Alex foi ídolo do Coritiba, do Palmeiras, do Cruzeiro e do Fenerbahçe, da Turquia. É um dos craques que não jogaram uma Copa do Mundo. Uma razão é que competia com Ronaldinho, Rivaldo e Kaká, que se tornaram os melhores do mundo. Outra é que muitos não compreenderam a grandiosidade de seu talento. Alex, diferentemente do jogador que estava sempre com a bola, tentando uma jogada, muitas vezes, errada e impossível, esperava o momento certo para brilhar, assim como os grandes pintores impressionistas iam para os campos abertos, à espera do brilho ideal da luz para fazer suas obras geniais. Alex era muito técnico, minimalista. Em poucos lances e com poucos movimentos, decidia a partida. Não tinha excessos nem firulas. Mesmo sendo um meia armador, de passes espetaculares, fez também muitos gols, mais de quatrocentos, muitos belíssimos, magistrais. Alex, dentro e fora de campo, foi um atleta inteligente, lúcido, que falava o que pensava e que pensava antes de fazer. É um dos líderes do Bom Senso FC, que luta para melhorar o futebol brasileiro. Alex é um dos grandes da história do futebol. “O que a memória amou se tornou eterno” (Adélia Prado).
Alex'in her yaptığını onaylamaktan ziyade, çok hatalı olduğunu düşündüğüm yerler var özellikle Fenerbahçe karakterinde. Kitapta kavgalarını hiç es geçmemiş Alex.
"Efendi", "aile babası" Alex kadar, futbolda kibirli "problemli yıldız Alex" de bu kitapta. Deivid'e bilerek pas atmadığı, Aykut Kocaman'a nasıl saygısızca davrandığı (ona göre saygısızlık etmemiş ama anlattıklarından yola çıkarsak görüyoruz), kariyerinin başından beri her takımda ettiği kavgalar da kitaba dahil. Bu açıdan tam bir profil çıkardığını düşünüyorum.
Nasıl bu kadar kötü bir üslup olabilir? Keşke profesyonellerle çalışılsaydı ve muhteşem futbolcunun biyografisi de muhteşem olsaydı. Büyük hayal kırıklığı, maalesef.
Galatasaray'lı olmama ve bize çektirdiği acılara rağmen Alex'i takdir ederim - ki kitapta da buna sık sık değiniyor. Ne kadar zeki bir adam olduğunu gözlemlediğim için kendimi güzel bir kitap okumaya hazırlamıştım, büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Çok ilgimi çekmeyen Brezilya günlerinin kitabın yarısını kaplamasının ve 25 liralık fiyatının da bunda etkisi oldu.
Kitapta özellikle konuşan kişinin kim olduğunun anlatılmaması ciddi karışıklığa yol açıyor. Alex konuşurken bir alt paragrafta eşi konuşuyor, fakat cümlenin başında "Daianne dedi ki:" gibi bir giriş olmadığı için "bu adam iki saniye önce sahadaydı, nasıl tribüne gitti?" şaşkınlığını yaşıyoruz. Keşke daha iyi düzenlenseydi.
Hayatımda okuduğum en berbat çevirilerden biriydi desem abartmış olmam. Sayfaları, paragrafları geçtim bazı kısımlarda cümleler arasında bile bağlantı yok. Ya çeviri kötü ya da yazar cidden berbat bir iş çıkarmış.
Tarihlerin çoğu hatalı çevrilmiş, Alex'in iç dünyasına çok az değinilmiş ve en önemlisi Alex Türkiye'de 8.5 yıl değil de sanki 8 ay oynamış gibi geçiştirilmiş. Daha profesyonel bir iş bekliyordum. Özellikle Desailly'nin yazdığı "Kaptan" kitabından sonra ama inanılmaz hayal kırıklığına uğradım. Okumasanız da olur.
