Jump to ratings and reviews
Rate this book

Sinek Sarayı

Rate this book
Cihangir, Bülbül Sokağı çıkmazındaki apartman sakinlerinin hiç de sıradan ve sakin bir yaşamları yoktur. Cüce bir kapıcı ve mongol oğlu, bir fahişe, gece kulüplerinde darbuka çalarak geçimlerini sağlayan ikiz kız kardeşler, bir travesti, umutsuz ve son derece mutsuz yaşlı bir kadın ile dul kızı... Gidecek başka yerleri olmayan bu insanların yaşamları da sokağın kaderi gibi çıkmazdadır sanki.

Ama kimi zaman gerçekler, çarpık bir aynadan aksedenlerdir sadece ve hiç de göründüğü gibi değildir. Kırılmış, parçalanmış kimlikler, ikiye bölünmüş yaşamlar bir aynaya başka nasıl yansıyabilir ki zaten?
Cihangir sokaklarından renkli manzaraları, sıcak insan ilişkilerini, kimi zaman da öfkeleri, meyhane masalarındaki sohbetleri son derece canlı ve doğal bir üslupla dile getiren Mine G. Kırıkkanat, Sinek Sarayı'nda hüzünlü, ama bir o kadar da hareketli bir kesit sunuyor sıra dışı insanların yaşamından.

137 pages, Paperback

First published June 1, 1997

4 people are currently reading
68 people want to read

About the author

Mine G. Kırıkkanat

31 books22 followers
Mine G.Kırıkkanat, Ankara doğumlu bir İstanbul’ludur. Fevzi Atlıoğlu İlkokulu, Notre Dame de Sion Lisesi ve İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunudur.

Türkiye’nin ilk kadın mizah yazarı olarak başladığı yazın yaşamına, Cumhuriyet’in İspanya, Milliyet’in Fransa muhabirliği ve Radikal’deki köşe yazarlığıyla devam etmiştir.

TV5Monde kanalının yabancı gazetecileri arasında yer alan Kırıkkanat, edebiyat alanındaki varlığını roman, öykü ve deneme türünde pek çok eserle sürdürmektedir.

İsminde yer alan "G." kısaltması oğlu Gökçe Asova'nın isminden türetilmiştir.

İlk eşi olan ünlü yazar Çetin Altan'dan sonra bir ara da Daniel Colagrossi ile evlendi. Bu nedenle yaşamının farklı dönemlerinde, kaleme aldığı kitaplarda farklı isim ve imzalar kullandı. En bilinenleri Mine G. Kırıkkanat ve Mine G. Saulnier'dir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
31 (13%)
4 stars
73 (32%)
3 stars
78 (34%)
2 stars
35 (15%)
1 star
10 (4%)
Displaying 1 - 30 of 30 reviews
Profile Image for Josefina Wagner.
618 reviews
July 17, 2025
Yazarın okuduğum ilk kitabı değişik gelmişti ne varki Elif Şafak la yaptığı ucuz kalitesiz tartışma beni yazardan soğuttu açıkçası bir daha sanırım hiçbir eserini okumam yazarın.
Profile Image for Büşra  .
269 reviews96 followers
May 7, 2025
Hazır bu aralar medusa'nın salı belgeselini izleyip erken 2000ler ile hesaplaşılıyorken amerikanin ortadoguya atadigi liberal prensesimiz Elif Shafak'in büyük "ilham"ını okumak istedim dhsjsjs. Çok kötü.

Ay bu çakma lib-left tayfa ne güzel ekmekler yemiş böyle ya. Mozaik yazayım derken dur yere tarafgirlik efendime söyleyeyim girdiğin mahallenin ağzının bile yakışmamış olması falan.. Bu insanları en büyük entelektüeller, bilmem ne gazetesinin kültür ekinin baş köşe yazıcısı falandı bir de. Komedi show. Daha büyük komedi de şimdiki gençlere laf eden o müthiş kuşağın bu insanlara ağzı açık ayran budalası gibi yol açmış olması.

