İki Papaz ve Bir Kızın İnsanlık Onuru İçin Giriştikleri Büyük Mücadele
LENA, 24 yaşında. Gezi Direnişi'nin ilk sabahında, başına isabet eden gaz bombası kapsülüyle yaralandı . Belirsiz bir süre için uyutulmasına karar verildi. Büyük bir ihtimalle yaşamayacak.
ANASTAS, 28 yaşında. Lena'nın ağabeyi. İlahiyat eğitimi gördü. Akademisyen ve papaz. Kardeşinin ölmeye yatması üzerine, dünyanın "insanlık halleri"ne, en iyi bildiği açıdan büyük bir taarruz başlattı.
ELİF, 25 yaşında. Lena ile Gezi Direnişi'nde tanıştı. Başından vurulan genç kızı hastaneye götürdü. Anastas'la Taksim Hastanesi'nde karşılaştı ve onunla birlikte hayatını ortaya koyacağı bir mücadeleye girişti.
VİKTOR, 28 yaşında. "Bogomilci"nin önde gideni. Anastas'ın okul arkadaşı, papaz ve bir Ortodoks kilise müziği uzmanı. Gezi Direnişi başladığında Sofya'da idi. Lena'nın başına gelenleri duyunca çok kızdı. Pisagor Cemiyeti'nin ona yüklediği büyük sorumluluğu yerine getirmeye karar verdi. Anastas'ın başlattığı savaşta, onunla yan yana, delikanlıca, ölümüne dövüştü.
Pisagor Cemiyeti'nin üyesi iki papaz ve bir kızın Taksim'de başlayıp Fener Patrikanesi'nde devam eden, Athos Yarımadası'na, Sofya'ya, Londra'ya ulaşan büyük eylemleri, Müslümanlık vurgusuyla iktidar olan Türk Hükümeti'ni ve dünyanın her yerindeki bağnaz Hıristiyanları çok kızdıracak. Pavlus, Apollonius, Pisagor gibi dünyanın en ünlü din ve felsefe adamlarının adlarının sıkça geçeceği, Hazreti İsa'nın "sahte peygamber" olup olmadığının tartışılacağı, Gezi Direnişi'nin soluk soluğa mücadelesiyle içiçe, muhteşem bir serüven!
Osman Balcıgil d. 10 Temmuz 1955, İstanbul),gazeteci, televizyoncu, yazar.
Ulusal gazete, dergi ve televizyonların haber bölümlerinde muhabir, editör ve yönetici olarak uzun yıllar çalıştı (1977-2000). O dönemde yaptığı araştırma, yazdığı yazı ve televizyon programlarıyla pek çok ödüle layık görüldü. Latin Amerika’da yaptığı çalışma 1988 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından yılın röportajı olarak seçildi. Gazetecilik ve televizyonculuk yaşamını 2000 yılında noktalayan Balcıgil'in son çalışması (2016 Mart)) bir roman ve Ela gözlü pars: CELİLE adını taşıyor. Yazarın, ilk altı romanının ismleri Ters Kanatlı Şahin , Bilginin Efendisi , Zerdüşt'ün Sırrı, Dante'nin İstanbul Cehennemi, Pisagor Tepkisi, Mason Locasında Aşk ve Kılç., 53. Risale.
Yazarın başka kitaplarını da okuyup seven biri olarak bu kitabı çok keyifle okumadım. Konular birbirine zorla bağlanmış gibi, pek de anlamlı bir bağlantı olmamış. Ayrıca didaktik diyalog başlangıçları çok belirgin, konuşmalar doğal seyrinde devam etmiyor. Ders dinler ya da anlatır gibi bir hava var.
Osman Balcıgil'in kitaplarını severim bunu okumamıştım. Kurguyu çok beğenmedim. Her şey çok tahmin edilebilir. Esas karakterlerin yaşadıkları stres dolu anlar hafif geçilmiş gibi. Sanki bir Dan Brown havası olsun istenmiş ama oturmamış hissi veriyor. Osman Balcıgil'in genel olarak anlatımı akıcı. O yüzden kitabı bir kenara atasınız gelmiyor. Ama bittiğinde de nasıl bir kitaptı öyle dedirtmedi. Halbuki Celile'yi okurken çok etkilenmiştim. Yine de gezi direnişinin izlerini romansal da olsa sağlanması açısından güzel bir kitap.
Osman Balcıgil beğenerek okuduğum bir yazar olmasına rağmen bu kitabı kendimi zorlayarak bitirdim. Kitabın gezi olaylarını anlattığını düşünerek almıştım ama gezi olayları fonda ve çok yüzeysel kalmış. Her şey çok yüzeysel. Kitap çocuk kitabı gibi. Diğer öykü ise Dan Brown kitaplarına benzer bir öykü, fakat kötü bir taklitten öteye geçememiş. Dialoglar yapay, anlatım derinliksiz. Zorlama bir kitap olmuş.
Gezi Direnişi'nden anlatılar, olaylar, durum değerlendirmeleri olmasına rağmen kitaba daha çok yıldız vermek isterdim ama kurgu ve diyaloglar basit olmuş; özellikle, kitabın sonu çok hızlı bir şekilde bitirilmiş. Kitaptan tat alamadım ama Gezi ile ilgili kısımları okurken o günleri; polis ve AKP zulmünü tekrar hatırlamış oldum.
Gezi direnişinden ilham alan iki genç papaz ve kızın BÜYÜK YALANI ortaya çıkarmak için giriştikleri müthiş macera , bir solukta keyifle okuyacağınıza eminim