Jump to ratings and reviews
Rate this book

Frezya

Rate this book
"Bir varmış bir yokmuş, diye başlardı ya masallar; işte benimki de, olsa olsa hep yokmuş hiç varmıştı. Neyin hayaliydi kurduğum? Neyin cesareti, cüreti? Hiç yokmuş bir hayatın, hüzünlü umut kırıntısıydım ben, onu da kuşlar gagalamıştı..."

Kesişen yollar, önyargılar ve tehlikeli planlar arasında doğan, kalbimizdeki en masum aşk; Frezya

440 pages, Paperback

Published November 14, 2015

20 people want to read

About the author

Lemariz Müjde Albayrak

11 books16 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
40 (59%)
4 stars
12 (17%)
3 stars
9 (13%)
2 stars
4 (5%)
1 star
2 (2%)
Displaying 1 - 13 of 13 reviews
Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,545 reviews448 followers
November 24, 2021

PEKİ BANA NİYE KİMSE BU KİTABIN PAVYON GÜLÜ İLE ONU KURTARAN MAFYATİK HERİFİ ARASINDA GEÇTİĞİNİ SÖYLEMEDİ!
BU KURGUYU NE KADAR ÇOK BEKLEDİM BEN BİLİYO MUSUNUZ!
AHAHAH AĞLICAM :'(


Böyle demiştim vakitlerden 2017 eylülün 26’sı…
Neyse ben buna hiç teşebbüs etmedim. Ama ondan beklerim/beklemem dediğim herkes nasıl övmüş bu konuya daha sonra gelicez…

IG keşfette karşıma şu video çıktı. Sedef’e attım, ikimizin de arabesk damarı kabardı. Video Ümran Tan – Seher Yeli - Sürgün diye bir wattpad hikayesi, henüz bitmemiş devam ediyor. O yüzden başlayamadık.

Hazır arabesk damarımız pıt pıt pıt atıyor, kitap arıyoruz arabesk, dedim ki “lan bende bi kitap var pavyon gülü, herkes beğenmiş onu mu okusak”.
Keşke dilim kopsaydı da demeseydim.

BEN HAYATIMDA BU KADAR KÖTÜ BİR DİL GÖRMEDİM.
Ya ben gittim Hercai’yi de okudum, ondan da kötü.
Selvi'nin yer yer kendini belli eden hallerini saymazsak, arabesk yazıp alaturka tadı damağımda kalacak tek kitap da Duygu sanırım.

Bakın gerçekten kötü. Kurgu kötü, karakterizasyon kötü, Dil kötü.
KÖTÜ DEDİM PARDON.
Sayfa 12’de Sedef’le GÖMMEK İÇİN OKUMAYA karar verdik. O kadar da dayanamadık sonralarını atlayarak okuduk ama bu işkenceye daha çok Sedef’im katlandı asdfasdf

İYİ DE NEDEN?
Kötü dil iyi hikaye olsa, aradığım fanteziyi az çok karşılasa ortalama verir geçerim.

KİTAP DAYAKLA AÇILIYOR.
Timur denen bi gavat var. Cansu denen bir pavyon şarkıcısı var.
Timur bunu çağırıyor daha önce çağırdığı gibi, cansu da bu kez gitmiyorum lan, diyor.

“İlle mekân mı bastırıcan lan? Karı! Sen beni deli mi edicen lan? Gel buraya diyorsam, bana hayır diyecek götü boklu, daha doğmadı lan! Bak sen! Biz gelecekmişiz sanat güneşinin ayağına!”
Cansu da diyor ki “Cansu Parlayan'a, nam-ı diğer Hacer’e, gel buraya diyordu! Ne için? Bir gecelik zevki için mi, yoksa o bakmaya doyamayacağınız kuzguni siyah gözlerinde savrulup boğularak ölmek için mi?”

NE? ‘Kuzguni siyah gözlerinde savrulup boğularak ölmek’ mi?
Asdfadfas AĞAM BENLE TAŞAK GEÇİİİR.

Sonra da timur cansu’yu DÖVÜYOR.
BEN SENİN ATARINI SİKERİM.

Kinky uğruna fena kitaplar okumuş sevmiş ve övmüş olabilirim, hatta sonradan ben bunu niye sevmişim diye kendime sövdüğüm kitaplar da var.
Ama yani.

