Nikola Tesla was a Serbian-American inventor, electrical engineer, mechanical engineer, and futurist. He is best known for his contributions to the design of the modern alternating current (AC) electricity supply system. Born and raised in the Austrian Empire, Tesla first studied engineering and physics in the 1870s without receiving a degree. He then gained practical experience in the early 1880s working in telephony and at Continental Edison in the new electric power industry. In 1884 he emigrated to the United States, where he became a naturalized citizen. He worked for a short time at the Edison Machine Works in New York City before he struck out on his own. With the help of partners to finance and market his ideas, Tesla set up laboratories and companies in New York to develop a range of electrical and mechanical devices. His AC induction motor and related polyphase AC patents, licensed by Westinghouse Electric in 1888, earned him a considerable amount of money and became the cornerstone of the polyphase system which that company eventually marketed. Attempting to develop inventions he could patent and market, Tesla conducted a range of experiments with mechanical oscillators/generators, electrical discharge tubes, and early X-ray imaging. He also built a wirelessly controlled boat, one of the first ever exhibited. Tesla became well known as an inventor and demonstrated his achievements to celebrities and wealthy patrons at his lab, and was noted for his showmanship at public lectures. Throughout the 1890s, Tesla pursued his ideas for wireless lighting and worldwide wireless electric power distribution in his high-voltage, high-frequency power experiments in New York and Colorado Springs. In 1893, he made pronouncements on the possibility of wireless communication with his devices. Tesla tried to put these ideas to practical use in his unfinished Wardenclyffe Tower project, an intercontinental wireless communication and power transmitter, but ran out of funding before he could complete it. After Wardenclyffe, Tesla experimented with a series of inventions in the 1910s and 1920s with varying degrees of success. Having spent most of his money, Tesla lived in a series of New York hotels, leaving behind unpaid bills. He died in New York City in January 1943. Tesla's work fell into relative obscurity following his death, until 1960, when the General Conference on Weights and Measures named the International System of Units (SI) measurement of magnetic flux density the tesla in his honor. There has been a resurgence in popular interest in Tesla since the 1990s.
Yukarıdaki aforizma, kitabın ilk ve giriş aforizması. Zaten burada insanı bir bağlıyor. Tesla'yı biliyorsunuz Sırp bilim insanı. Elektrik ve manyetizma ile ilgili çalışmaları ile çağının çok ötesine geçmiş birisi.
Tesla her ne kadar bilim nedeniyle, biraz da Amerika'da yaşadığı için olsa gerek pek çok geri düşünceyi kafasında yıkmışsa da milliyetçiliği yıkamamış. Sırp miliyetçisi olduğunu şu sözlerden anlayabiliyoruz:
"En heyecanlı kısmı da, umutlarım gerçekleştiği taktirde, bunların bir Sırp'ın yapmış olmasıdır." (s.11)
Ancak milliyetçi olmasına rağmen barışçı bir insan da! 13. sayfada yer alan aforizmasında savaşı vahşi bir eylem olarak nitelendirip gelişimin önünü tıkadığını vurguluyor.
Tesla, bir çok yerde geleceğe dair kehanetlerde bulunuyor. Bunları yaparken inanılmaz bir özgüvene sahip. Pek çok kehaneti de gerçekleşmiş durumda. Özellikle cep telefonunu önceden öngörmesi muazzam. Örneğin 50. sayfadaki aforizmaya bir bakın. Kablosuz bilgi aktarımından nasıl bahsettiğine... Lakin kitabı okudukça Tesla'nın "ilk söyleyen olmak, söylemiş olmak" ve geleceği öngörmeyi takıntı haline getirmeye başladığını görüyorum. Hatta öyle ki, Einstein'in atomdan enerji elde etme çabasını da başarısız beyhude bir uğraş olarak görmek gibi başarısız öngörüleri de var. Ömrü içerisinde 1945'teki atom bombasını görememiş olmasına üzüldüm çünkü belki bu aşırı özgüvenini törpülerdi.
