problemini ele alıyor. Benim için bu kitap konusu güzel ama kötü yazılmış bir kitap. Ne yazık ki bu kitabından memnun kalamadım yazarımızın diğer kitaplarına yöneleceğim…
+13 yaş
Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın ilk romanı olan Şık'ın konusu, Batılılaşmayı yanlış anlayan, sadece giyim kuşam ve gösterişe önem vererek komik duruma düşen bir tip olan Şöhret Bey'in ibretlik ve mizahi maceraları etrafında döner. Şöhret Bey, Beyoğlu'nun alafranga yaşamına özenen, elinde avucunda parası olmadığı halde kendini şık ve modern göstermeye çalışan, hatta soylu bir unvan takınan, bu yolda her türlü düşkünlüğü yaşayan bir karakterdir. Roman, Şöhret Bey'in bu yapay şıklık ve sosyal tırmanma çabalarının onu nasıl gülünç durumlara düşürdüğünü, hem acıklı hem de komik olaylarla dolu serüvenini anlatarak, o dönemin İstanbul'unda moda olan yanlış Batılılaşma taklitçiliğini ve yüzeyselliği hicveder.
Açıkçası kitabı okurken biraz hayal kırıklığına uğradım. Şık romanını aklımda Servetifinun romanları olarak düşünmüştüm ama ne yazık ki daha çok Tanzimat Dönemi romanlarına benziyor. Yazarın eserde kimliğini gizlememesi, arada bir romanı bölüp nasihat vermesi gibi Tanzimat romanlarinin özelliklerini bu kitapta çok belirgin görebiliyorsunuz. Açıkçası ben Tanzimat romanının bu tarzını hiç sevmiyorum o yüzden eserden büyük bir puanı burdan kırdım. Tabi bütün bunların dışında güzel bir yazım dili ve aynı zamanda da günümüzde bile canlılığını koruyan batılılaşma problemini ele alıyor. Benim için bu kitap konusu güzel ama kötü yazılmış bir kitap. Ne yazık ki bu kitabından memnun kalamadım yazarımızın diğer kitaplarına yöneleceğim…
+13 yaş
April 26, 2020
H. Rahmi'nin ilk eseriymiş, dönemin insan manzaraları bu kitabında da usta tarafından mizahi dille resmedilmiş. Bu kitaptaki Şöhret bey'in kendini diğerlerinden farklı göstermek uğruna giriştiği olaylara ve bu özentisinin yarattiğı saftiriklik sayesinde düştüğü dümenlere çok güldüm.Bu kitapta en çok gariban sokak köpeği Drol'a üzüldüm...
H. Rahminin yaşadığı dönemde Avrupa'nın;özellikle kapitülasyonlar nedeniyle Fransa'nın Osmanlı toplumunda etkisi fazlaydı. Doğu- Batı hayatının çok farklı olması - özellikle kültürel farklılıklar-nedeniyle halkın bir kısmı batının toplumumuza uymayan yönlerini -çünkü o dönemki avrupa'nın genel resmine ülkemizin genel resmine bakarsanız neden uymayan dediğimi anlarsınız H.rahmi'de bunu, korse olayıyla anlatmaya çalışmış-kendine empoze etti ya da empoze etmeye çalıştı ama olmadı. H. Rahmi'nin eserlerinde-şuana kadar okuduğum eserlerinde- hep bundan yakınmış....
H. Rahminin yaşadığı dönemde Avrupa'nın;özellikle kapitülasyonlar nedeniyle Fransa'nın Osmanlı toplumunda etkisi fazlaydı. Doğu- Batı hayatının çok farklı olması - özellikle kültürel farklılıklar-nedeniyle halkın bir kısmı batının toplumumuza uymayan yönlerini -çünkü o dönemki avrupa'nın genel resmine ülkemizin genel resmine bakarsanız neden uymayan dediğimi anlarsınız H.rahmi'de bunu, korse olayıyla anlatmaya çalışmış-kendine empoze etti ya da empoze etmeye çalıştı ama olmadı. H. Rahmi'nin eserlerinde-şuana kadar okuduğum eserlerinde- hep bundan yakınmış....