Bu saatten sonra bitti kitap bizim için.

Timur bunu evine getiriyor satın alıp. Sonra anlamıyorum ne ara oldu aq bu cansu timur’a aşık oluyor.
BAKIN.
Dark kitaplarda oç herif güzel sözler söyler, kızla ilgilenir, foreplayden öldürür, parayla şımartır, elleriyle besler, L-word olmayan ama her biri kurşun sıkan laflar eder… buzları eritir, baştan çıkarır, gönlünüzü çeler.
Burda böyle bişi yok. Sadece kızın daha önceki karşılaşmalarında adamı yakışıklı bulduğunu biliyoruz.
Bu herif daha hiç bişi yapmadı bi dur aq.

STOCKHOLM BÖYLE BİŞİ DİİİİİLLL.



Devam ediyor bi sonraki (12.) sayfadayız, ara bölüm şöyle bitiyor.

"Ne diyor be, bu orospu?"
"Ben orospu değilim diyor abi..."

AKLIMDA TEK BI VIDEO
(karnıma ağrılar girdi gülmekten asdfghjklkjhgfdsasdfjhgfd)

“Timur beni dövmüştü. Bu, pek çok kadın için hazmedilemez bir şeydi. Kendi evindekilere bir kere bile el kaldırmayan adam, beni bayıltana kadar dövmüş ve varlığım, aidiyetimi her hücreme kazımıştı. Artık biliyordum ki ben Timur'un malıydım! O günden beri bana bir kez olsun el kaldırmamış olsa da, biliyordum ki Timur yanlışı affetmezdi. Biliyordum ki ona karşı gelemezdim, onu sorgulayamazdım. Timur beni her ne sebeple yanında tutuyorsa, vakti gelene dek bekleyecek ve sonra kullanılmış bir cop yığını gibi bir yana atılacaktım. Her ikimiz de biliyorduk ki, bu sonu mutlu bitecek bir aşk masalı değildi. Yine de tüm bunlar beni ona doğru çekilmekten ve onun sunduğu güvenin varlığına, kendimi usulca bırakma arzusundan alıkoyamıyordu.”



YOK DAHA NELER AQ.
Daha neler biliyor musunuz, dönmüş diyor ki
“Ben dövülmek mi istiyordum?”

Yetmiyor.
“Onun benden bir an çekilmeyen karanlık gözlerine bakabilmek, benim harcım değildi. Bakarsam o gözlere, kaybolurdum, çıplak kalırdım... O bakışlar... Utanıyordum... Ben ona, o gözlere yakışmazdım...”

Yüzyılın gavatı kanye, yüzyılın malı da cansu.

Yetmedi mi?


"Timur açtı. Tüm gün bir şey yememiş olmalıydı. Onun omuzladığı yükü ağırdı. Evet, bana yaptığını tasvip etmiyordum ve asla boyun eğmeyecektim; ama onun gibi bir adamın, her zaman kendince haklı sebepleri olurdu. Onu onaylamıyordum; ama ona saygı duyuyordum. Bana elini kaldırmıştı bir kere, bu değişmezdi; ama belli ki, bu bir savaştı ve her savaşın, sadece bir kazananı olurdu; bu da değişmezdi. O yüzden savaşlarda her yol denenirdi."

Asla boyun eğmeyeceğim mi?
Asla boyun eğmeyeceğim mi?
Yazar bunu linç yememek için araya sıkıştırmadıysa… daha da korkunç.


"Bu çiçekler kadar güzelsin."
"Ama ben çiçek değilim."
"Peki ya nesin?"
"Köküm."


Cringelikçe level atlamak asdfadfasdfasd

Kitap böyle devam ediyor.

GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ SİKKO BİR DİLİ VAR.
Anlıyorum, pavyon jargonu, alt sınıf argosu, avam ağzı, sokak dili vs. yazmak istemişsin sevgili yazar ama bu, bu, bu nedir?


"Aman, ne biliyim lan ben! Herifin yakışıklılığını ben mi duşuncem, concon karılar duşunsun. Ben işime bakarım. Çıkacak altından bir bokluk gene de, dur bakalım hayırlısı. Hic değilse Nalan'ı tedavi ettiriyor."



