Ivan Sergeyevich Turgenev (Cyrillic: Иван Сергеевич Тургенев) was a novelist, poet, and dramatist, and now ranks as one of the towering figures of Russian literature. His major works include the short-story collection A Sportsman’s Sketches (1852) and the novels Rudin (1856), Home of the Gentry (1859), On the Eve (1860), and Fathers and Sons (1862).
These works offer realistic, affectionate portrayals of the Russian peasantry and penetrating studies of the Russian intelligentsia who were attempting to move the country into a new age. His masterpiece, Fathers and Sons, is considered one of the greatest novels of the nineteenth century.
Turgenev was a contemporary with Fyodor Dostoevsky and Leo Tolstoy. While these wrote about church and religion, Turgenev was more concerned with the movement toward social reform in Russia.
I recently saw a production of this at the Old Vic Theatre, London, and very much enjoyed it, so wanted to read the script. The following 'review' borrows somewhat from my initial response to the production.
The story here is touching and dramatic, but also at times very funny. It is all presented with a light, deft touch - and because I haven't (yet) read any other Turgenev, I'm not sure how much of that to attribute to him, and how much to Mike Poulton for his adaptation. There are certainly times when I felt that not only was the language translated, but the idioms were updated for the modern ear. Which is a perfectly acceptable approach, IMO, but leaves me wanting to develop more of a feel, if I can, for what might have been Turgenev's originally.
I digress! (I blame the champagne. And the loathsome Ilya.)
Yes, the light, deft touch. I am pleasantly surprised by how light the play feels - on the stage and on the page - given the depths of emotion it addresses. In the theatre, it all just flew by.
One of the fascinating aspects of the play - which I will credit to Turgenev - was how our sympathies rose and fell for each of the two main characters, Kuzovkin and Tropatchov. There are complexities in here, which I really appreciated.
Olga was also impressive. In this male-dominated society, she is strong and honest enough to find her own way to what she feels is right. Meanwhile, her young husband Yeletsky starts off as perhaps a little overly self-assured, and yet ultimately he is able to change his mind. The play didn’t end with everything neatly resolved - even between the newly-weds - but I was left with faith that this couple will grow into a good, happy and responsible future together.
Karpatchov, Tropatchov’s oleaginous sidekick, is an interesting role with a twist to it. But I was surprised to find that Ivanov, Kuzovkin's friend, is very underwritten on the page. This makes me all the more impressed by John McAndrew's performance, as he breathed life into the character's quiet sense of honour and dignity.
All up, I'm impressed, and I'm very much looking forward to reading more from Turgenev.
قصة تنتمي تقليديا لفترتها الادبية والزمنية، فشخصياتها نتعثر فيها دوما في محيط الادب الروسي العظيم في القرن التاسع عشر. والقصة الحالية في رايي متواضعة ولا تمثل هذا الادب في احسن صورة، فدوافع الشخصيات وانفعالاتها وتطورها غير مستساغ ويبدو غريبا، فلا انا فهمت كيف تقبل الابنة قصة حقيقة والدها ببساطة هكذا كان يمكن ان تحتفظ لنفسها بهذا التصديق لا ان تعلن عنه، ايضا الاب لا افهم كيف يكتم سرا عشرات السنين ليصر عليه بعد ان باح به في لحظة غضب. لذلك لم يعجبني هذا العمل كثيرا واتمنى ان تكون رواية تورغينيف الاشهر الآباء والبنون افضل حالا.
This entire review has been hidden because of spoilers.
قصه قصيرة تصور الصراع بين الشباب والشيوخ وسطوة السلطة والمال والخوف على السمعه لا اعلم كيف يقبل البعض ان يتحكم فيهم احدا وفى مصيرهم ومصير ابنائهم مقابل الطعام! الخبز, خاصتاُ ان كان يستطيع استبدال كل هذا لا اري ان ابنته مذنبه فى شئ فهو من تخلى عنها فى الاساس ثم بعد سنوات طويلة يخبرها ان لديه اب - ذلك الاب الذي تشفق وتعطف عليه وتراة مسكينا متكاسل لم يحقق اي شئ فى حياته ويخبر الجميع ان فى لحظة غضب انة ولدها ربما لو لم يغضبة زوجها لما عرف احد
"El Kapısında" Turgenyev'den okuduğum dördüncü kitapken oyun olarak okuduğum ilk eserdi diyebilirim. "Babalar ve Oğullar"ı herkes gibi çok severek okuduğum hâlde Turgenyev'i bana bağlayan kitap sanırım "İlk Aşk" oldu. Onu önermeden incelemeye başlamak istemedim.