April 4, 2023
“𝐷𝑎𝑛𝑠 𝑢𝑛 𝑐𝑎𝑏𝑖𝑛𝑒𝑡 𝑛𝑜𝑖𝑟
𝑂𝑛 𝑛𝑒 𝑝𝑒𝑢𝑡 𝑝𝑎𝑠 𝑠𝑒 𝑣𝑜𝑖𝑟
𝑆’𝑖𝑙 𝑠’𝑦 𝑐𝑎𝑐ℎ𝑒 𝑢𝑛𝑒 𝑓𝑒𝑚𝑚𝑒
𝑂𝑛 𝑙𝑎 𝑟𝑒𝑐𝑜𝑛𝑛𝑎𝑖̂𝑡 𝑑𝑒 𝑠𝑎 𝑓𝑙𝑎𝑚𝑚𝑒
𝐶’𝑒𝑠𝑡 𝑙𝑎 𝑓𝑙𝑎𝑚𝑚𝑒 𝑑𝑒 𝑙’𝑒𝑛𝑓𝑒𝑟
𝐶’𝑒𝑠𝑡 𝑙𝑎 𝑚𝑜𝑟𝑎𝑙𝑒 𝑑𝑒 𝐶𝑎𝑛𝑏𝑒𝑟
𝐿’ℎ𝑜𝑚𝑚𝑒 𝑎𝑑𝑜𝑟𝑒 𝑠𝑎 𝑚𝑎𝑖̂𝑡𝑟𝑒𝑠𝑠𝑒
𝐴𝑖𝑛𝑠𝑖 𝑞𝑢𝑒 𝑙’𝑎̂𝑛𝑒 𝑠𝑜𝑛 𝑎̂𝑛𝑒𝑠𝑠𝑒
𝐷𝑎𝑛𝑠 𝑙𝑎 𝑚𝑒𝑟 𝑒𝑡 𝑠𝑢𝑟 𝑙𝑎 𝑡𝑒𝑟𝑟𝑒
𝐶’𝑒𝑠𝑡 𝑙𝑎 𝑚𝑜𝑟𝑎𝑙𝑒 𝑑𝑒 𝐶𝑎𝑛𝑏𝑒𝑟”
January 15, 2018
Yazarın adına hürmeten kötü bir yorumda bulunmayacağım. Yazarın ilk kitabıymış. Tesadüfen bulunca okudum.
December 31, 2024
"Emin olunuz zamandan büyük bir öğretmen, gerçekleri anlamakta ondan daha güçlü bir öğretici yoktur. Yaşayan görüyor ve öğreniyor."
"Ah efendim, bizim halkta henüz diğerlerinin fikirlerine hürmet etmek duygu ve terbiyesi uyanamadı."
"Ah efendim, bizim halkta henüz diğerlerinin fikirlerine hürmet etmek duygu ve terbiyesi uyanamadı."
November 23, 2022
Çok kisa bir o kadar ustaca yazılmış bir kitap
September 20, 2026
Gosterisci zuppenin komik hayati diyim anla
January 14, 2026
Bu yıl bitirdiğimiz ilk kitappp
July 9, 2026
Bayağı keyifli kitaptı, tekrar tekrar okumaktan sıkılmam. Okuması keyifli ve akıcı bir eserdi, teşekkürler Hüseyin Rahmi Gürpınar🙏🙏🙏🙏🙏
November 2, 2024
Bir millet neredeyse 100 yıldır hiç mi değişmez? Tamam komik bir eser fakat sadece gülüp geçmeyin... Kafanızı camdan çıkarın hatta çıkarmanıza gerek kalmadan sosyal medyaya girin. Şöhret Bey ve Madam Potiş gibiler her yerde...
Read
April 18, 2026Fransanın özenti fakir ama burnundan kıl aldırmayan şıklarına bu kadar benzer insanların Türkiye’de de olmasından çok hayvanlara karşı davranışların korkunçluğu beni deli etti. Gerizekalıların yaptıklarının cezasını neden hayvancağız çekti?