HER ŞEYİN Bİ RACONU VAR, hele küfrün ve ağzı bozukluğun. Bilmiyorsanız yazmayın efendim. Bir satır önce ben kendi adıma utandığım bir varoşlukta, utandığım bir kezbanlıkta konuşan kadın bir satır sonra ‘aman tanrım’ diyor.

Sdfasdfasdf şeye çok güldüm.
Bunlar cansu’nun evine gidiyor eşyalarını almak için falan. Ne giyip çıkıyor dersiniz…
Parlak fuşya tayt, üzerine dar, derin göğüs dekolteli ve kısa leopar merserize.

PRETTY WOMAN BÖYLE BİŞİ DİİİİİİİİİİİLLL.

Fazla mı yalan dünya izlemiş nolmuş anlamadım… Bi’ de dönmüş diyor ki, pazardandı ama ben alın terimle aldım onları.
Hojam bizim de pazar gezmişliğimiz var yapma.
Bu kadar “tipleme” yazmaya ne gerek var, yazdın abartmaya ne gerek var?



Sanıyorsunuz ki başta dövdü falan ama timur ponçik bir herif.
Timur şerefsizin teki. Timur mafyatik bi adam ama vatan millet için çalışıyormuşmuş.
Anlıyoruz ki aslında kız kimsesiz diye bir işte kullanmak için alıyor kızı.
BİR İŞTE KULLANMAK İÇİN ALIYOR DİYORUM.
İNSAN, HADİ SEVDİĞİ DEMİYELİM, ETKİLENDİĞİ KADINI KÖPEKLERİN ÖNÜNE ATAR MI?
BU GAVATLIK DEĞİL DE NEDİR?

Durun daha bitmedi.

Bunlar bir ara yakınlaşınca cansu breakdown yaşıyor geçmişinde tecavüze uğradığı için. Tam da cansu’nun isteyeceği şekilde sakinleştiriyor timur(!)


"Cansu, Cansu bana bak diyorum. Hacer sana emrediyorum; nefes al! Cansu! Bana bak! Benim Timur ve sen benimsin! Sana emrediyorum! Nefes al! Benimle kal..."

Cem Yılmaz’ın çok güzel tonladığı bi laf vardır:
ULAN. AYI.



ŞAKAYSA HİÇ KOMİK DEĞİL, CİDDİYSE ÇOK KOMİK.

Zaten kitapta herkes borderline. Herkes ayarlı atarlı giderli konuşuyor. Derdiniz ne sizin derdini siktiklerim aferdiniz. Neyi paylaşamıyorsunuz!

Daha yazarım da kusucam artık. Allah’ıma bin şükür yatakta öküz değildi bir de zorlama tecavüz falan kaldıramazdım.

OKUDUĞUM EN KÖTÜ KİTAP OLABİLİR.
Hayır Lemariz'in Hissiz'e 4 vermişim, gidip baktım, hakikaten kötü değil, hatta wattpad ortalaması üstünde kalemi. Bu kitabın kurgusu ve dili nasıl bu kadar kötü olabilir aklım almadı.

Gelelim bu kitabı öven bütün aşüftelere, AŞÜFTELİK BÖYLE BİŞİ DİİİİİİİLLL asdfadsfadf kendinize gelin. Affı yok aforoz ederim.


Bu kitabı seven benimle ahbablık edemez
xoxoxo
iko
Profile Image for moi, k.y.a..
2,081 reviews381 followers
January 31, 2020
birden esince re-read yapasım geldi ve bu okuyuşumda Falaz’ın Hacer’le yaptığı o konuşmaya pıt, pıt gözler yaşlı
Keşke ufak da olsa bir Falaz & Beste de okuyabilsek

Ah be bülbül, ah be mafyatik. ❤
description Bizim gibileri aşk öldürürdü ve ben ölmek için daha çok gençtim!

Lemariz, Wattpad’de tanıdığım ilk isimlerdendir. Hem bu nedenle hem de yazdıklarıyla bende yeri biraz ayrıdır doğrusu. Ama bugüne kadar gerek yazığı gerek benim okuduklarım arasında bence en iyi kitabı Frezya’ydı. Watty’de yayımlanırken yarısını okumuştum, baştan sonra okumak içinde uzun zamandır yedek listemde bekliyordu ancak araya sürekli başka kitap almıştım. Bu ay kendime erteleme izni vermediğime seviniyorum.

