Maskeli Balo, Atatürk'ün Genelkurmay'la birlikte devlet yapısının temel direği olarak gördüğü Dışişleri'nin öyküsü... Bonn, Tahran, Paris, Tiran, Roma ve daha pek çok yerde çeşitli görevlerle Türkiye'yi uzun yıllar başarıyla temsil eden Tanşuğ Bleda, maskenin elverdiği ölçüde, anılarını, gözlemlerini ve içinde bulunduğu politik ortamı bazen tebessüm bazen hüzünle aktarıyor. 42 yılını meslekte geçiren Bleda'nın gözünden Dışişleri mensupları ve onlarla birlikte ailelerinin yaşadığı üzüntü, telaş, zahmet ve hatta korku dolu günler.
Özellikle SSCB'nin parçalanmasından önceki hemen sonrasındaki döneme dair anılarını ilgiyle okudum. Kitap boyunca okuduklarımdan edindiğim izlenim, Tanşuğ beyin ileri görüşlü, oldukça zeki biri olduğu. Buna rağmen, anılarında sözünü ettiği bazı olaylarda ülkeyi yönetenlerin basiretsizliği ve yapılan hatalı uygulamalardan ziyade, kendi deyimiyle "şer odaklarını" sorumlu tutması herhalde bir meslek hastalığıyla açıklanmalı.
Tahran anılarını daha ayrıntılı okumak isterdim. Aslında Bleda da ilkin bunları ayrı bir kitapta toplamayı düşündüğünü belirtiyor. Artık ne kadar kaldığından emin olamadığımız "monşerler"le tanışmak için iyi bir başlangıçtı benim için.