Mutlaka okunmalı. Karanlıkta kalmış bir çok detay gün yüzüne çıkıyor. Hem Fenerbahçe SK. Hem de Türkiye'de futbolun kapalı kapılar ardındaki yüzü ortaya dökülüyor.
akista, konu anlatiminda ve olay surekliliginde sikintilar olsa da icerik olarak oldukca begendim. Alex'i iyisiyle kotusuyle daha iyi tanimama sebep oldu. cok iyi bir edebi eser degil tabii ki ama her Fenerbahcelinin okumasi gerektigini dusunuyorum.
Fenerbahçe'nin efsanevi oyuncusu Alex hakkında merak ettiğiniz her şeyi bulabileceğiniz bir biyografi kitabı bu. Tamamen belgesel tarzında yazılmış, tek ağızdan değil belki Alex'in tanıdığı, futbolculuk hayatında yer etmiş tüm insanların hepsinin ağzından ayrı ayrı yorumları verilerek kurgulanmış. Biraz zor okunuyor o yüzden, ancak çeşitliliği sağlamış. Sıkılmadan takip ediyorsunuz. Kitap hakkında bilgi verip içeriği hakkında spoiler vermek istemem ancak eşinin bu kadar önemli olması, tüm hayatını etkilemesi ve gittiği her ortamda bir sorun çıkması (dolaylı veya dolaysız) ilginç geldi. Bildiğini söylemekten sakınmayan birisi Alex de Souza. Herkesin sevebileceği fakat futbol konusunda belki belli kıskançlıkların oluşabileceği birisi. Güzeldi, eğer merak eden varsa tavsiye edebilirim.
O livro conta a história de um piazinho do Paraná que conquista o Brasil e a Turquia através de seu talento como jogador e sua postura diferenciada fora das quatro linhas. Sua postura, entretanto, acabou provocando invejas e retaliações de 'traíras', mas não deixaram de desmerecer a história do, talvez, maior jogador brasileiro a nunca ter participado de nenhuma copa do mundo. Muito interessante enxergar o impacto de ações fora de campo podem impactar no andamento da carreira de um jogador, como os questionamentos a dirigentes, preparação física, gravidez familiar e até as aspirações dos filhos quanto à moradia e timing da aposentadoria.
Alex is one of the best figures in Fenerbahçe history. He is not only a talented footballer, but also a good father, husband and another humanity examples. In Turkey, he almost has scored against all Super League teams, particularly rival teams (Galatasaray and Beşiktaş), but all of the supporters love him, respect him. One of the best examples why Turkish people adore him is that “his daughter Antonia (maybe the others can too) reads Turkish National Anthem (İstiklâl Marşı)” before matchs start! He also has been symbolised for Fenerbahçe supporters by making a statue of him in Kadiköy/ISTANBUL. You can find all these and more in the book.
Kitap Alex'in futbol hayatını birçok detayıyla anlatmış, bu çok güzeldi. Ancak çevirisinden mi kaynaklanıyor yoksa aslı da mı bu şekilde yazıldı anlamadığım bir durum oldu; cümleleri Alex mi kullanmış, karısı mı kullanmış yoksa kitabın yazarı mı kullanmış belirtilmediği için karışıklık olmuş. Kitabın tek eksiği buydu.
Fenerbahçe'den ayrıldığı sayfaları okurken gözyaşlarıma hakim olamadım, tekrardan o günleri yaşadım.
Leitura fácil e cativante. Eu como admirador do Alex jogador agora me tornei admirador do Alex pessoa. Ele conta sua trajetória com sinceridade expondo suas opiniões sobre os acontecimentos com imparcialidade dando a abertura para os envolvidos nos diversos fatos exporem também seus pontos de vistas. Sua carreira foi exemplar em todos os clubes que passou, deixou saudades por todos que passou.
Kapalı kapılar ardında neler olduğunu anlatan bir kitap. Sadece Fenerbahçe'nin değil, pek çok futbol kulübünün iç yüzünü anlatıyor. Her fenerbahçelinin, okurken anılarını yad edebileceği bir kitap.