Öncelikle girişi neden dört, sorusuyla yapayım.


Kitapta beni tatmin etmeyen bir-iki nokta vardı.
İlki Timur’un gerek resmi gerek gayri resmi işi muallâkta kaldı. Elbette az buçuk gündem takip eden ve Türkiye de yaşayan insanların kafasında bir şeyler oluşuyor ancak biraz daha netlik benim tercihim ve arzumdu diyeyim. Yazarımız bu konuyu belki de hususi olarak ucu açık bıraktı, bilemiyorum.

İkinci nokta ise kesinlikle sonuydu. Timur’un gidişinin ardından olaylar hızlandırma tuşuna basılmış gibi ilerledi. Gereksizce uzatmaya ihtiyaç olmasa da bazı kısımlarda bir dursaydık demedim değil. Ve biraz daha epilog hiç fena olmazdı.

Sonradan düzelmiş olsa da bu kısım var birde:
Kitabın başında harf yiyerek konuşma dilinin yansıtılması aşağı yukarı elli sayfanın ardından sıfır seviyesine iniyor ki ben bu açıdan çok rahatladım. Normal hayatta dahi gelmicem, diyim gibi bir kelime ağzımdan çıkmaz, olur da WhapsApp muhabbetlerinde falan kullanırsam da vicdanım beni rahat bırakmıyor.
Tercih meselesidir belki ama bir kitapta kullanımı ne kadar doğrudur, karakteri yansıtmak açısından dahi olsa, ben emin değilim.
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, konuşma dili kitaplarda olmalı mı?

Bunlar haricinde benim sevdiğim bir kitaptı. Yazarcığımın daha çok kitabıyla buluşmak dileğiyle…

Şimdiii, gel gelelim diğer kısımlara.
Bir yetiştirme yurdunda hayallerinin kurbanı olan Hacer, hayatına Cansu olarak devam ediyor. Borçları yüzünden pavyonda şarkıcılık yapan kızımızın başka bildiği hayatta yok aslında. Buna rağmen hayatını idame etmenin kendince bir yolunu bulmuş anlayacağınız.
Bir gün pavyona gelen Timur, Cansu’nun tüm senetlerini kapatıp kızı evine götürüyor. Ne bir açıklama ne bir şey… Adamın derdini öğrenene kadar evinde, ailesinin yanında yaşamaya başlıyor.
Bir iş için getirdiği kimsesiz kadına karşı ne hissedeceğini bilemeyen Timur’un girdiği çıkmazda bocalamasını, Hacer’in hayatında ilk defa tecrübe ettiği aile ilişkilerini okuduk. Daha fazlası için kitaba alayım sizi lütfen.

Kitabın başında Timur’a sevgi ve nefret arasında gidip geldim. Aslında durun, gıcık olduğum Timur değil, Timur’un etrafındaki kişilerin Timur’u gözlerinde bu kadar büyütmesiydi. Hususi olarak Hayrullah’ın abi, abi laflarıyla insan istemsizce göz deviriyor. Ama bir Timur Abi Kanunları var ki…
description Bir daha küfür etmeyeceksin.”
“Ulan anam mısın? Babam mısın? Sana ne be?”
“Be de yok!”
“Ya yürü git işine lan!”
“Lan da yok!”

Hacer’in bilinçaltına öyle işliyor ki bu kurallar, içinden geçtiği anda ‘Be yok, lan yok, küfür yok’ diye otomatikman kendini engellemeye başlıyor.
description Küfredemedik zaten! Kafama diktiğin zebani, maşallah, ona da musallat oluyor!”

Kitabın sonuyla ilgili bir problem daha aklıma geldi bakın şimdi: Beste ve Falaz… Ne yaptılar bu ikisi, Timur öğrenince ne yaptı? Bu kısımları da görseydik daha güzel olmaz mıydı?
description Biz kimdik ki hayattan adalet isteyecektik? Biz, parlayan neon ışıkların altında, kendi isimlerini bile unutmuş isimsizlerdik. Biz, yırtına yırtına doğuran analarının bile istemediği, bir polis karakolunda komiserin bahtı iyi olsun diye kendi ecdadının ismini taktığı isimsizlerdik. Bize isim seçmek için çırpman, ne bir anamız vardı, ne de o ismi beğenmeyip değiştirmek için otoritesini koyan bir babamız. Biz, bir baba tokadına muhtaç başlarını önlerine eğen, karşı kaldırımdaki saçı kurdeleli ile göz göze gelmeye hakkı olmayan isimsizlerdik.