Tesla'nın aynı zamanda cinsiyetçi bir tavrı var. 17-18. yüzyılda yaşamış olsaydı çağına göre normal görülebilirdi ancak 1943'te ölmüş birisi olarak Russell gibi Sartre gibi sayısız düşünür ile teması olmalı. Şu satırlara bakalım;
"Kadınların yeni alanlarda girişimde bulunmaya başlaması ve liderliği yavaş yavaş ele geçirmeleri kadınsı hislerini köreltip nihayetinde tamamen yok edecek, annelik içgüdülerini ortadan kaldıracaktır." (s.26)
Derin bir psikoloji cehaletini, ön yargıyı ortaya koyan bu sözler Tesla gibi bir biliminsanından beklenmeyecek türden öyle değil mi? Liderliği ve gücü erkek alanına dahil edip kadınların bu alana girebilmesi için kadınlıklarını bırakmaları gerektiği gibi hastalıklı bir düşünceden besleniyor. Annelik içgüdüsünün adı üstünde "içgüdü" olduğunu ve kaynağının hormonlar gibi biyoloji yani beden olduğunu da biliyor olması beklenirdi. Nitekim bir içgüdüyü sadece "lider" olarak bütünüyle nasıl yok edebilir insanlar? Peki erkekler neden iktidar olduklarında "babalık" kaybına uğramıyorlar? İşte kurgunun basitliği buradan geliyor.
Tesla aynı zamanda 19. yüzyıla kadar son derece moda olan "eter" gibi kavramlara da inanıyor. Kozmolojik görüşünde dinin yeri tartışmalı olsa da biraz deistik görüşler sezdim. Şunda örneğin;
"Beynim sadece bir alıcıdan ibarettir; evrende ise bilgiyi, gücü ve ilhamı aldığımız bir öz vardır." (s.60)
Yalnızca bu kitaptan yola çıkarak Tesla'nın elektriği aslında gizemli, tanrısal bir öz olarak gördüğü düşüncesine kapıldım. Zira evrendeki gizemli bir öz ile elektrik ile bağlantı kurduğumuza inanıyor. Bir nevi panteistik bir görüşe de benziyor. Doğanın kendisinin büyük bir elektrik gücü olduğu, belki de elektriğin kendisinin bir tanrı olduğu düşüncesini besliyor olabilir. Tesla konusunda ileri okumaları olanların yorumlarını dinlemek isterim.
Sıklıkla vurgulanan bir düşüncesi var o da ufacık bir düşüncenin dahi evreni etkileyebileceği (s.63) görüşü. Dawkins herhalde bunu homosentrik dünya görüşü ile yorumlardı. İnsan kendisini gerçekten çok önemli bir varlık olarak görüyor. Yani acaba insan kendisini hayatın anlamı, evrenin anlamı olarak mı görüyor? Anlayamıyorum bu kadar iddialı varsayımları.
Nedir ki insan? Sorarım şimdi. Yolda yürürken kafasına düşen bir maden suyu şişesi ile tak diye ölebilecek kadar basit bir biyolojik makine. Düşüncesi ile yıldızları hareket ettirebileceğine inanması onu sadece gülünç yapıyor. Homosentrizm bu nedenle bana her zaman komik gelmiştir.
Yukarıda atom ve Einstein konusunda öngörüsünün başarısızlığından bahsetmiştim. Üşenmeyelim onu da atıflayalım; "Atom enerjisi fikri yanıltıcıdır fakat insanların zihninde öyle güçlü bir etki bıraktı ki, yirmi beş yıldır aleyhinde konuşmama rağmen hala bu enerjinin gerçekleştirilebileceğini düşünenler vardır." (s.92)
Dünyada şu an 440 nükleer santral var ve dünyanın tüm enerji ihtiyacının %10'u* bunlar tarafından üretiliyor. Dolayısıyla Tesla'nın öngörülerini her zaman "başarılı" kabul etmek hatalı olabilir. Şu an dünya enerji ihtiyacının %32.72'sinin** hala kömürden sağlandığı düşünüldüğünde bunların tükenmesi durumunda bu %10'luk istatistiğin daha da yükseleceği beklenebilir.
Dolasıyla evet Tesla bir dahiydi ama bir kahin değildi, insan üstü özelliklere sahip değildi. Onun da gözü kara bir hayran kitlesi ölümünden uzun yıllar sonra oluştu. Ancak Edison, Einstein ve sayısız bilim insanına gösterilen hürmetten ne fazlası gösterilebilir ne de eksiği...