Indigo'nun iş bilmezliği ve yazarın özensizliği birleşince Alex'in güzel hikayesi maalesef anlaşılması güç bir şeye dönüşmüş. Bazı cümleleri kimin söylediği bile belli değil. Alex'in hatrına 3/5.
“Assim que rescindi, as pessoas correram para a frente da minha casa. Quem dera fosse apenas aquela noite. O pessoal fez uma autêntica romaria, uma vigília de doze dias e doze noites.”
kitabın kurgusu güzel ama kaleme alınış şeklini pek beğenmedim. çevirisi de orta karar olmuş yani çok büyük bir okuma keyfi beklemeyin. ama alex'in hatıraları adeta ders niteliğinde. çok çileli geçen bir yoldan zirveye uzanıyor kolay değil. ayrıca başta fenerbahçe olmak üzere futbol kulüplerinin nasıl yönetildiğine ilişkin pek çok ipucu barındırıyor. aynı şekilde sosyal haya ve futbol kültürü açısından bol bol türkiye-brezilya karşılaştırmaları da mevcut. okunması elzem.
Yazarın dilinden mi yoksa çeviriden mi kaynaklandığını kestiremediğim bir akıcılık problemi var. Diğer yorumlarda da belirtildiği gibi çoğu zaman kimin ne söylediğini anlamak için geri dönüp tekrar okumak gerekiyor. Türkiye ve Fenerbahçe ile ilgili kısımlarda, belki de olaylara daha hakim olduğum için daha rahat okudum ancak Brezilya dönemleri için aynı şeyi söyleyemem. Oldukça can sıkıcı.
Bunun dışında, kitabın Brezilya ağırlıklı olduğunu söylemem gerek. Belki Türkiye'de anlatmaya değer fazla sorun yaşamadığından belki de kitabın ana hedefi Brezilya'da satmak olduğundan Fenerbahçe yılları biraz hızlı geçiyor. En azından bana öyle geldi. Yine de olayların iç yüzüne dair oldukça değerli bilgiler paylaşılıyor.
Açıkçası Alex ile ilgili elimizde daha iyi bir biyografi olsun isterdim. Şimdilik elimizdekiyle idare edeceğiz ama gönül isterdi ki Türkiye'den birileri bu işi ele alarak Alex'in Fenerbahçe döneminin de hakkını veren bir iş çıkarsın. Umarım bir noktada böyle bir girişimde bulunulur.
Bütün yasadiklarini tüm çıplaklıgıyla anlatmış Alex! Aykut Hoca , Aziz başkan ve diğetleriyle iyi olmayan ilişkilerini de. Kişisel olarak Alex ' in sütten çıkmıs ak kaşık olmadıgını ve yüksek egolu karakterinden kaynaklı calkantılı futbol hayatı oldugunu düşünüyorum. Ama yine de bu durum onun bir Fenerbahce efsanesi oldugu gercegini değiştirmez!
Efsanevi bir futbolcuyu ve onun futbol yaşantısı boyunca yaşadıklarını okumak benim için çok büyük bir zevk oldu. Yalnız, olayların tarihleriyle ilgili bazı yanlışlıklar ve aktarılan diyalogların kime ait olduğuyla ilgili yaşanılan belirsizlikler kitabın kalitesini aşağıya çekiyor.
Bu kitabı okumak artık dönmeyeceğini bildiğim eski bir dostumla konuşmak gibiydi. Anlattığı her anı bizim için de birebir yaşanmıştı, hepimiz oradaydık. Biz seni haketmedik haketmedik kaptan, sen bizim için fazla iyiydin. Fenerbahçe ve Türkiye seni hiç unutmayacak ve hiç kimse senin bizden koparılışını affetmeyecek.
Öte yandan, kitabın çevirisinde çok ciddi imla hataları var ve bazı isimler birbirine karışmış durumda. Daha özenli olmalıydı.
Kitaba lafım yok da şu yazım hatalarına ve Türkçe'ye bir çözüm lütfen! Ayrıca kimin konuşmaya başladığını bilsek çok güzel olacak. Karşımızda kamera yok.