descriptionDerin bir sessizliğin ardından Timur’un gözlerinden geçen öfke dindiğinde, dişlerinin arasından çıkan sesini duydum. “Sekiz kere.”
“Ne?”
“Sekiz kere çağırttım... Birinde gelmedin, altısında oturdun... Biri de dün gece.”
İçimden kendime küfürler savururken, ağzımdan kaçan kelimeleri tutmak istesem de tutamadım. “Manyağa bak ya! Psikopat mısın abi sen?”
İşte şimdi sıçtığımın yüzüydü. Ama hiç de beklediğim olmadı. “Bana sakın bir daha abi deme.”
Nasıl yani? Onca sözümün içinde ‘abi’ kelimesine mi takmıştı?

descriptionSen her lafa, laf mı söyleyeceksin böyle? Anan sana hiçbir şey öğretmedi mi?”
“Öğretti... Öğretti. Çöpte sesimi nasıl duyuracağımı öğretti.”

descriptionBunların anlamı nedir?”
“Kalbimi kırdın demek... Bunları sen sula.”
Profile Image for Beliz.
407 reviews19 followers
July 9, 2019
Frezya oldukça akıcı, heyecanlı ve güzeldi. Ancak , kelimelerin yazımındaki hatalar (günlük konuşma dilini kitaplarda görmekten gerçekten hoşlanmıyorum. -yom, gelmicem gibi şeyleri yazarken bile içim çekiliyor, okumak zulüm gibiydi.) ve aşırı hızlandırılmış sonu beni biraz üzdü.

Kitabın temposu aslında aşırı hızlı değildi, şey zamana yayılarak olurken sonu resmen kimvurduya gitti. Ben Hacer ve Timur'un mutluluğunu uzun uzun, sindire sindire okumak isterdim. Yaşanılan onca acının, trajedinin ve zor günlerin sonu uzun uzun anlatılmalıydı bence.

Bir diğer beni gerçekten üzen olay ise, Beste ve Falaz kitapta bolca yer kaplamalarına rağmen onların sonu da hızla geçiştirilmişti. Birkaç cümleyle onların sonunu yazmak yakışmadı. Onların kavuşmalarını kitap boyunca bekleyince biraz fazla hayal kırıklığına uğradım galiba.

Yine de bence bir yanı hüzünlü, bir yanı mutlu, bir yanı çocuksu, bir yanı hayat kadar acımasız bir kitaptı. Karakterleri gerçekten çok sevdim.

Beliz xxx
Profile Image for Sedef.
375 reviews77 followers
November 12, 2021
çekilecek çilemiz varmış kategorisine koyuyorum.
İko ile beraber okumasak ve sürekli muhabbet etmesek dayanamazdım sanırım.

Profile Image for Beyza B..
74 reviews1 follower
November 24, 2019
Bir övdüler bir övdüler ama dedikleri kadar varmış.Bizim de karşımıza çıkacak mı Timur gibisi
Profile Image for Sinem Dipli.
136 reviews4 followers
July 8, 2019
“O Umut denen habis; hiç yılmadan köklerini her koparttığın parçana daha da derin batırarak yüreğini sarıyordu insanın. Arsızca çağlıyordu içinde ve zihnini esir alarak yalan sözler fısıldıyordu. Kim demişti umut bir lütuftur diye? Umut bir lanetti. “
Profile Image for Nurhayat Turna.
358 reviews19 followers
December 19, 2015
Frezya - Lemariz Müjde Albayrak || Kitap Yorumu
Öyle anlar vardır ki, söyleyeceğin sözcükler saklanır senden. Sen bulsan da onları yazacak derman bulamazsın parmaklarında, kalem kıpırdamaz.
İşte şu an öyle anlardan birindeyim. Gözlerimde yaş, dudağımda duran eğreti gülümsemeyle okudum kitabı. Hikâyeyken de okumuşluğum vardır Frezya'yı. Wattpad sitesinde yayınlanırken, hadi ben de okuyayim demiş ve başlamıştım. Final kitaba saklanmışken, kitaptan yeniden okumak da ayrı bir keyif ve lezzetti. Bölüm bekleyerek geçen günler yoktu bu sefer ve tek seferde okuyabiliyoruz artık.