"abi süper bi fikrim var, bi ev/köşk/apartman/ bulucaz, ülkenin her yerinden insanlari temsil eden ucubece karakterler olacak. sonra iste bundan hem vicdani yük hem hayat bilgisi dersi devsiricez. sucu da askerlere/hayali ve aslinda olmayan manevi degerlere/just ortadogulu olmaya atariz"

ortalama bi ikibinler romaninin ozeti bu zaten.

Neyse, bende kusulacak nefret bitmez. Bir yandan da ülkenin bu dönemlerini özlüyorum yalan yok. En azindan kazilacak kuyularimiz vardi, simdi o da yok. Gercek dertleri olanlar o dertlerle basbasa simdi. Bu ekip de zaten pensilvanya taraflarina falan yerlesmistir i guess..
Profile Image for Elifce Kitap.
45 reviews1 follower
July 9, 2017
Kurgu ve dil guzel olsa bile buu kadar tarafli, önyargılı ve bir kesime nefretle yazilmis bir kitap okumamistim. Yazardan okudugum ilk ve son kitap oldu!
Profile Image for Kübra Narci.
94 reviews
February 11, 2024
Karakterler derinliksiz, hikaye yüzeysel hatta belirsiz. Kısa süren foxtv dizisi gibi 😀
Profile Image for Perihan.
481 reviews134 followers
January 26, 2017
Fransız bir baba ve Türk bir annenin oğlu olan Sinan Laforge, Paris’teki muhteşem işini ve sevgilisini bir süreliğine askıya alarak hayatı üzerine düşünmek için İstanbul’a gelir. Yakın dostunun ona açtığı Cihangir’deki apartman, ise tam rengarek bir gösteri gibidir. Cüce bir kapıcı ve mongol oğlu, gece kulüplerinde çalgıcılık yaparak hayatlarını kazanan ikiz kız kardeşler, gizemli bir hayat kadını, gizemli bir travesti ve umutsuz bir yaşlı kadın ile onunla sürekli tartıştığı dul kızı...
Bu insanlar da, bölünmüş kimlikleri ve aykırı yaşamlarıyla Bülbül Sokağı gibi bir çıkmazdadır sanki.

Kitabı fazla beğenmedim, aslında konu da ilginçti lakin kurgu tam oturmamış gibiydi, bir de anlatım dili bence biraz zayıf kalmıştı.
Karakterlerin iç dünyaları da tam sunulamamıştı sanki.
“...Trakya köylerinde evin başköşesinde durur. İncecik çöplerden yapılmış, minyatür bir Uzak Doğu tapınağını andırır. Üstünü renk renk, küçücük çaput parçaları süsler, rüzgârda kımıl kımıldır. Suyun dibinde balıkların kandığı olta tüyleri gibi, sinek sarayının görevi de sinekleri üstüne çekmektir. Evin içindeki sinekler, bu kımıl kımıl ince sarayın üstüne toplanırlar; renkli çaput parçalarına, incecik çöplere pislerler. Evin diğer eşyaları bir ölçüde temiz kalır. Rüzgârda salınan narin gövdesi ve güzelim renkleriyle sinek sarayının gerçekte ne işe yaradığını görmek, insanı hüzünlendirir. Kimi evler ve kimi yaşamlar da sinek saraylarına benzerler. Görevleri temiz olmak değildir, ama boşuna oldukları da söylenemez. Güzellikleri ise bizim hanemize kazanç yazılır...”
Profile Image for İlhanCa.
949 reviews7 followers
December 9, 2025
Kitap gerçekten akıcı… Olaylar ağır ağır başlamasına rağmen bir noktadan sonra fark etmeden içine çekiyor insanı.