April 20, 2023
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın mizah ağına düşmüş bulunmaktayım, Allah bizi modern Şatırzade Şık Beylerden korusun!🤪
February 23, 2025
BA YIL DIM!!! Tom robbins seviyorsanız bayılırsınız. Mükemmel bir toplum eleştirisi, bazı eski düşünceleri içeriyor ama o kadar rahatsız etmedi, komedi sevenler harika bulacak :)
Read
January 31, 2026rip huseyin rahmi gurpinar you wouldve loved performative matcha males
June 19, 2026
Zola dan o kadar güzel bahsetmiş ki ...
January 29, 2026
Okuduğum en güncel ve günümüzdeki insanlara benzeyen karakterleri olan kitaplardan biriydi. Yazarın kitapta “şık” olarak adlandırılan karakter tiplerini oluştururken son derece başarılı bir iş çıkardığını düşünüyorum. Bu karakterlerin bilerek biraz abartılı ve komik yazıldığı çok belli; sanki okur gülsün diye değil de, gülerken rahatsız olsun diye.
Yıllar önce kaleme alınmış olmasına rağmen, romandaki karakterlerin bugün sosyal medyada gördüğümüz, kendini entelektüel sanan ama aslında yüzeyde dolaşan insanlarla bu kadar örtüşmesi hem çok güldürdü hem de bir noktadan sonra biraz sinirime dokundu. Gerçek bir düşünsel emek vermeden, kulaktan dolma bilgilerle konuşan; tembelliklerini gösterişle, boşluklarını ego ile kapatmaya çalışan insanlar… Aradan onca yıl geçmesine rağmen değişmeyen bir insan profiliyle karşı karşıyayız.
Kitap, entelektüel görünme çabasının ne kadar sığ ve kırılgan olabileceğini çok ince bir mizahla gösteriyor. Okurken sık sık “bu karakteri bir yerden tanıyorum” hissine kapılmak mümkün. Belki bir arkadaşımızda, belki kendimizde, belki de her gün maruz kaldığımız dijital kalabalıkta.
Ve bu kitap benim için ilk Feyyaz Yiğit durum komedisi denemesidir artık. Çıtır çerezlik bir okuma. Rahatlıkla tavsiye ederim.
Kısa sürede okunabilen, akıcı ama hafifliğinin altında ciddi bir eleştiri barındıran bir kitap. Hem güldüren hem de insanın kendine dönüp bakmasına sebep olan bir okuma. Çıtır çerezlik gibi görünse de, tadı akılda kalanlardan. Tavsiye ederim.
Yıllar önce kaleme alınmış olmasına rağmen, romandaki karakterlerin bugün sosyal medyada gördüğümüz, kendini entelektüel sanan ama aslında yüzeyde dolaşan insanlarla bu kadar örtüşmesi hem çok güldürdü hem de bir noktadan sonra biraz sinirime dokundu. Gerçek bir düşünsel emek vermeden, kulaktan dolma bilgilerle konuşan; tembelliklerini gösterişle, boşluklarını ego ile kapatmaya çalışan insanlar… Aradan onca yıl geçmesine rağmen değişmeyen bir insan profiliyle karşı karşıyayız.
Kitap, entelektüel görünme çabasının ne kadar sığ ve kırılgan olabileceğini çok ince bir mizahla gösteriyor. Okurken sık sık “bu karakteri bir yerden tanıyorum” hissine kapılmak mümkün. Belki bir arkadaşımızda, belki kendimizde, belki de her gün maruz kaldığımız dijital kalabalıkta.
Ve bu kitap benim için ilk Feyyaz Yiğit durum komedisi denemesidir artık. Çıtır çerezlik bir okuma. Rahatlıkla tavsiye ederim.
Kısa sürede okunabilen, akıcı ama hafifliğinin altında ciddi bir eleştiri barındıran bir kitap. Hem güldüren hem de insanın kendine dönüp bakmasına sebep olan bir okuma. Çıtır çerezlik gibi görünse de, tadı akılda kalanlardan. Tavsiye ederim.
