Güçoburlar... Tahakküm arzusunun, despotluğun ve diktatörlüğün farklı çehreleri…
15 yazardan 15 öykü...
"… kitleleri kendi suretinde biçimlendirmeye, kendi hamuruyla yoğurmaya çalışan kişi, tarih içinde farklı çehrelere sahip olsa da, nihayetinde hep aynı pozu veriyor, benzer hasletler sergiliyor. İşte bu kitap, o farklı çehreleri ve benzer hasletleri, farklı bakış açılarından resmetmeye yönelik bir çabanın ürünü."
Kutlukhan Kutlu (d. 1972, İstanbul) Türk sinema yazarı, çevirmen. Harry Potter kitaplarını üçüncü kitaptan itibaren Sevin Okyay'la birlikte Türkçeye çevirmiştir.
Sevin Okyay'ın oğlu olan Kutlukhan Kutlu, Kadıköy Anadolu Lisesi (Kadıköy Maarif Koleji) ve İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunudur. 1991 yılında Nokta – Ne Nerede dergisine katılarak sinema, edebiyat ve müzik üzerine yazmaya başladı. Aylık Sinema Dergisi ve Radikal'in Cumartesi eki başta olmak üzere çeşitli yayın organlarında yazar ve editör olarak çalıştı. Yoğunlukla film eleştirileri ve sinema yazıları yazmakta ve çevirmenlik yapmaktadır.
Birkaç sene boyunca, aylık Sinema Dergisinde "Sinemayı Değiştiren Modern Klasikler" bölümünü hazırladı. 2007 yılı itibariyle, bu dergide çalışmayı sürdürmektedir. Taraf Gazetesi'nin sinema yazarı ve kültür sanat muhabiridir.
15 yazardan diktatör temalı 15 öykü. Bana göre en iyileri Mine Söğüt'e, Mehmet Berk Yaltırık'a ve Nermin Yıldırım'a ait olanlar. En azından bu 3 öykü mutlaka okunmalı.
Bu kitaptan beklentim daha yüksekti. Ama maalesef sadece iki adet öyküye 5 puan verdim. Beş öyküye 4. Kalanlar arasında ise 3 bolca bulunuyor. Genele bakınca ise kitap 3.5 olabilir ama 3.5'tan 4 olmayı hak etmediği için 3 veriyorum.
Şu öykülerin her biri tek tek 4-5 yıldızı hak ediyor orası ayrı. Faruk Bey ile Faruk Efendi Hayatımın Rolü Güçobur Hoş Geldin Kaldırım Mahkumu Çukurun, Başkanın ve Heykelin Hikayesi Seçkileri severiz!
Doymadınız. Önünüzdekine karışan yoktu, yediniz. Kimse bir şey demedi. Doymadınız. Arkanızdakini, sağınızdakini, solunuzdakini, oradakini-buradakini, şurada-ötede-beride ne varsa yediniz. Seke seke geldiniz ama bir hışımla gideceksiniz hırs sahibi insanlar. Biliniz. Güzel öyküler, en çok Mine Söğüt etkiledi tabii.
Kutlukhan Kutlu ve Aslı Tohumcu Önderliğinde, kalbur üstü yazarlardan kısa "Diktatörlük" öyküleri yer almakta. Kitaba ismini veren öykü Mehmet Berk Yaltırık'a ait. Yekta Kopan, Hakan Bıçakcı, Cem Akaş, Hakan Günday gibi isimleri görür görmez başladım okumaya. Kısa kısa öykülere göz atıp yorumlarımı yapacağım fakat Sevin Okyay bu kitapta ne alaka hiç anlam veremedim. Amatör yazar gibi bir iş çıkarmış bu kadar deneyimli olmasına rağmen. Emek verilmiştir vs. konularına girmiyorum, böyle bir seçkide bulunmaması gerekiyordu. Sevin Okyay'ı yıllar önce 120 Filmde Seyrialem kitabında tanıdım, kitap eleştirilerinde sürprizbozanlar veriyordu, nesnel eleştiriden uzak filmleri anlatan bir kitaptı, hatta öyle ki siz filmi izlediyseniz bile başka bir filmden bile spoiler verebiliyordu. Yani her türlü falso bir kitaptı. Entelektüelliği ve çevirmenliğine diyecek lafım yok fakat film ve müzik eleştirmenliğine denk gelirsem direkt pas geçiyorum. Neyse öykülere dönelim. 1- Katil, Uşak! - Yekta Kopan : Yekta Kopan tarzı hissediliyor, bir organizmanın en üst kademesi ile en alt kademesi arasındaki korku-suzluk dengesi anlatılmış. 2- Faruk Bey ile Faruk Efendi - Hakan Bıçakcı : Günümüz diktatöryasını özetleyen kısım bence. İktidar kimse, oraya dönen omurgasızları pek güzel ifşa etmiş Bıçakcı. 3- Hayatımın Rolü - Doğu Yücel : En beğendiğim hikayelerden biri buydu. Yasaklanacak olan tiyatrosunu kurtarmak için harekete geçen bir tiyatrocuyu anlatıyor hikaye. 4- Sen Öyle Takıl : Bir sayfa bile dayanamadım. Böyle bir hikayenin yeri yok bence bu kitapta. 4- Lağımların Aleksandrası - Mine Söğüt : Yazar güçlü anlatıma ve yeraltı tarzına sahip fakat beni çekmedi. 5- Güçobur - Mehmet Berk Yaltırık : Anlatım ve betimler çok güzeldi, konu olmadığı için beni sarmadı. 6- Hoş Geldin - Nermin Yıldırım : Cennet-cehennem hikayesine ilginç bir bakış açısı. Belki de yazar, ülkemizde olan bir durum için şuan içinden geçeni fantastik bir biçimde anlatmaya çalışmış. 7- Kaldırım Mahkumu - Hakan Günday : Günday'ın kredisi fazla olduğu için beğenmemezlik yapamam. Daha iyi hikayeler vardı. 8 - Kum Saati : Samet Kalkan : Aslında bir roman olabilecek tarzda bir konu seçilmiş, öyküde de gayet açıklayıcı olmuş, kısıtlı alanda büyük iş çıkarmış yazar. Distopik bir evrende dijital bileklikler ile dolaşan insanları ele alıyor. 9 - Baba Yüreği - Tuna Kiremitçi : Beğenmedim. 10 dakikada yazmış vermiş gibi bir his oluşturdu. 10 - Çukurun, Başkan'ın ve Heykel'in Hikayesi - Tayfun Pirselimoğlu : Kendi ismi uzun, hikaye ismi uzun, paragrafları uzun. :) Hikaye çok ilgi çekiciydi, gittikçe büyüyen bir çukurun etrafında gelişiyor. 11- Hafıza - Aslı Tohumcu : Taşrada sözüne itimat edilen dolandırıcı bir kadının hikayesi. Anadolu'da sıkça geçen cehaletin yazıya dökülmüş hali. 12- Jose'nin Portakalları : En kısa hikaye. Yataktan çıkamayan Jose hakkında arkadaşının yazdığı öykü. 13- Darbe - Sabri Gürses : Bir diktatörün çevirmenliğini yapan adamın, gitgide diktatöre dönüşmesi hikayesi. 14- Diktatörler - Cem Akaş : Bir çok diktatör hikayesi, her bakış açısıyla anlatılmış çeşitli mini hikayeler.