Karakterlerin hepsinin ayrı bir tuhaflığı, ayrı bir derdi var ama bu karmaşa bile romanı daha yaşayan, daha gerçek bir hale getiriyor. Trans bireylerden, sokak kadınına karakter ayırmadan problemli hayatları açık işlemiş Mine Hanım.

Zira dili de çok net; dolandırmadan, saklamadan anlatıyor. Bu açıksözlülük kitabı hem hızlı okunur yapıyor hem de karakterlerin dünyasını daha canlı hissettiriyor.
Profile Image for Özgür.
118 reviews30 followers
February 18, 2024
İntihal meselesinden sonra bir oturuşta bitirdiğim bir kitap oldu. Genel olarak beğendim ve güzel bir kurgu olmuş ancak beni rahatsız eden bir durum var ki bu yüzden hayal kırıklığına uğradım:

Böyle çok uzun eserleri özetlerler ya genç okuyucular için, öyle bir his var. Birçok karakterin altı çok güzel doldurulabilir, yan hikayeler ile kurgu çok ciddi bir şekilde desteklenebilecekken bazı noktalar çok hızlı geçiştirilip hızlıca bitirilmeye çalışılmış gibi.
131 reviews3 followers
December 7, 2025
İntihal kararı için meraktan okudum. Kitap yerine, güzel yorumlar var onları okuyun derim😄
Profile Image for Koray.
318 reviews60 followers
March 23, 2025
"...Söylesene allasen, kadınlar niye sinekler gibi düşerler hüzünlü erkeklerin ağına..."
"... Aşk yalnız eksikliği çekildiği sürece var. Sevgi doyumu, yokluğuyla eş anlamlı. Bu doyuma ulaştığımız an nefrete dönüşüyor sevgi. Ölesiye nefrete..."
" Belki de gerçekten seviyordu beni. Birlikte yeni bir yaşama başlayabilirdik belki. Gündeliğin güven verici tek düzeliği içinde ayrıntıların öncelik kazanıp özün gölgelediği dengeli bir yaşama..."
Profile Image for sevotheace.
38 reviews2 followers
March 30, 2025
3.5
Yazarın kadın olduğunu bildiğim için mi yoksa o şekilde yazılmadığına kendimi inandıramadığım için mi bilmiyorum Sinan’ın erkek bir karakter olduğuna bir türlü ikna olamamıştım.

Uzun zaman sonra böyle bir kitap okuduğum için kurgusu ve bir şeylerin yerli yerine oturması beni mutlu etti aslında.

Yine de çok fazla kafa karışıklığı..

Belki de İstanbul’dan sadece benzer statüdeki insanlarla derinlikli sandığımız yüzeysel ilişkilerimizi anlatıyordu?! Birileri hep yardım ettikçe vardı birbirlerinin hayatlarında, bu kitaptaki ilişkilerin ise tamamı denebilir.

Ha, sanki bizim hayatlarımız farklı mı? Değil, elbette..

Keyif aldım, bir çırpıda da okudum, bitirdim. İstanbul’a bir kaçış gelip, ne aradığını burada bulacağını uman biri olarak beni eğledi. Ama işte o “ama”sı vardı. Buraya yazarken anladım nedenlerimi.

Sinan ise kurduğum “ben”den bir kurgusal karaktere dönüştü sayfalar ilerledikçe. Yine de kendisini sevmediğimi söyleyemem. Keşke dönmeseydi diyeceğim de o da biliyordu “böyle bir tımar hamamına kahya tayin edileceğini”. Nasıl kızabilirim ki?

Not: Bu kitabı okurken bir yalanı anladım. Bir anda öylece, bana söylenmiş bir yalanı. Ne kadar doğru kararlar da verebildiğimi..

“Gözetleme deliğinden bakma huyum yoktur. Gider şak diye açarım kapıları.”

“Zamana geçtikten sonra sahip çıkıyor insanlar.”

“Benim ömrüm ise ‘başkaları gibi olmamakla’ geçti.”