Cep telefonlarından, uçaklara, savaş gemilerinden, denizaltılara, radarlara, floresan, aydınlatma, ozon yöneticisi, radyo, jeneratör, motor, ses frekanslarına sayamadığım ve akımın başka yerlere taşınmasına hatta ve hatta okyanustaki suyun buharlaştırılıp; bulut olup istenilen tarım alanına yağmur olarak yağdırılmasını bile yazmış. HAARP teknolojisinin temellerini Tesla atmış. Gerçekten insanüstü bir kişilik. Nobel ödülünü kabul etmemiş dünyada tek kişidir.
“Sonsuza giderken bütün kuvvetler mükemmel bir uyum yakalarlar. Bu sebeple tek bir düşüncenin enerjisi, evrenin devinimini belirleyebilir.”
Nikola Tesla'yı tanımak açısından bana faydalı bir kitap oldu. Daha öncesinde yaptığım araştırmalardan kendisinin ne kadar dahi olsa da popüler kültür tarafından şişirilmiş olduğu farketmiştim. (Bu konu hakkında yazılmış Evrim Ağacı'nın makalesini okuyabilirsiniz http://www.evrimagaci.org/makale/153)
Dikkatli bir okuyucu bu kitaptan da Tesla'nın aslında bir çok hatası olduğunu anlayabilir. Fakat benim kitaba 3 puan vermemin sebebi Nikola Tesla değil, yayıncı. Çok satan olma gayesiyle basılmış olduğunu düşünüyorum çünkü yazım hataları bir kitap için o kadar fazla ki. Üzerine düşülmeden hemen piyasaya sunulmuş, "Ne de olsa satılır" diye düşünülmüş bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Yine de, Tesla'yı yakından tanımak isteyenler, nasıl düşündüğünü anlamak isteyenler için önerebileceğim bir kitap. Maksimum 1-2 saatlik okuma ile bitirebilirsiniz zaten.
Nicola Tesla. Adam bir dahi, üstelikte trafo denen cihazın mucidi. Şimdi o cihazdan milyonlarcası çalışıyor dünyanın heryerinde. Hepimizin evlerine kadar girdi. Yani dünyaya çağ atlattı bu adam. Elektriğin ne olduğunun bile doğru düzgün bilinemediği bir zamanda aldı elektriği şeklini şemalini değiştirdi. Elektromanyetizmayi keşfetti. Adamın icadının açtığı kapının ardından dev gibi bir sektor çıktı ve şimdi de ben o sektörde çalışıyorum.
İşte bu kitapla bu deli dahinin iç dünyasına bir yolculuğa çıkıyoruz. Adeta bir kehanetler kitabı bu. Öncelikle başarısının sırrının çok ve sistemli çalışmak olduğunu söylemiş. Kararlı olunmalı demiş. Ardından kendi yaşadığı dönemden öncesini biraz anlatmış, sonar yaşadığı dönemden bahsetmiş, ve yine görünenin ötesine geçmiş ve bugün yaşadıklarımızı sanki burada aramızda yaşamışçasına anlatmış. Cep telefonundan. Uzay taşıtlarına kadar hepsini tarif etmiş. Sonra da demiş ki bunları büyük ihtimalle ben keşfedemeyeceğim, çünkü zamanım yetmeyecek, ancak eminim bunlar gerçekleşecek. Araçlarınızı binlerce km öteden cebinizdeki bir cihazdaki bir kaç tuşa dokunarak yönlendirivereceksiniz demiş. Kahinlik işte bu:)
Sonra Edison'a bir kaç salvo atmış. Çok çalışkan ama hıyarın teki bu, başarıya belki ulaşacaktır ancak ihtimal yok denecek kadar az demiş.
Sonra utanmamış Einstein'a çakmış. İzafiyet teorisi çok ilgi çekti ama tamamen safsata demiş. Atom enerjisi diye birşey araştırıyorlar ama hiç kasmasınlar olmaz öyle şey demiş.
Kehanetlerin hepsi de tutmuyor işte:)
Birde insanların ne kadar nefret dolu ne kadar kötü olduğunu anlatmış. Nefretiniz elektrik enerjisine çevrilebilse Dünyayı yıllarca ışıl ışıl aydınlatabilirdik demiş. Küresel ısınmadan behsetmiş. Kaynaklarımız sınırlı aman dikkat demiş.