Yazarın kaleminin güçlü oluşu karakterlere okuru böylesi sağlam bir bağla bağlanmasından kaynaklanıyor. Hacer ile incinmişliği, hayal kırıklığını, korkuyu, hüznü, kaybolmuşluğu, çocuksu sevinci, her bir duyguyu yaşadım. Timur ile sahiplenmeyi, kimi zaman çaresizliği, kaybetme korkusunu, aşkı da hissettim. Ağladığım çok oldu mesela bu kitapta, güldüğüm de...

Bu kitap derin bir kitap ve yüreğe dokunan bir kitap.
Bu kitap kadının mücadelesini vurgulayan, umuda inancı aşılayan bir kitap.
Bu kitap sessiz çığlıklar atan çaresiz kadınların da korkusuz olabileceğini, aşk ile ruhlarını iyileştirdiklerini gösteren bir kitap.
Çok şey var aslında söylemek istediğim. Erkeklere olan kinimi öfkemi kusabilir, onlar hakkında suikast planları yapabilirim. Ama en çok da, Hacer gibi olan kadınlar için bir köşeye geçip ağlayabilirim.
Keşke bir süper kahraman olsam da, çaresiz düşen herkesi kurtarabilsem!

Cansu -yaralı yanıyla Hacer- kimsesiz bir kadın. Yetiştirme yurdunda büyümüş, tecavüze uğramış, dayak yemiş, satılmış... Pavyon bülbülü Cansu, içindeki masum çocuğu öldürmemiş hayatın tüm pisliklerine rağmen. Yaralı, kırılgan, incinmiş, en çok da yorgun Cansu. Bir gün ansızın hayatına giren bir adam ile her şey tepetaklak oluyor. Ve kendini bilmediği bir dünyada buluyor. Aşkı da öğreniyor, kardeşliği de şefkati de... Öyle içime işledi ki gözlerim dola dola şu satırları yazıyorum.
Timur, yenilmez ve muhteşem Timur, Cansu'num demesiyle Mafyatik Timur. Beste, hayalperest, uçarı cıvıl cıvıl bir kız, Beste. Yuregi koca bir aşkla dolu ama sevdiği ondan uzak durur. Falaz, aşık ve kör Falaz, dimdik duruşunu çenesine anca yetişen minik bir kadın alabora etti yüreğini. Nalan, ah Nalan, en çok sana canım yandı ha benim. Hayrullah, sen ne güzeldin be! Hikmet anne, eline bakan yetimleri tek bırakmayarak onlara bakan koca yürekli kadın, yahu sen ne güzeldin! Hayat vardı kitapta. Belki aşk romanı ama en çok yaşanmışlıklar ve hayat vardı satırlarda. İçimi çeke çeke ağlatan, gözlerimden dökülen yaşlarla kahkahalar attıran kitap. Ya ben anlatmayayim, siz en iyisi mi alın okuyun! Ve bana hak verin.

http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/...
Profile Image for Nur.
309 reviews27 followers
April 17, 2016
Bitmesin diye yalvaracaktım neredeyse. Biraz daha uzun olsaydı, olmaz mıydı? Vize haftası başlarken aklımdan çıkmayacak şimdi. Müjde Ablam her kitabın güzel ama bu başka bir güzel. ♥
Profile Image for MyReaL.
69 reviews2 followers
October 13, 2020
Kadınlar hayata karşı savaşmaktan asla vazgeçmezler!
Profile Image for Freya Mclowell.
3 reviews5 followers
June 16, 2016
Beni ağlatan tek kitap olarak hep aklımda kalacaksın...
Çok güzeldi çok...
İçim parçalana parçalana hep bir umutla mutlulukla çevirdim sayfalarını...
Profile Image for Satıgül Yüksek  .
229 reviews13 followers
March 18, 2016
Frezya güzel ve farklı kurguya sahip bir kitap :)

Hacer yetiştirme yurdunda tecavüze uğramış ve ardından başka adamlara satılmış bir kadın, sonrasında birazda olsa kendini bu hayattan soyutlamayı başarmış, biraz diyorum zira artık bir pavyonda şarkıcılık yapıyor,hiç kimse ona dokunmaya cesaret edemiyor,bir yerden sonra kendi hayatının kurallarını kendisi koymuş,tabi bunda dik duruşu,güçlü oluşu ve kendisini daha fazla ezdirmemek için herkesle çatışmayı göze almış olması güçlü bir etken..