“İnsanların yapabilecekleri budalalıkların önünü alma tiki mi var sende?”

“Kırmızı bir palto giymişti. İletide, bütün kadınların siyah ya da kahverengi paltolara bürndükleri bu kentte, kırmızı giydiği için çok sevecektim onu.”

“Eğlenen bir kalabalığın ortasındaki yalnızlık, bilemezsiniz ne kadar acıdır.”

“Aşk, azıyla çoğuyla, yalnız eksikliği çekildiği sürece var.”

“Ömür boyu beklediğimi verebilir miydi? Yoksunluğun sessiz çığlığı değil midir nefretin sesi?”

“Borcumu ödemiştim.”
“Hepsine.”
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Fulya.
553 reviews205 followers
February 7, 2024
Şu Elif Şafak'la olan intihal olayından ötürü bir merak edip dinledim. Ve kafam şişti.
Bit Palas'ı yıllar önce okumuştum ama çok net hatırlayamıyorum, ancak bu izlekte bir kitap değildi. Yine de tekrar bir okumak lazım karşılaştırma yapmak için. Amma velakin, bu kitabın çatı kurgusu Bit Palas'ta kullanılmış gibi ve bazı karakterler tersten yazılmış ya da parçalanarak başka karakterlere dağıtılmış gibi Bit Palas'ta. Yine de dediğim gibi ona da bir bakacağım tekrardan. Sinek Sarayı'na gelince:
Kırıkkanat'ın çok sert bir üslubu var, hiç yuvarlak noktası yok. Mesela cüce kapıcı kadının Down Sendromlu oğluna sürekli "gerizekalı" deniyor kitapta, keşke sonraki baskılarda bu ifade düzeltilseymiş, bu bir okuyucu olarak son derece rahatsız etti. İkincisi, kitap çok kısa olduğu için katmanlanabilecek öykü çok yüzeysel kalmış. Bu da her telden çalan Kırıkkanat'ın kendisi başlı başına uzun uzun işlenebilecek pek çok temayı birkaç cümle ile geçiştirmesine sebep oluyor. Bu temalar, iki kültür arası sıkışmışlık, ensest, kadına şiddet, fiziksel anomaliler, Kürtler'e silah satışı, Rum azınlıklar, kentin yozlaşması, dış güçlerin oyunları, akran zorbalığı, seks işçiliği, travestilik, lilik de lilik yani anlayacağınız. Kitapta casus bile var. Büyülü gerçeklik mi, üstkurmaca mı, yoksa Soğuktan Gelen Casus mu belli değil. Bir de inanılmaz bir pornografi var, o kadar sakız gibi çiğneniyor ki sonunda libidonuz düşüyor ve kısırlaştırılmış bir kedi gibi mırıl mırıl oluyorsunuz.
Aslına bakılırsa Sinek Sarayı çok yaratıcı bir zekanın ürünü, ancak bir olmamışlık var maalesef. Bu yüzden Kırıkkanat okuyuculuğundan sonsuza dek istifa etmek istiyorum. Aslında 2,5 ama 3 değil. Elif Şafak'a ise bir kere daha katlanmam gerekecek sanırım.
Profile Image for Tuğba.
85 reviews3 followers
February 16, 2024
Mine G. Kırıkkanat'ın okuduğum tek eseri, bin yıl da geçse Kırıkkanat nasıl bir edebiyatçı diye merak etmezdim etmemesine de bu da edebiyatımızın Sülün Osman'ı, intihali mahkemece tespit edilmiş şahsın başarısı.
Her neyse, Sinek Sarayı İstanbul'un arka sokakları-kaybedenler-orospular-esrarkeşler-travestiler-cüceler ile müsemma 90'lar kliplerinin ruhunu taşıyan bir kitap tam. İçinde Mahsun Kırmızıgül filmleri gibi her türlü toplumsal mesele var fakat karakterlerin hiçbiri yeteri kadar derinlikli işlenmemiş. Neyse ki Elif Şafak bu durumdan vazife çıkararak 144 sayfalık kitabı bitmeyen gevezelikleriyle 384 sayfaya çıkarmış sjks. Ne diyorduk, kim, neyi, neden, hangi motivasyonla yapıyor, fazlaca üstünkörü geçilmiş. Dimitra-Dimitri ile ailelerinin karanlık öyküsü çok enteresan aslında, detaylandırılabilir, kuvvetlendirilebilir ama yapılmamış baktım şimdi neredeyse iki paragrafla halledilmiş kitabın ana çatısını oluşturan en mühim konu. Bazı karanlık tarafları yazarı yormuyor ve hayal gücünüzle tamamlıyorsunuz sjks. Bunun dışında Kırıkkanat'ın siyasi görüşü, yabancı alerjisi ve politik doğruculukla zerre işi olmayan halleri aşırı güldürdü beni, tak tak tak laflarını sayıyor ve kim ne der diye endişe bile etmiyor queen. Oldum olası sivriydi demek ki. Kitabını toplumun freaklerine, esrik serserilerine, kaybedenlerine, altı parmaklılarına vesairelere adayacak kadar "öteki empatisi" duyabilecek biri de değil aslında ama kimbilir işte. Dedik ya 90'lar ruhu herhalde.
Profile Image for Selen Birce.
43 reviews5 followers
February 8, 2024