Kısacası biraz içine kapanık bir adam olduğu çok belli ama bir inekten de ibaret değilmiş. Sadece insanlardan nefret etmiş.
O kadar çok tutan kehaneti var ki Tesla'nın bu kitapta bir sure sonra olmaz bu kadar da canım diyor insan. İnandırıcılığını kaybediyor.
Sanırım bu benim yaptığımı zamanında ona sağken yaptılar. Ona inanmadılar. Belki de benim gibiler yüzünden nefret etti insanlardan.
Efenim derler ki Marc Twain (Tom Sawyer- Huckleberry Finn) çok yakın arkadaşıymış.
95 sayfa boyunca bir dahinin zihninde olmak. Bu kitabı en güzel böyle özetleyebilirim sanırım. Bir oturuşta elinizden bırakmadan okuyabileceğiniz, "ya bu Tesla ne ileri görüşlü adammış!" cümlesini okurken sık sık tekrar edeceğiniz, -eğer çoktan haberdar değilseniz- Tesla'nın ne derece zeki olduğunu anlamanızı sağlayacak bir kitap. 5 yıldız kitaba az kalıyor. Çok ama çok sevdim.
İtiraf ediyorum, aylar önce kitabı alırken bu neymiş, içeriğinde ne varmış, ne yazarmış bakmadan rafta görür görmez alıp diğer kitapların arasına atmıştım. İlk kez böyle bir şey yaptım, neden hâlâ bilemiyorum.
İçerik, görüldüğü üzere bir aforizmalar kitabı. Nikola Tesla'dan alıntı sözler, kısa, birer paragraflık yazılar derlemesi. Tesla'yı bir nebze anlamak, düşüncelerini öğrenmek açısından güzel bir derleme olmuş. İçerisinde zamanın diğer mucitleri, bilimadamlarıyla ilgili görüşleri de yer alıyor yer yer, en hoşuma giden kısımları buralardı.
Başına oturup okumalıktan ziyade daha böyle gün içerisinde, sıkıldım ne yapsam ki zamanlarında açıp birkaç sayfa okuyup kafa dinlendirmelik bana göre.
Almadan önce gerçekten çok abartılı yorumlar okudum bu kitapla ilgili, hani insan "Nikola Tesla Allah mıdır?" demeden edemiyordu. Belki ben o insanlar kadar uhrevi değilimdir bilemiyorum ama durum da böyle olunca açıkçası çok da abartılı bir puan vermek istemedim. Hoş bir deyişler kitabı ama o kadar benim için.
Nikola Tesla'yı biraz olsun anlamak için iyi bir kitap. İleri görüşlülüğünü fark ediyorsunuz, döneminde insanların yeterince anlayaması da belki de bu yüzden.
"Yıkmak için inşa ediyoruz. Çalışmalarımızla kaynaklarımızın çoğu insafsızca heba ediliyor. İlerleyişimizi tahribatla damgalıyoruz. Gözümüzün gördüğü her yerde zaman, emek ve yaşam kaybı var. Sevimsiz bir manzara; ama gerçek bu."
Ayrıca atmosferime kattığı "Weltschmerz""Dünya Acısı" ne kadar derin bir kelime.
“Hareket halindeki bir kütle yönünün değiştirilmesine direnecektir. Aynı şekilde dünya da yeni fikirlere karşı çıkar. Fikrin öneminin ve değerinin kavranması zaman alır. Cehalet, önyargı ve atalet fikrin erken gelişimine ket vurur. Samimiyetsiz bileşenler ve bencil sömürücüler itibarını zedeler. Düşmanları ona saldırır ve onu yargılar. Ama en nihayetinde bütün bariyerler yıkılır ve yeni fikir yangın gibi yayılır.”
Cok cok keyifle ve bir nefeste okudum... Tesla ile Belgrad seyahatinde tanismis ve gunumuz teknolojisine isik tutan degerli fikir ve icatlarina hayran kalmistim.. "Varolmanin Dayanilmaz Agirligi sayesinde ise; Tesla'nin dusunce seklini ve yasadigi dunyanin cok daha otesinde fikirlerini deneyimlemis oldum.. Kesinlikle tavsiye edilecek, must bir okuma diye dusunuyorum.. sevgiler ! x
yılın son okuması :) ''nefretiniz elektriğe dönüştürülebilseydi bütün dünyayı aydınlatmaya yeterdi'' demiş tesla. yeni yıl, nefret suçlarının azalmasıyla dünyanın aydınlanmasını umut edenlerin olsun.