February 7, 2023
Hüseyin Rahmi, ilk kitabı olan “Şık” ın taslağını Ahmet Mithat Efendi’ye gönderince şu cevabı almış:
- Oğlum senin ağzın daha süt kokuyor. Bu roman usta işi. Senin ne kalemin, ne üslûbun, ne tecrüben ve de görgün bunu yazmaya müsait değil. Sana yardım eden var. Baban mıdır? Ağabeyin midir? Kimdir söyle…
(Kırıcısın Ahmet Mithat)
Kitabın arkasını okuduğumda ise kitaba başlamadan önyargım başladı. “Bir erkek pudra, allık kırmızılık gibi kadınlara mahsus olan süslenme marifetlerine düşkün olursa onun ahlâkından şüphe edilebilir. Cenab-ı hak kadını kadın, erkeği erkek olmak üzere halk buyurmuştur.” Yazısı, Hüseyin Rahmi’yi çok seven bi okuyucusu olarak beni hayal kırıklığına uğrattı acaba nasıl homofobik söylemleri olacak diye düşünerek kitaba başladım. Meğerse bizim Şatırzate metresiyle sokakta hava atmak için giyinip süslenirmiş. Gösteriş için hırsızlık yapan akılsız biriymiş, metresi pötiş de Şık’a asalak olup ondan geçinirmiş. Bence kısa ve güzel bir hikayeydi kitabı yarıda bırakıp çok beklettim ama bir oturuşta okunacak bir kitap.
- Oğlum senin ağzın daha süt kokuyor. Bu roman usta işi. Senin ne kalemin, ne üslûbun, ne tecrüben ve de görgün bunu yazmaya müsait değil. Sana yardım eden var. Baban mıdır? Ağabeyin midir? Kimdir söyle…
(Kırıcısın Ahmet Mithat)
Kitabın arkasını okuduğumda ise kitaba başlamadan önyargım başladı. “Bir erkek pudra, allık kırmızılık gibi kadınlara mahsus olan süslenme marifetlerine düşkün olursa onun ahlâkından şüphe edilebilir. Cenab-ı hak kadını kadın, erkeği erkek olmak üzere halk buyurmuştur.” Yazısı, Hüseyin Rahmi’yi çok seven bi okuyucusu olarak beni hayal kırıklığına uğrattı acaba nasıl homofobik söylemleri olacak diye düşünerek kitaba başladım. Meğerse bizim Şatırzate metresiyle sokakta hava atmak için giyinip süslenirmiş. Gösteriş için hırsızlık yapan akılsız biriymiş, metresi pötiş de Şık’a asalak olup ondan geçinirmiş. Bence kısa ve güzel bir hikayeydi kitabı yarıda bırakıp çok beklettim ama bir oturuşta okunacak bir kitap.
April 22, 2025
Kitabı genel hatlarıyla beğendim. 1900’lerdeki yanlış batılılaşmayı ele aldığı Şık karakteriyle karikatürtize bir şekilde anlatması şahsen hoşuma gitti. Şık’ın düştüğü komik durumlar, kendini daha üst kademeden gösterme çabası, gösteriş merakı, kendini kültürlü gösterme çabası ama bunları yapmaya çalışırken de bir o kadar çulsuz olması, bana günümüz insanlarını anımsattı. Bu insanlığın eski çağlardan beri benzer düşünce yapısına sahip olduğu düşüncemi destekledi. Ayrıca kitabın eski İstanbul’da geçmesi doğma, büyüme bir İstanbul yerlisi olarak hoşuma gitti. Her gün geçtiğim semtlerin 1900’lerdeki halini o zamanlarda yaşamış birinden öğrenmek, İstanbulun yaklaşık 200 yılda ne kadar çok büyüdüğüyle ilgili bir fikir verdi bana. Sadede gelecek olursak ben bu kitabın konusundan çok tarihi bir belge niteliğinde olması dolayısıyla sevdim. İçinde sizi kasıp kavuracak ya da hayatınızda hiç karşılaşmadığınız bir tema yok ama Osmanlı’nın son dönemlerinde Türkler ne yapıyordu, ne düşünüyorduyu öğrenmek ve bu konu üzerinde ‘bir fikrim olsun en azından’ diyorsanız hoşunuza gidebilir.