Rafta senelerdir bekliyordu, malum olayı fırsat bilip okuyayım dedim. Kısa, güzel bir okuma fakat her şey biraz fazla. Bu kadar kısa bir kitap ve basit bir kurgu için karakterler gereksiz yelpazede "değişik". Fazlaca tanımlansa da içleri boş kalmış, yüzeysel duruyorlar. Daha ötesini vaat ederken yüz üstü bırakılmışlar.
Yani bir de şu Beyoğlu aşkı beni benden alıyor, tabii kitabın 90'larda yazıldığını düşününce normal ama 'ah beyoğlunun travestileri, orospuları, meyhaneleri, levantenleri ahh' tadında güzellemelerden hoşlanmıyorum, neden sinirime dokunduğunu da pek iyi bilmiyorum. Beyoğlu'nu günahlar şehri Paris'e benzetilme çabası gibi buluyorum belki. Veya bu şehrin dönüşebileceği daha iyi seçenekleri gösteriyordur belki bana, doğal olarak bu boktan hâline daha da hınçlanmama sebep oluyordur.
Üniversitedeyken okusaydım kesinlikle daha çok hoşlanırdım bu kitaptan, o zamanlar böyle İstanbul romansları güzel gelirdi, henüz bu şehirden böylesine iğrenmemiştim.
Beyoğlu nefretimin ötesinde, abimin herkese hitap eden parfümleri bayağı bulmasına benzettim bu kitabı sevmememi. Kendimi üstün gördüğümden değil de (belki tam da ondan!), artık farklı tatları çekici bulduğumdan. Sentetik tatlandırıcı basılmış basit bir tatlı hissi.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Beyza A. .
114 reviews2 followers
January 29, 2025
Yıllar yıllar önce, Elif Şafak'ın güzel kitaplar yazdığı zamanlarda Bit Palas'ı okuyup beğenmiştim. Geçen senelerde Bit Palas ve Sinek Sarayı intihal tartışmaları çıkınca, Mine Kırıkkanat'ı da hiç okumadığım için bu kitabı edinmiştim. Ancak kitap oldukça zayıf çıktı, karakterler derinliksiz, diyaloglar basit. Ana karakter Sinan'ın bir kadın tarafından yazıldığı çok belli oluyor, keşke bu karakter erkek değil kadın olsaymış. Sinan'ın geçmişe döndüğü bölüm mesela o kadar derinlikten uzaktı ki. Bir de kitabı alırken fark etmediğim bir durum, ortalarda 20 sayfaya yakın boş sayfa ile karşılaşınca romanı çok da sevinerek yarım bıraktım. Okuyacak bunca kitap varken sevmediğim kitaplara devam etmek istemiyorum.
İntihal tartışmasına ise hiç yorum yapamam çünkü Bit Palas'ı neredeyse 20 sene önce okumuştum, sadece apartmandan gelen pis kokuyu çok iyi anlattığı aklımda kalmış.
2 reviews
February 2, 2026
kısa sürede bitirdim, akıcı bir kitaptı ama beni etkileyen bir şeyi olmadı açıkçası hatta dün bitirdim okumayı ama bugün neredeyse hiçbir şey hatırlamıyorum kitapla alakalı. okunan kitaplar unutuluyor aşırı etkilemediği sürece evet ama bu kdr çabuk da değil yani lol. ben intihal davası haberini görünce okumak istedim açıkçası. bit palası çok severek okumuştum bundan 18 sene önce falan. yine okumak isterdm ama birinden ödünç almam lazım ya da 2.el olabilir kendi kitabım yağmurdan eve su girince gitti... elif safaka para kazandıramam bi daha. bu arada yorumlara göz attım benim gibi intihal davası dolayısıyla duyup meraktan okuyan kişi sayısı az değilmiş😄
Profile Image for Luka Christensen.
86 reviews
October 10, 2025
Sinek Sarayı by Mine G. Kırıkkanat is a bittersweet and engaging read. For a novella-length work, it impressively unfolds multiple layers, populated with colorful and memorable characters. The male protagonist is compelling, and Kırıkkanat’s strength lies in creating characters that feel familiar to those who know the cultural backdrop of the novel’s setting. This is my first novel by her, and it leaves me eager to explore more of her work.
Profile Image for B. Aybuke Tekgul.
27 reviews3 followers
December 30, 2025
Kötü işlenmiş iyi bir fikir. Bir romancının elinden çıkmış gibi değil de, Türkçesi zayıf bir öykü yazarının ilk roman denemesi gibi, kısaltılıp sadeleştirilmiş bir Rus romanı gibi. Ortaya çıkan gerçek çok sansasyonel, çok rahatsız edici; ancak o bile birkaç satırla geçiştirilmiş. Bir diğer nokta: Döneminin duyarlarının hepsini "kasmış" yazar, ama bunların dışında toplumun ötekileriyle ilgili son derece nadan bir dil kullanmış (down sendromlu karakterden "mongol", "gerizekalı" şeklinde bahsetmesi gibi).
İyi bir romancı tarafından 400 sayfa yazılsa, iyi bir kitap olabilirmiş.
Profile Image for Elvan Akbay.
61 reviews
July 7, 2024