Bugün twitterda kişisel gelişime palavra gözü ile bakan bir grup insanı hedef alan bir tweet gördüm. Takip etmekten keyif aldığım bir hoca tarafından eleştiri tweetiydi bu ve "öyleyse biz ne için uğraşıyoruz?" diye sormuştu. Ne kadar doğru.. Biz neden uğraşıyoruz, neden okuyoruz, neden satırların altını çizip bir de üstüne düşünüyoruz?
İsabet odur ki tam o esnada "Varolmanın Dayanılmaz Ağırlığı: Aforizmalar" elimdeydi. Nikola Tesla'nın hayata dair görüşlerini, onu başarıya iten şeyleri, değer yargılarını özümsedim. Bakın anladım demiyorum; özümsedim. Kendi içimde, kişisel gelişimimi hedeflediğim geri kalan ömrümde yol gösterici varsaydım. Çok iyi geldi. Doğru bildiğim herşeyi bir mucidin ağzından dinlemek beni etkisi altına aldı. Nasıl mı? 8 yaşına kadar devam eden ikircikli karakterinden sıyrılması, manevileştirici kuvvet inancı doğrultusunda harekete girişmesi, babadan süre gelen barışçıl yanı, gelecekte kadınların çok daha yüksek olacaklarına olan inancı ve desteği, ödülsüz bırakılan mucitleri sabırlı olmaya ve şayet hataları olacaksa-ki oldukça normal olduğunu vurguluyor- heyecanla ve hızlı hareket etmeyip hatayı önceden yapmaya davet etmesi, yine insanlığı iç gözleme teşvik ediyor, başarının ilk koşulunun iç gözlem olduğu üzerine vurguları ve daha pek çok detay..
Sahiden yol gösterici.
“Edison’la tanışmamız benim için akıldan çıkmayacak bir hadiseydi. Yaşamının başında kendisine hiç fırsat tanınmamış, hiç bilimsel eğitim görmemiş birinin bunda iş başarmış olması beni hayran bırakmıştı. Oysa ben bir düzine dil öğrenmiş, edebiyat ve sanatla ilgilenmiş, en güzel yıllarımı kütüphanede geçirmiş, elime ne geçse; Newton’ın “Principia”sından, Paul de Kock romanlarına kadar okumuştum ve hayatımın çoğunu çar çur ettiğimi düşünüyordum. Ama bunun yapabileceğim en iyi şey olduğunu anlamam çok uzun sürmedi.”
Teslanın edison hakkındaki kısa yazılarını okuduğum an aklım sahiden karıştı ve şaşkınlığa uğradım. Tesla edison’ın her şeyi deneme yanılma yöntemiyle yaptığını teorik olarak uzunca düşünmediğini söylüyordu bunu bir örnekle şöyle desteklemiş; edison eğer samanlıkta iğne arasaydı ufak bir denklem ve minik bir hesaplamayla zamanından %90 tasarruf etmek yerine samanlığın altını üstüne getirerek iğneyi arardı. Ve ikinci olarak elektrik akımının kablosuz şekilde olacağına öylesine emin ki sanki yılın bu zamanlarına yolculuk edip geri dönmüşçesine konuşuyor bazı cümlelerinde, ona olan saygım oldukça arttı. Vizyonel ve fazla öngörülü bir adammış. Enerji frekans ve doğa üçlüsüne adeta taptığını da söylemeden geçemeyeceğim. Varoluşun amacının doğayı araştırmaktan geçtiğini öne sürüyor ve evrenin sırlarını sahiden keşif etmek istiyorsak enerji ve frekanslara yoğunlaşmamız gerektiğini öneriyor.
