Jump to ratings and reviews
Rate this book

Παράθυρα

Rate this book
Ο Ζαν-Μπερτράν Πονταλίς (βραβείο Μεντισίς για το δοκίμιο, 2006) είναι σίγουρα πιο διάσημος ως ψυχαναλυτής από ό,τι ως συγγραφέας. Πολλοί αναγνώστες του νόμιζαν μάλιστα ότι πρόκειται για δυο διαφορετικά πρόσωπα με κοινό επώνυμο, τόσο πολύ δυσκολεύονταν να ταυτίσουν τον συγγραφέα του "Λεξιλογίου της Ψυχανάλυσης" με τον συγγραφέα των έξοχων λογοτεχνικών βιβλίων.
Τα "Παράθυρα" είναι ένα βιβλίο που συνδυάζει το χάρισμα της ψυχαναλυτικής ματιάς με το χάρισμα της αληθινής γραφής. Εμπιστεύεται την "ονειρευόμενη σκέψη" περισσότερο από ό,τι τον κυριαρχημένο λόγο. Ξεκινάει με έναν ύμνο για τα παράθυρα, που ανοίγονται στα μακρινά ή στα αόρατα, και ολοκληρώνεται με έναν ύμνο για τα ξέφωτα, αυτά τα ανοίγματα που μένουν κάποτε για καιρό στην αφάνεια.
Σκέψεις, στιγμές και συναντήσεις έρχονται στην επιφάνεια με τη μορφή εικόνων από όνειρα, λέξεων από το ψυχαναλυτικό ντιβάνι, φράσεων που εντυπώθηκαν από κάποιο βιβλίο. Μικρές ιστορίες, οι οποίες μοιάζουν με μικρά μυθιστορήματα: Η γηραιά κυρία που έχασε τη μνήμη της αλλά διατηρεί το φωτεινό της βλέμμα, ο άνθρωπος που θύμωνε με τα όργανά του, η κοιμωμένη και αυτός που υποφέρει από αϋπνίες, τα παιχνιδιάρικα παιδιά και τα γηραιά λυπημένα παιδιά, ένα κακόμοιρο λουλουδάκι που λεγόταν Νάρκισσος, ένας σπουδαίος εμπνευσμένος άνθρωπος που λεγόταν Φρόυντ.
Το βιβλίο αυτό είναι ένα λεξιλόγιο προσωπικών βιωμάτων, και προσκαλεί τον κάθε αναγνώστη να συντάξει το δικό του.

222 pages, Paperback

First published January 1, 2000

2 people are currently reading
132 people want to read

About the author

Jean-Bertrand Pontalis

54 books38 followers
Jean-Bertrand Pontalis is a French philosopher, psychoanalyst and writer.

J.-B. Pontalis a reçu le Grand Prix de l'Académie française 2011 pour l'ensemble de son oeuvre.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
33 (39%)
4 stars
26 (31%)
3 stars
18 (21%)
2 stars
6 (7%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for philosophie.
697 reviews
December 12, 2015
Αποφεύγοντας την ξύλινη, αποστεωμένη επιστημονική γλώσσα και χρησιμοποιώντας ένα περισσότερο προσωπικό, άμεσο και ιδιαίτερα λογοτεχνικό ύφος, ο Pontalis παραθέτει τις σκέψεις του πάνω στη γλώσσα, τη νοσταλγία, τη μοναχικότητα, την έλξη που ασκεί στο παρόν η παιδική ηλικία ως ιδεατό παρελθόν, τους προβληματισμούς του σχετικά με την αναζήτηση της προσωπικής ταυτότητας.
Επειδή ακριβώς είναι εξαιρετικά μυθιστορηματικό έργο, από θέμα δομής και λεξιλογίου, επειδή ο Pontalis μετέρχεται εικόνες και παραδείγματα από τις συνεδρίες και τα βιώματά του, τα όσα παρουσιάζει γίνονται πιο απτά, πιο κατανοητά. Ο ψυχαναλυτικός μανδύας καλύπτει όλο το κείμενο, χωρίς ωστόσο να το εξουσιάζει, προσφέροντας μια θελκτική αφήγηση.