Kırıkkanat’ın bu kitabını, Bit Palas için Elif Şafak’a intihal davası açtığı için okumak istemiştim. Yazarın kimi yerde sert ve nefret söylemi olarak nitelendirilecek öfkeli dili beni çok rahatsız etti.
Bazı tanımlar yazarın gerçek düşüncesi mi yoksa kitaptaki karakteri anlatmak için özellikle mi kullanıldı bilemiyorum.
16 reviews
December 4, 2025
Çok iyi olabilecekken her şeyin yüzeysel kaldığı bir eser olmuş. Karakter daha derin işlenseydi bağ kurabilir ve hikayeye kendimizi kaptırabilirdik. Normal olmayan her kişi için ağır ifadeler kullanılıyor olmasını toplumsal kabulleri yansıtma gayesine yorduğum için çok takılmadım. Umarım niyeti gerçekten budur.
Profile Image for Uzay Gökerman.
Author 4 books7 followers
February 14, 2024
Kitaptan Mine Kırıkkanat'ın Elif Şafak'a açtığı intihal Davası nedeniyle haberim oldu. Her iki kitabı da okumaya karar verdim. Sinek Saray'ı çabuk bitti. Genel düşüncelerimi kendi YouTube Kanalımda paylaşacağım.
Profile Image for Merve.
47 reviews
June 24, 2024
Romanın dili pek oturmamış gibi geldi bana. yer yer güzel betimlemeler ve akıcılık olsa da geneli yavan ve basit buldum. karakterlerin iyi işlenmiş olduğunu da düşünmüyorum. sonda her şey bir şeylere bağlanmaya çalışılmış ama buna da gerek yoktu bana kalırsa.
Profile Image for Sevgi Ikinci.
65 reviews7 followers
September 24, 2024
Evet pek çok okurun ilettiği gibi karakterler daha derinlikli olabilirdi ama bana yaşattığı güzel okuma deneyimi nedeniyle daha fazlasını hakkettiğini düşündüğüm bir kitap oldu. Taraflı bakışı, politik doğruculuktan uzak dili bana aksine daha samimi geldi, neyse o. Kitabın kurgusunu çok sevdim.
Profile Image for Ceren S..
318 reviews3 followers
December 5, 2024
Çok içine almadı beni... Bir de Bit Palas'la olan hikayesi var tabii, sevmiyorum böyle şeyleri...
Yine de akıcı bir okuma diyebilirim.
Birkaç alıntı:
"Ne çok insan ölüyor sevgiden. Belki nefretten bile çok."
"Tanrı zamandı belki de. Yalnızca zaman. Her şeyi yutan, her şeyi öğüten, yok eden, yaratan, bitiren ve başlatan zaman."
"Dünyanın başka hiçbir kentinde içleri böylesine güzel, dışları böylesine bakımsız evler yoktur. İstanbul'un, varsıllığını çaktırmamak için partal giyinen cimri bir ihtiyara benzediğini düşünmüşümdür hep."
"İnsan yaşlılık günlerini, gençken ördüğü anıları giyip ısıtıyor."
"Ne kadar çok bekliyordu buranın insanları, ne kadar çok! Erkekler kahvelerde, kadınlar pencerelerde, hep bekliyorlardı. İnsanlar, zamanın geçişini sanki bir şeyler olacakmış, onları bu derin hareketsizlikten kurtaracakmış gibi bekliyorlardı."
"Daha korkuncu var: Kızın annesiyle babası, gencecik çocuklarını vuran 'otoriteye' karşı tavır alacaklarına, 'Kızımızı bu yola kim düşürdü?' diye dövündüler." "Hangi yola?" "Yani 1 Mayıs'ta yürüyüş yapmak düşüncesini kim ona aşıladı, diye arandılar. Boş ver, anlamazsın. Kızdan bu yana neler oldu zaten. Her gün birini öldürüyorlar. Ahmet, Mehmet, işin ucunu kaçırdım artık, ilgilenmiyorum. Ama nasıl başladığını biliyorum. (Kendi kendine konuşur gibi sesi alçaktı.) Önce ormanları yok ettiler, sonra denizleri kirlettiler, havayı solunmaz hale getirdiler, suları tükettiler, hayvanat bahçesindeki hayvanları kesip yediler, kitapları yaktılar, okumayı öldürdüler, yazıyı öldürdüler, gazeteleri öldürdüler."
Profile Image for Kazim Alper.
30 reviews1 follower
October 1, 2025
mine g. kırıkkanat’ın sinek sarayı’nda sinan cihangir’deki o apartmana adım attığında, sanki foucault’nun heterotopyası gibi, kendi kuralları ve dengeleri olan kapalı, minik ama kocaman bir dünya içine düşüyor. apartman, adeta bir sahne; herkes goffman’ın dediği gibi kendi rolünü oynuyor—kimisi kral gibi havalı, kimisi soytarı gibi eğlenceli, kimisi ise biraz kayıp ve saklanıyor. bu karakterler o kadar garip ki, ıonesco’nun absürd tiyatrosundaki tipleri hatırlatıyor; bauman’ın dediği gibi kimlikleri hep akışkan, sabit değil; bir yandan bir yerlere ait olmaya çalışıyorlar ama tam olmuyorlar, sulu boya gibi sürekli dağılıyorlar. sinan ise tam camus’nün yabancı’sındaki mersault gibi, ne aradığını tam bilmeyen ama tuhaf bir dünyaya düşmüş, hem izleyen hem oynayan bir karakter.

