Hunlar'ın varlığından Çin tarihi kaynakları sayesinde haberdar olduk. Muhtemelen bu isim, halkın kendisinden çok daha sonralarına kadar yaşamıştır. Bu ismi kullanan halklar bundan binbeşyüz yıl önce tarih sahnesinden silinmiş olmalarına rağmen, biz bugün Hunlar'ı daha iyi tanımaktayız. Halbuki Hunlar'ın çağdaşları olan birçok komşu halkları bugün sadece mütehassıs tarihçiler bilmektedirler. Çünkü Hunlar dünya tarihinde derin izler bırakmışlardır. Onlar Asya'dan Batı'ya yönelerek orada Ural çevresinde Ugorlar arasına karıştılar ve çok geçmeden onlarla kaynaşarak Avrupalılar'ın Gunlar [Kun] ismini verdikleri yeni bir millet olarak ortaya çıktılar. Bugüne kadar Gun kelimesi genelde bize vahşi bir yırtıcıyla eş anlamlı olarak görünmüştür ve bu da tesadüfi değildir. Çünkü Hunlar bin yıl boyunca sadece devlet kuran bir halk olarak değil, aynı zamanda genelde devlet yıkan bir millet olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
Lev Nikolayevich Gumilev (Лев Гумилев) was a Soviet and Russian historian, ethnologist, anthropologist and translator. He had a reputation for his highly unorthodox theories of ethnogenesis and historiosophy. He was an exponent of Eurasianism. According to geographer Mark Bassin, Lev Gumilev, whose books have now sold millions of copies, can be compared in terms of influence to Herodotus, Karl Marx, Oswald Spengler or Albert Einstein.
insan okudukça atalarına ve bozkır halklarına daha çok saygı duyuyor. etnik olarak yüzde yüz olmasa bile dil olarak hunların torunlarıyız. 24 hun boyu aynen 24 oğuz boyu olarak kalıyor. 300 bin kişiden olusan bir kavim nasil 30 milyon insana kök sökturuyor okuyun ve gorun. Gumilev (Gumiloff diye okunur) usta sayesine cosuyorum okudukca. Daha sirada "Eski Turkler" ve "Muhayyel Hukumdarligin izinde" kitaplari var, ama ne yazik ki basili edisyonlari var, Hunlar gibi e-kitap degil. Kindle'da okumasi ayri bir zevk!