Σε όλους τους τομείς ερχόμαστε πάντοτε κατόπιν κι ωστόσο, αενάως, ξεκινάμε.
Profile Image for Mer ve Ötesi.
270 reviews2 followers
March 15, 2023
Çevirmenin önsözünde yazar için ''psikanaliz ile edebiyatı birbirine karıştırır ve neredeyse yeni bir tür yazı biçimi yaratır.'' deniyor. Kitaba, hakkında hiçbir fikrim olmadan başlamıştım. Açıkçası çok fazla psikanaliz konusunda çok fazla terimsel ifade ile karşılaşacağımı düşünerek biraz çekimserdim okurken. Ancak okudukça açılan ve çevirmenin ifadelerini haklı çıkaran bir üslupla karşılaştım.

Yazar ise kitabında kendisine yöneltilen bu eleştiriye şöyle cevap vermiş: ''Bugün psikanaliz yazılarım bazılarınca bilimsel olmaktan çok edebi bulunuyor. Bu eleştiriyi kabul ediyorum. Ancak benim gözümde bu yanlış bir görüşten kaynaklanıyor. Her şey edebiyat sözcüğünden ne anlaşıldığına bağlı. Bir psikanalist için edebiyat yapmak (veya daha kötüsü edebiyatın içinde yapmak) aşağılayıcı olabilir eğer psikanalist bunu söylenmesi gerekenden uzak durmak, karşı karşıya olduğu yoğun, yerinde duramayan, inanılmaz gerçekliği şiirsel olmaya çalışan bir dille gizlemek için kullanılıyorsa.''

Yazar her ne kadar bunu gönülsüzce kabul etse de kullandığı dilin sadeliğinden dolayı ben memnunum. Anlamakta zorlanacağım diye kendi kendimi yemeden ve üstelikte çok keyif alarak okudum. Sadece bazen kendime kızıyorum bu kitapları nereden edindiğimi bir yere yazmadığım için. Mesele bu kitabı da nasıl keşfettiğim konusunda hiçbir fikrim yok.
Profile Image for gulsenbasarir.
59 reviews6 followers
August 14, 2023
“Oysa görülmemek, tanınmamak çok hoş olabilir. Kendini gizlemenin çekiciliği. Tanınmamışlar arasında tanınmamış olmak. Kimse sizi incelemeyecek, sizden bir şey istemeyecek, size bir şeye zorlamayacak. Dingin ve kışkırtıcı: Ben hiçbir şey değilim, her şey olası.”
Pencereler isimli kitapta Fransız psikanalist J. B. Pontalis’in, terapilerinden geriye kalan hislerini, düşüncelerini, çıkarımlarını okuyoruz. Söylemeliyim ki kitabın çizdiği fazla teknik ve mesleki görünüşten dolayı büyük bir önyargı ile başladım. Ancak Pontalis’in de söylediği gibi Pencereler, psikanaliz ile edebiyatın birbirine karıştığı, hatta çıkarımların edebiyata daha da yakın bir noktada konumlandığı bir kitap. Bu sebeple okuması çok keyifli olan ve gitgide açılan da bir eser. Tıpkı adı gibi: Pencereler.
Pontalis’in bu kitaba “Pencereler” ismini vermesinin önemi de burada ortaya çıkıyor sanırım. Şöyle diyor kendisi: “Yaşamımın dönemlerini birbirini ardına sıralanan açık pencereler olarak tanımlayabilirim: Arkadaşlarla aileden uzağa ve mahallemizin dışına çıkmalar, yabancı dilleri öğrenmek, felsefe dersi, sınır ötesine yaptığım ilk yolculuklar, aşklarım (hepsi değil…), okumalarım ve yeniden okumalarım, divanda analizim, koltukta analizlerim.” Pencerelerle hayat arasında bir bağ olduğundan çok emindim. Ancak yaşamda edinilen her yeni bir deneyimi pencerelere benzetmek mi? Evet çok daha kuvvetli. Ancak burada düşündüğüm başka bir nüans daha var. O da bir şeyleri sürekli kelimelere dökme hissiyatı. Sözlük yazarı olan Pontalis’in de kelimelere ve mahiyetine bu denli önem vermesi, vurgu yapması, izah etmeye çalışması bana okurken çok daha büyük bir keyif verdi.
Tüm bunların ışığında Pencereler, kısa kısa metin yazılarından oluşan 115 sayfalık bir kitap olsa da derinliği olan ve üzerine çokça konuşabilinecek bir kitap. Kelimeler üzerine söylediği çok basit ama anlamını sürekli unutuverdiğimiz cümlesi ile bitireyim: “Bazı sözcükleri seçmemizin nedeni ne? Neden bize bazıları sevimli, bazıları tiksindirici geliyor, bazıları ise hiçbir şey demiyor ya da artık bir şey demiyor? Bir de öyle yüklü olanlar var ki, onlardan acilen kurtulmak istiyoruz?”
Profile Image for Yonca Güneş Yücel.
51 reviews
November 2, 2023