Standart aforizmalardan biraz daha farklı. Tesla’nın düşünce dünyasına, bilim ve insanlık üzerine hayallerine ışık tutan bir kitap. Kendine güveninin yanısıra, aradaki satırlarda milliyetçilik, din görüşlerini görmek de ilginç. İzafiyet teorisi hakkında söylediklerini bütün tartışmak keyifli olurdu. Dünya barışı ,insanlığın ilerlemesi ve bunların en büyük engeli cehalet için düşünceleri de okumaya değer. Kendisi öyle düşünmese de bazen mistik olarak nitelenebilecek düşünceleri de var. İlginç kişiliği , bunları okumaya değer kılıyor. Bu sayede kendi fikirlerinize katkıda bulunabilirsiniz. Tesla’nın dediği durumda olmamak için :” Benim fikirlerimi çalmaları önemli değil. Asıl acınası olan kendi fikirlerinin olmaması”
Tesla'nın düşüncelerini okuyunca ve onun zihninin içine girip düşünme yapısını anlayınca aslında kimi zaman yanlış düşündüğünü,kimsenin mükemmel olmadığını anlıyorsunuz. Tesla çoğu konularda kesin düşüncelere sahip,bu kesinliği kimi zaman farklı yönlere gidebiliyor fakat onun düşünceleriyle güzel vakit geçirmek ayrı bir güzellik. Kitap okuma açısından rahat okunuyor,not alınarak ve düşünceleri hakkında düşünerek,hayal ederek okuduğunuzda farklı bir dünyaya giriyorsunuz. Bilimin ve hayal etmenin sınırları hiçbir zaman yoktur ve olmayacaktır.
Küçük eser beni başlangıçta planladığımdan daha uzun süre meşgul etti. Tesla, bazı buluşları onlarca yıl önceden öngörmüş (telefon ve internet) dâhi bir mucit gibi görünüyor; diğer öngörüleri ise boşa çıkmış – örneğin serbest enerji. Bu serbest enerjinin refahın ve dünya barışının anahtarı olduğunu söylemişti. Genel olarak, çağdaşları tarafından sıkça yanlış anlaşıldığını düşünen, hassas bir gözlemci olduğu izlenimini edindim.
" Düşünceler baş döndürücü doruklar gibidir. Önce seni rahatsız ederler; bir an önce aşağı inmek istersin, kendi gücüne güvenemezsin. Ama sonra hayatın karmaşasından uzakta olduğundan ve bulunduğun irtifanın ilham verici etkileriyle sakinleşirsin, adımların kararlı ve sağlam bir hal alır ve sonra daha da baş döndürücü dorukları aramaya başlarsın.
'İnsan bütün enerjisini tek bir işe odaklamalı, tüm benliğiyle tek bir gerçeği idrak etmeli; işte o zaman kutsal ateş onu kavursa bile kendisinden daha az yetenekli milyonlarca kişi peşinden gelecektir. Başarmak için çok az bir şansı olsa bile gece gündüz yılmadan çalışmalı. Gelişimin büyüklüğünü belirleyen işin niceliği değil niteliğidir.'
Nikola'yı çok tanımam belki fakat genel olarak fikirlerine artık hakimim fakat çoğu düşüncesinin fantastik kaçtığını (belki çevirmenin kullandığı kelimelerden olabilir) düşünüyorum aynı zaman da günümüzde birisi "200 yıl sonra ışınlama gerçek olacak" demiş gibi fikirleri de yani çok düşünülmüş gelmedi bazıları🥲 ama bazılarını da anlamak çok zordu, çabalandığı belliydi Tavsiye ederim ☆☆☆
Belgrad'ı daha yeni gezmişken kardeşimin kitaplığında karşılaştığım kitaba bakayım dedim. Tesla her konuda fikir belirtmiş, bilim ve teknoloji ile ilgili olanlar nispeten güzel. Ama toplum, kadın tarzı konularda yazdıkları pek o kadar doğru değil gibi sanki. Ortalama diyeyim.
Tesla’nın yalnızca bir mucit olmadığını aynı zamanda mükemmel bir felsefeci ve düşünür olduğunu ortaya koyan. Konsantre yazılarla az ama öz bilgiler veren güzel bir Aforizmalar kitabı.
Büyük bir mucit olduğu tartışılmaz ama kişiliği hakkında fikir sahibi olabileceğiniz aforizmaları, bakış açınızı değiştirebilir. Ama o yine de büyük bir mucit olarak kalacaktır.