Kitabı okuma sebebim aslında Orhan Veli'nin çevirisi olduğunu görmemdi. Çeviriler bir kitabın en önemli yanlarından birisidir. Birçok kitabı farklı çevirmenlerden okumayı denemişimdir ve bu bana tüm çevirilerin farklı hissettirdiğini düşündürmüştür. Ama geniş çaplı düşününce en hoşuma giden şeyin tanınmış yazarların, şairlerin çevirileri olduğunu söylemeliyim. Okurken sanki o yazarın/şairin bir kitabını okurcasına heyecanlanıyorum. Bu da beni daha başlamadan kitaba bağlıyor. Bu kitabın Orhan Veli'nin çevirisi olduğunu gördüğümde hiç düşünmeden almıştım. Ve şimdi de ne iyi yapmışım diye düşünmüyor değilim.
Kitap yaklaşık 7 senedir Petersburg'da yaşayan Olga Petrovna Eletski'nin bir gün evlenip kendi evine dönmesini anlatarak başlamaktadır. O gün ev içerisinde herkes (çalışanlar) telaş içindedir. Her şeyin mükemmel olması için çabalanmaktadır. Tüm bu telaş sürerken eve Olga Petrovna Eletski ve eşi (Pavel Nikolayeviç Eletski) gelir. Ev ahalisi uzun süredir görmedikleri hanımlarıyla özlem giderirken bir yandan eşiyle tanışmaktadır. Evde ayrıca hanımın babasının yaşamasına izin verdiği bir adam yaşamını sürdürmektedir. Bu adam (Vasili Semyoniç Kuzovkin) meteliksiz olmasına rağmen uzun yıllar bu evde yaşamını sürdürdüğü için herkes onu tanımakta, saygı duymaktadır. Aynı şekilde Vasili Semyoniç de ev hanımına saygı duymaktadır. Tüm bu tanışma serüveni sürerken Vasili Semyoniç ortaya eski büyük bir sırrı çıkarır. Ardından iftira düşünceleri insanların peşini bırakmaz ve Vasili Semyoniç kendini karmaşa içerisinde bulur. Kitap bu sır ve peşinden gelen olayları anlatmaktadır.
Bu kısa ve eğlenceli olduğunu düşündüğüm oyunu okumanızı tavsiye ediyorum. Okurken kendimi birden olayların içinde buldum ve aşırı keyif aldım. Bu yüzden de tavsiye edebileceğimi düşünüyorum.
İncelemeyi yazarken bu yıl hiçbir inceleme yazmadığımı ve bunun farkında olmadığımı fark ettim. Kitap okumaktan sonra sevdiğim şeylerden birisi de inceleme yazmak olmuştur. O yüzden de daha nice incelemelere diyerek yazımı sonlandırıyorum.
Дворяне дворянам — рознь. Некоторые привилегированные слои населения Российской Империи никак не могли быть принимаемыми за достойных иметь право на высокое положение в обществе. С подобным ничего не поделаешь — о таком писали и прежде. Российские драматурги за полвека до Тургенева наблюдали похожую ситуацию, видя в качестве дворян людей, по складу ума сходных с крепостными. И теперь, уже в России Николая, совсем недавно пожавшей славу сильнейшего государства Европы, продолжали присутствовать элементы, заставлявшие современников краснеть. Немудрено, что пьесу «Нахлебник» запретили именно за демонстрацию читателю неблагожелательного восприятия содержания. Опять же, ничего особенного Тургенев не рассказал — подобного склада характера человек может быть везде, в том числе и среди дворян.
شخصيات هذا العمل جميعها اصحاب السوء، فكلاً منهم يحتوي الكثير من السلبيات الواضحة التي لا تجعل من القصة صراع بين خير وشر، مظلوم وظالم إنما هي مجموعة من البشر يتصارعون معاً في عمل أدبي.
السيد الذي يرحل عن المنزل بعد اعترافه لابنته بانها ابنته وقد اتت من علاقة غير شرعية، وهي التي تبقى ذلك في قلبها وتبقى في منزلها خافية حقيقة والدها لانها تخشي على نفسها من تدهور الحال، الزوج الشديد..
لا يقارن هذا العمل بأعمال ديستويوفسكي وتولستوي وتشيكوف، ولكنه ليس سيئاً.
الخوف على السمعة والخوف على الحياة المستقرة أكثر من الخوف عن افتراق الأب عن ابنته أنا أولاً وأخيراً ألوم على الابنة فهي وحدها المنوطة بالأمر ووحدها تستطيع أن تصحح مسار الأمور ولكنها لم تفعل