Pontalis, denemelerinde hem yazar hem de psikanalist olarak bu iki koca koca, büyük zeminin nasıl çetrefilli ve kaygan olduğunu anlatmaya çalışıyor. Analizin, analiz yapmanın, anlatı kaldıramadığını tarif etmeye çalışırken dilin de kavram gibi araçlarla ehlileştirilemez, direngen tarafına dikkat çekiyor. Malum ketlenme, bastırma üzerine epey kafa yoruyor.

“Hasta - analist” çerçevesi, ikiliği içinde kalmanın namünkün hâllerini kendi deneyimleri, denemeleri üzerinden de gösteriyor.

Bir aşamadan sonra, ne “hastalarım” hasta ne ben bir psikanalistim diyerek yol alan bir ilişkide “hastalarını” yeterince ve gerektiği gibi sevmenin de, seansların sona ermesiyle yaşanılan ayrılıktaki hüznü de öyle bir çerçeveden, “pencereden” tarif ediyor ki ya da oradan çıkarıyor ki kışkırtıcı ve kafa açıcı; şöyle:

“Hastalarını yeterince, gerektiği gibi sevmek onların iyiliğini istemekten farklıdır, hatta tersidir. Hiçbir şey istememek, herkeste canlı olana güvenmek.”

“Bir hasta divandan son kez kalktığında ve daire kapısı ile büronun kapısını ayıran holü geçtiğinde, elbette heyecan vardır, ama farklıdır. Ayrılığın hüznüne, “iki kişilik deliliği” andıran bir şeyden kurtulmuş olmak duygusu karışır.”

Pontalis’in bu denemeleri, deneyimleri insanda “başka bir şeye geçme arzusunun” farkında olmadan bastırıvermesiyle nelerin, neyin, nasıl geri döndüğünü anlatma, anlama çabası içeriyor.

Üstelik çelişkisiyle; anlatının yaşananı, duyumsananı, düşlemi silen, ortadan kaldıran yok eden etkisini de bilerek; canlı olan kısmıyla devam ederek.

Şöyle deyiveriyor mesela: “...[N]için geçerli nedenler bulmak zorunda olayım ki? Uzunca bir süre yirmi beş yıl-yaşamımın bir parçası olandan ayrılmaya karar verdim. Her ayrılıkta - bir yerden, bir kadından, yayımlandıktan sonra bir kitaptan - kendinden de ayrılınır, kendiyle aynı olandan. Başka bir şeye geçmek arzusu biz farkında olmadan bastırıverir...”




Profile Image for Morea pacifique.
11 reviews1 follower
January 10, 2011
A wonderful book about time and life going by...At first sight this text looks superficial and easy but if you read it a second time you'll find it deeply fascinating.Poetical, dreamy and humourous.
Profile Image for Ceren Şimşek.
16 reviews4 followers
March 3, 2025
Pontalis, edebiyat yönüyle öne çıkan psikanalistlerden biri. Pencereler de Pontalis’in bir psikanalist olarak düşüncelerini edebi bir dille aktardığı denemelerden oluşuyor. Kısa, sade ama “dalgalar” yaratan denemelerinin etkileyiciliği, sanırım psikanalizi sadece teorik ve soyut bir kuram şeklinde değil de insanın deneyimlediği, hissettiği bir düşünme hali şeklinde sunmasından kaynaklanıyor.
“Pencere” Pontalis’in zihnine doğru açılıyor gibi görünse de çağırdığı yer kendimize doğru bir bakma, açılma sanırım.
Profile Image for bunuokuyalim.
228 reviews7 followers
December 12, 2024
Psikanaliz ile edebiyatın bir arada olması beni her zaman heyecanlandırıyor ama bu kez aradığımı bulamadım. Pontalis’in sade gibi görünse de kolay bir dili olmadığını düşünüyorum, Ponty’nin öğrencisi olmasının bir etkisi olabilir bu.
Değindiği konular ve açtığı pencereler çok güzel ama kitap boyunca bazı şeylerin havada kaldığına dair hisler beni huzursuz etti, düşünceler ve sorular arasında kayboldum 🍃
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.