Büyükada'nın yalnız kışlarında ötekileştirilen yaslar ve kimlikler…
Lâçin çok üzülür diye duruyorduk heykel gibi. Bir anımız kalmamıştı geçmişte, ne bir gölgemiz, oturduğumuz yerde ölüyorduk. O gece Lâçin saç diplerimize yağdı. Kucaklarımıza küçük, kardan kediler yaptı. Alınlarını okşadık donmuş parmak uçlarımızla. İsimler verdik her birine. Kendi uydurduğumuz fırtına isimleri. Köpekler hep yağdanlıktır zaten fırtınası, kara kediler uğursuz değildir fırtınası, sobamızı söndüren bizden değildir fırtınası, göğsünde uyuduğumu unutma fırtınası, bana bir isim verme fırtınası, kardan kediler kısırlaştırılamaz fırtınası (…) seni çok özlüyorum fırtınası, hafta sonları geçmek bilmiyor fırtınası, kokona kediler fırtınası bu kediye Lâçin mavi küpesini takmıştı- giderim öleceğimi anladığımda fırtınası, mevsimli soğuklar, mevsimli soğuklar, mevsimli soğuklar…
1977 tarihinde İstanbul’da doğdu. 1995-1997 yılları arasında çeşitli dergilerde öyküleri yayımlandı.1997- 2009 yılları arasında yazmadı. 2009 yılında yeniden öykülerine geri döndü.
Notos, kitap-lık, Sözcükler, Sarnıç, Dünyanın Öyküsü ve İzafi dergilerinde öyküleri yayımlandı.2012 yılında Karakış Üçlemesi’nin ilki olan Öteki Kışın Kitabı, Alakarga Sanat Yayınları tarafından yayımlandı. Bu kitapla 2013 Yunus Nadi Öykü Ödülü’ne değer görüldü. Üçlemenin ikincisi, Gerçek Adı Süreyya adında bir roman.
Türk edebiyatında eşine az rastlanır bir öykü kitabı. Türk öykücülüğünün vardığı önemli noktalardan biri. Bora Abdo, öykücülüğümüze nefes aldırmış. Mutlaka okuyun derim.