Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayislarini kendine ozgu yogun ve carpici bir dille elestiren en etkili cagdas felsefecilerdendir. Bonn Universitesi'nde teoloji okumaya baslayan Nietzsche daha sonra filolojiye yoneldi. Leipzig Universitesi'nde ogrenimini surdurdu, henuz ogrenci iken Basel Universitesi filoloji profesorlugune aday gosterildi. 1869'da sinav ve tez kosulu aranmadan, yalnizca yazilarina dayanarak doktor unvani verilen Nietzsche profesorlugu sirasinda klasik filoloji calismalarindan uzaklasti ve felsefeyle ugrasmaya basladi. Tragedyanin Dogusu, Zamana Aykiri Bakislar, Insanca Pek Insanca, Tan Kizilligi, Sen Bilim, Boyle Soyledi Zerdust, Iyinin ve Kotunun otesinde, Ahlakin Soykutugu, Ecce Homo, Wagner Olayi, Dionysos Dithyramboslari, Putlarin Alacakaranligi, Antichrist, Nietzsche Wagner'e Karsi baslica buyuk eserleri arasinda yer almaktadir.Ince Sayfa 376Baski 2016 Is Bankasi Kultur Yayinlari
Friedrich Wilhelm Nietzsche was a German classical scholar, philosopher, and critic of culture, who became one of the most influential of all modern thinkers. He began his career as a classical philologist before turning to philosophy. He became the youngest person to hold the Chair of Classical Philology at the University of Basel in 1869 at the age of 24, but resigned in 1879 due to health problems that plagued him most of his life; he completed much of his core writing in the following decade. In 1889, at age 44, he suffered a collapse and afterward a complete loss of his mental faculties, with paralysis and probably vascular dementia. He lived his remaining years in the care of his mother until her death in 1897 and then with his sister Elisabeth Förster-Nietzsche. Nietzsche died in 1900, after experiencing pneumonia and multiple strokes. Nietzsche's work spans philosophical polemics, poetry, cultural criticism, and fiction while displaying a fondness for aphorism and irony. Prominent elements of his philosophy include his radical critique of truth in favour of perspectivism; a genealogical critique of religion and Christian morality and a related theory of master–slave morality; the aesthetic affirmation of life in response to both the "death of God" and the profound crisis of nihilism; the notion of Apollonian and Dionysian forces; and a characterisation of the human subject as the expression of competing wills, collectively understood as the will to power. He also developed influential concepts such as the Übermensch and his doctrine of eternal return. In his later work, he became increasingly preoccupied with the creative powers of the individual to overcome cultural and moral mores in pursuit of new values and aesthetic health. His body of work touched a wide range of topics, including art, philology, history, music, religion, tragedy, culture, and science, and drew inspiration from Greek tragedy as well as figures such as Zoroaster, Arthur Schopenhauer, Ralph Waldo Emerson, Richard Wagner, Fyodor Dostoevsky, and Johann Wolfgang von Goethe. After his death, Nietzsche's sister Elisabeth became the curator and editor of his manuscripts. She edited his unpublished writings to fit her German ultranationalist ideology, often contradicting or obfuscating Nietzsche's stated opinions, which were explicitly opposed to antisemitism and nationalism. Through her published editions, Nietzsche's work became associated with fascism and Nazism. 20th-century scholars such as Walter Kaufmann, R.J. Hollingdale, and Georges Bataille defended Nietzsche against this interpretation, and corrected editions of his writings were soon made available. Nietzsche's thought enjoyed renewed popularity in the 1960s and his ideas have since had a profound impact on 20th- and early 21st-century thinkers across philosophy—especially in schools of continental philosophy such as existentialism, postmodernism, and post-structuralism—as well as art, literature, music, poetry, politics, and popular culture.
Çok uzun bir okuma süreci oldu, felsefe konusunda çok az bilgim olması ve Nietzsche'nin çok yönlü bir entelektüel olması bazı sebeplerden ikisi herhalde. 2020 senesinde yazılanları yargılamak ya da iyi kötü bir yere koymak yerine alabildiğim kadarını almaya çalışıyorum.
Nietzsche, ön sözde yazıları için kuşkunun öğretildiği okul diyor, hakikaten de kitabı boyunca bilim bilim bilim diyor ve hep kuşkunun araştırmanın önemini vurguluyor.
Böyle Söyledi Zerdüşt'te biraz daha ubermensch üzerine yoğunlaşılırken burada ona giden yollar günlük hayattaki davranışlarımız ve tutumlarımız üzerinden anlatılıyor, Schopenhauer'in Yaşam Bilgileri üzerine Aforizmalar'ına benziyor sanki.
"Öğrenin bu deli kitabından, Nasıl gelirmiş aklın - "aklı başına"!
Not 1: Mühendis olarak bize pnömatik dendiğinde gaz basıncını mekanik enerjiye çeviren sistemleri anlardık meğer evveliyatı varmış eski Yunanca'da ruh öğretisi gibi bir anlamı varmış. Not 2: Ruh yerine özellikle tüm çevirilerde tin kullanılması durumunu anlayamadım; bilenler aydınlatırsa minnettar kalırım. (zira TDK'da eş anlamlı gözüküyorlar.)
bir filozofu okumadan önce onun tarihsel bağlamını açıklayan bir felsefe tarihi kitabı okumak her zaman iyidir. felsefe tarihi okumamış olsaydım bu kitap benim için sıradan bir aforizma kitabı olurdu.
niçe'yi şu ana kadar okuduğum filozoflar arasında en çılgın, en cesur ve yürekli olanı olarak görüyorum. hristiyanlığa, kendini beğenmişliğe ve alkole en büyük darbeyi vuran insan. çoğu kişi onu 'god is dead'iyle biliyor. aslında çok daha fazlası. şu anki batı darwin-freud-niçe bağlamında okunmalıdır diye düşünüyorum, sonrasında pek bi şey katamadı batı kendine. niçe bu üçlüde bence zirve nokta. neden? çünkü niçe büyük bir özeleştiridir. erdem düşmanı diye tanıtmışlardı bize bir zamanlar. ama en büyük erdemi, yani kendini beğenmişlikten arınmayı gösterir bize.
Kimi insanlar kendileriyle baş başa olmaya o denli alışmışlardır ki, kendilerini başkalarıyla kıyaslamazlar bile; sakin, neşeli bir ruh hali içinde, kendi kendilerine güzel güzel sohbet ederek, hatta gülerek monolog yaşamlarını sürdürürler. Ama kendilerini başkalarıyla kıyaslamaları sağlandığında, kendilerini evhamla küçümsemeye eğilimlidirler: bu yüzden, kendileri hakkındaki iyi, güzel, adil bir görüşü yine başkalarından yeniden öğrenmek zorunda kalırlar: bu öğrenilmiş görüşü de hep yeniden biraz aşağıya çekmek, pazarlıkla indirmek isteyeceklerdir. - Demek ki bazı insanların yalnızlıkları bağışlamalı ve sık sık yapıldığı gibi, onlara bu yüzden üzülecek kadar aptal olunmamalıdır. -- Öğrenin bu deli kitabından!