September 5, 2026
Hem Hüseyin Rahmi'nin ilk kitabıymış, hem de benim okuduğum ilk kitabı.
Öncelikle, şu su götürmez ki zaman, "normal" değişti. O yüzden elbette kitapta bahsedilen bazı taraflar günümüzden bakılınca doğru gelmeyebilir. Ama ben yazıldığı zamana göre değerlendirmeyi doğru buluyorum. Ayrıca günümüzde geçerliliğini koruyan taraflar bundan çok daha fazla.
Çok ama çok eğlenceli ve sürükleyici bir kitaptı. Bazı yerleri okurken kahkaha attım. Zihnimde tamamen canlandı olup bitenler.
Şık Şöhret Şatıroğlu çok iyi bir tip olmuş. Şimdi hatırlarken bile bıyık altından gülümsüyorum. O ve diğer insanların iletişimi, olan biten, söyledikleri, yapıp ettikleri... hem çok gerçek hem çok karikatürdü.
Yazarın araya girip yaptığı açıklamalar gerçekten gerekli miydi ona emin değilim. Buralar biraz okuru eğitmek üzere yazılmış gibiydi. Oysa ki öykünün kendisi zaten gerekli dersi veriyordu. Yine de çok rahatsız etmedi.
Su gibi akan, eğlenceli, eleştirel bir kitaptı. İnsan günümüzdeki karşılıklarını düşünmeden edemiyor. Severek okudum.
Öncelikle, şu su götürmez ki zaman, "normal" değişti. O yüzden elbette kitapta bahsedilen bazı taraflar günümüzden bakılınca doğru gelmeyebilir. Ama ben yazıldığı zamana göre değerlendirmeyi doğru buluyorum. Ayrıca günümüzde geçerliliğini koruyan taraflar bundan çok daha fazla.
Çok ama çok eğlenceli ve sürükleyici bir kitaptı. Bazı yerleri okurken kahkaha attım. Zihnimde tamamen canlandı olup bitenler.
Şık Şöhret Şatıroğlu çok iyi bir tip olmuş. Şimdi hatırlarken bile bıyık altından gülümsüyorum. O ve diğer insanların iletişimi, olan biten, söyledikleri, yapıp ettikleri... hem çok gerçek hem çok karikatürdü.
Yazarın araya girip yaptığı açıklamalar gerçekten gerekli miydi ona emin değilim. Buralar biraz okuru eğitmek üzere yazılmış gibiydi. Oysa ki öykünün kendisi zaten gerekli dersi veriyordu. Yine de çok rahatsız etmedi.
Su gibi akan, eğlenceli, eleştirel bir kitaptı. İnsan günümüzdeki karşılıklarını düşünmeden edemiyor. Severek okudum.
July 17, 2024
Türk edebiyatının en popüler konularından biri olan yanlış batılılaşma bu sefer Hüseyin Rahmi tarafından hem güldürüp hem düşündürmek amacı ile yorumlanmış. Dili akıcı, bir çırpıda bitiverdi. Her ne kadar yazar araya girip bazı yerlerde nutuk çekme cüreti gösterse de göze çok da battığı söylenemez. Şatırzade Şöhret Bey, romanın ana kahramanı, bir tipleme özelliği taşısa da okurken çok da rahatsızlık vermiyor. Bilakis haline gülmekten kendisinin kusurlarını düşünmeye pek de vaktiniz kalmıyor diyebilirim. Kurgusunun çok da güçlü olduğu söylenemese de, ki iki puanı buradan kırdım, kendini okutuyor. Sanırım bunun en büyük sebeplerinden biri de Hüseyin Rahmi’nin diyalogları bu denli gerçekçi ve akıcı dokumuş olmasıdır.
Displaying 1 - 30 of 87 reviews



