nejla tam da o sinek sarayı metaforu gibi— yazarın sinek sarayını tam da nejla için kullanması—apartmanın ve toplumun tüm kaotik, acı ve gerçek yüklerini çekip içine hapsediyor. absürd tiyatronun beckett’i gibi hem trajik hem güçlü bir figür olarak sahnede duruyor. filiz’in ölümü ise camus’nün absürd evrenindeki o ince çizgiyi hatırlatıyor; hayat, ölüm ve toplumsal iktidar ilişkilerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. sonunda sinek sarayı bize sadece bir apartman hikayesi değil, modern insanın kimlik karmaşasını, aidiyet sancısını, hayatın saçma ve tutarsızlıklarla dolu yanlarını katman katman, karnavalesk bir tiyatro gibi sunuyor.

yani özetle, burası hem bir tiyatro sahnesi hem de içinde kaybolduğumuz modern hayatın minyatür bir yansıması; hem garip hem tanıdık, hem absürd hem gerçek… anlatılan hikaye değil, yaşanılan bir varoluş hali sanki.
Profile Image for Berk.
62 reviews13 followers
Read
July 26, 2016
Benim zamanım geçti işte. Taksilerin pembeye boyandığını görünce, sarı taksili çocuğun zamanı da dolacak. - Sinan Laforge