Gelelim erkek karakter Timur efendiye, ben bu adamı tam olarak çözemedim, güçlü bir adam, tüm şehir önünde boyun eğiyor desek yerinde olur, mafyamıdır değilmidir belli değil, zira bir konuşmada olmadıkları gibi bir kaç cümle geçiyor, aslında tanınmış bir iş adamı otelleri ve tatil köyü projeleri falan bulunuyor, yaşadığı evde sadece kendisinin girebildiği bir serası var, orada frezya'lar dahil bir sürü çiçek yetiştiriyor hepsinin ayrı bir anlamı var onun için, evinde yaşayan ve aile dediği insanlar, Hikmet Teyze adında yaşlı bir kadın,kardeşten öte gördüğü ve sağ kolu durumunda olan Falaz adında genç bir adam ve Beste adında öz olmasa da kız kardeş konumunda buluna bir kızımız..

Timur'un Hacer'i hayatına dahil etmesindeki en büyük etken onun kimsesiz ve çok güzel bir kadın olması ve dolayısıyla içinde bulunduğu konum, onu düşmanına karşı kulanacak,aslında hesapta düşmanının yatağına sokacak ve karşılığında öğrenmesi gereken çok önemli bilgileri alacak,ama sonrasında ona aşık olmasıyla evdeki hesap çarşıya uymuyor...

Hacer'in neden o evde bulunduğu gerçeğini öğrendikten sonra bile adama karşı tereyağı gibi erimesi beni sinirlendirdi,adam senin ne olduğunu bile bile hayatına soktu ama ilk başlarda her hakaretiyle yerini hatırlatmayı da ihmal etmedi, ve sen onca hakarete ilk başta yediğin dayağa ve başka bir adamın yatağına sokma planlarına rağmen Timur karşısında eriyip bittin, gücü gözünü kamaştırdı,oysa ben kendisi ile ilgili planları öğrendiği andan itibaren karşımda daha dişli bir kadın beklerdim sonuçta bu hayatta kaybedecek bir şeyin yok bari daha bir sert olsaydın burnundan getirseydin :)

Timur kaba saba bir adam,kendi kuralları ve çiğnenmemesi gereken kanunları var, ayrıca kitapta argo yani küfürlü konuşmalar mevcut, fakat gelin görün ki hikayenin bir yarısından sonra bildiğimiz odun Timur birden aşk böceğine döndü, kızın geçmişinde ona acılar yaşatanlardan intikam almaya başladı,duygusal, romantik ve sürekli benimsin, bana aitsin diyen sahiplenici bir adama evrimleşti :)

Frezya yazarın okuduğum üçüncü kitabıydı, kalemini çok seviyorum keza bu kitabı da çok güzel akıcı bir şekilde okunuyor,ama dürüst olmam gerekirse karakterlere pek ısınamadım, yani diğer kitapların karakterlerine bayılmıştım :) birde kitapta eksik olan kısımlar vardı mesela Timur'un hayatıyla ilgili çok fazla detay verilmemiş bir iş adamı ve ülkenin doğu sınırında bir takım işlere bulaşmış ama hepsi o kadar ayrıca Beste ve Falaz'ın büyük bombası da yarım kaldı :)


http://gulunkitapligi.blogspot.com.tr...
Profile Image for Ayça Yazıcı.
8 reviews3 followers
August 15, 2016
Konu olarak çok hassas bir konu o yüzden bu tarz bir konuyu ele alan kitapları yazarken çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Ve yazar bunu başarmış bence.Hacer'in duygularını bizlere çok güzel yansıtmış.
Sessiz çığlıklar atan çaresiz kadınların sesi oldu belki de Hacer ve o kadınların aslında çaresiz olmadıklarını ne kadar güçlü olduklarını gösteren bir kitaptı.Aşkın iyileştirici günün bir kanıtıydı
Bu kitap yüreğe dokunan bir kitap.
Displaying 1 - 13 of 13 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.