"Küçükken, yattığım odanın bir duvarının yarısı kağıt kaplıydı. Düşünebiliyor musun? Yarısı..."
Gülmek istedi, canı acıkınca durdu.
"O zamanlar duvar kağıdı yoktu pek. Nereden buldularsa, koymuşlar işte. Yetmemiş bütün duvara. Her şeyim gibi bölük pörçük olmuş duvar." - Gülfiliz

Sinan, Meral, Hilmi, Süheylanım, Necla, yaslı kocakarılar, Gülfiliz, Sabbek Hanım... Bir sinek sarayı üzerinde birleşebilirlerdi ancak bu kadar sırıtmadan. Canlı ve bildik atmosferiyle, öyküsüyle beni karşıladı ve bir gecede bitirmiş bulundum.
Profile Image for Mesut.
17 reviews
March 29, 2015
Anlatıcının kitabın yazıldığı zaman İstanbul hakkında düşündüklerini kısaca özetlersek "bu şehirde bir avuç yabancı gibi kaldık". Acaba günümüzde yazar nasıl bir gözle bakardı İstanbul'a.
Roman da bir yada iki değil en az on tane hikaye anlatılıyor. Farklı yerlere savruluyorsunuz, Cihangir, Sultanahmet, İspanya. içinde tarihten serpintinlerde bulmak mümkün.
Profile Image for Ponente.
9 reviews
April 2, 2015
5 yıldız da verirdim, gereksiz bulduğum politik, dinsel detaylar karakterlere uymayan bir şekilde sayfalara saçılmasaydı! Harika bir hikaye. Acısu sokakta doğduğum için de merak ettim, acaba Mehveş hanımlarla aynı apartmanda mı oturmuştuk? :)
Profile Image for Reya Ozilhan.
40 reviews2 followers
May 23, 2025
Türkce roman okumaya baslama sebebim olan kitap....
Yillar sonra ikinci kez okudum. Zamaninin otesinde muhtesem akilikta bir kitap.
Displaying 1 - 30 of 30 reviews