Dünya 20. yüzyılda neredeyse tüm yerküreyi kasıp kavuran iki büyük savaşa, “dünyayı sarsan” devrimlere, imparatorlukların çöküp sömürgelerin bağımsızlıklarını kazanmasına ve sonra da iki büyük sistemden birinin yıkılışına tanık oldu. İnsanoğlu 20. yüzyılda Ay’a gitti, uzayı keşfe çıktı, teknoloji ve iletişim devrimiyle dünyayı küçülttü, ama diğer yandan gezegenin tüketilmesi, çevre felaketi, açlık, yoksulluk daha önce görülmemiş boyutlara ulaştı.
Değerli tarihçi Prof. Dr. Sina Akşin, çelişkilerle dolu bu çağın siyasi tarihini, onu hazırlayan koşulları da ele alarak anlatırken esprili ve ince üslubuyla okuyucuyu da bir devrialeme çıkarıyor. Kısa 20. Yüzyıl Tarihi, Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya, Rusya’dan Çin’e, Batı Avrupa’dan Balkanlar ve Doğu Avrupa’ya, Japonya’ya kadar çok geniş bir coğrafyadaki siyasi gelişmeleri özetlerken, Türkiye’yi de bu genel seyir içine yerleştiriyor ve ülkemizin geçen yüzyıldaki macerasına daha kapsamlı bir perspektiften bakma olanağı veriyor. 18 harita ve 100’den fazla fotoğrafla zenginleştirilen Kısa 20. Yüzyıl Tarihi, tarihi keyifle okuyup öğrenmek isteyenlerin vazgeçemeyeceği bir başvuru kaynağı olacak.
Sina Hoca'nın kendine özgü bir yaklaşımı ve tarzı var. Kısa Türkiye Tarihi'ni okuyanlar, Kısa 20. Yüzyıl Tarihi'nde de bu tarzı yadırgamayacaktır. Kitap nitelikli, incelikli ve gerçekçi bir kitap. Türk Devrimi'ni, emperyalizmi, 20. yüzyılı utkuyla kapatan küresel kapitalizmi yerli yerine yerleştiriyor. Bu anlamıyla başlangıç düzeyi için oldukça verimli, ancak daha ileri düzeyde okur için tek başına yeterli değil.
600 sayfaya yakın bir 20. yüzyıl tarihinin, üstelik bu yüzyılı özü bakımından beceriyle anlatmasına karşın, 'kısa' diye nitelenmesini kitabı okumadan önce yadırgamıştım. Kitabı bitirdikten sonra görüyorum ki Sina Hoca belirli olayları ve konuları derinlemesine incelemiş, kendi yaklaşımıyla yorumlamış. Pek çok şeyiyse anlatıp geçivermiş. Bu bakımdan bunun 'kısa' bir tarih anlatımı olması anlamlıdır, çünkü çok daha uzun olabilirmiş, belki olsa daha iyi olurmuş. Tek başına yeterli bulmamam bundan. Anlatımın kapsam ve derinliğinde yer yer göze çarpan bir dengesizlik var. Okuyucu, özellikle başlangıç düzeyindeki okuyucu, bazı konularda çok doyurucu bilgi ve yorum edinirken, bazı konularda yanıttan çok yeni soru bulacak. Gerçi bunun kaçınılmaz olduğu da öne sürülebilir, çünkü kaç sayfa yazarsanız yazın bir şeyler eksik kalacak.
Türk tarihçiliği 20. yüzyıla üvey çocuk gibi bakıyor. Bu dönem, yaşamsal önemine karşın kimsenin umurunda değil. Herhalde okuduğum en iyi 20. yüzyıl tarihi hala Metin Aydoğan'ın 'Yeni Dünya Düzeni Kemalizm ve Türkiye'si. Metin Hoca bir tarihçi değil, kitaplarının örneğin bu kitapla eş düzeyde görülebilmesi için çok kapsamlı bir editörlükten geçirilmesi gerekiyor. Ama Metin Hoca, Türk Devrimi'nin 21. yüzyıldaki en önemli düşüncülerinden. Sina Hoca ise büsbütün tarihçi. Kısa 20. Yüzyıl Tarihi de, Sina Hoca'nın özgün biçemiyle birlikte ve kaçınılmaz eksikliklerine karşın Türkçe yazılmış en iyi 20. yüzyıl tarihlerinden kuşkusuz. Türk tarihçilerin 20. yüzyıla daha çok eğilmesi gerekliliğini bir yana not düşerek, 20. yüzyılla ilgilenen Türk okurun belirli boyutlarda bu kitaptan, belirli boyutlarda da örneğin Metin Hoca'nın kitaplarından yararlanması mantıklıdır.
Kitapla ilgili burada yapılan yorumlarda dikkat çeken bir 'yanlılık' vurgusu var. Eğer sözü edilen şey Sina Hoca'nın anlatıcı olarak ara ara kitabın içinde somut olarak belirivermesi değil de yüzyıla genel yaklaşımıysa, bu vurgunun haksız ve kendi başına öznel bir yorum olduğunu belirtmek gerekiyor. Bunu söyleyen arkadaşlar ya kitabın emperyalizme emperyalizm demekten, gericiliğe gericilik demekten çekinmeyen gerçekçiliğinden rahatsızlar ya da ruhsuz ve hiçbir yere bağlanmayan göstermelik bir tarihçiliğe alışmışlar, bunu iyi bir şey sanıyorlar. Kitabın gerçekçi ve nesnel bir kitap olduğunu, bu akılsızca yorumlarla kafası karışabilecek okura duyurmak gerek.
Kısa 20. Yüzyıl Tarihi, Türkiye'de yeterince ilgilenilmeyen bir alanda yapılmış nitelikli, verimli, özlü, üstelik olağanüstü rahat okunan bir çalışma. Bu, yine, Sina Hoca'nın tarih yazımında ilgi çekici bir okuma deneyimi sunmaya ilişkin duyarlılığından kaynaklanıyor. Yazılacak daha kapsamlı, daha nitelikli 20. yüzyıl kitapları, Sina Hoca'nın bu hoş çalışmasından izler taşıyacaktır herhalde.
Keşke bir önsöz yazılsaymış. Keşke aynı paragrafta peşpeşe cümlelerde bakış açıları ve kipler değişirken keskin geçişler yapılmasaymış. Keşke Sina Akşin, ya biraz uzaktan baksaymış ya da "bir ulusalcının gözünden 20. yüzyıl" adını verseymiş eserine.
Sina Akşin'in bu kitabı 20. yüzyılın küresel tarihiyle ilgili genel bir fikir edinmek isteyenler için son derece faydalı, kolay okunur ve konuları bakımından da kapsamlı olduğunu söyleyebileceğim bir kitap. Dili 'akademik soğukluk' ve 'atıfçılık'tan uzak; bu bakımdan 20. yüzyıl tarihi üzerine ilk defa okuyan bir kişi için ideal bir seçim olabilir. Ancak konularla ilgili biraz bilginiz ve fikriniz varsa -kapsamı geniş olsa da- bu kitabın yeterli olmayacağını söylemek gerekir; kolay okunurluk amacıyla yazılmış olduğundan saptamalar veya yazarın ulaştığı sonuçlar bazen tek boyutlu, peşin hükümlü görünüyor. Bunda yazarın açıkça yazarak belirttiği öznel görüşlerinin ve bu görüşleri ifade etme biçiminin de şüphesiz payı var. Belki kendi dünya görüşünü ve bu görüş üzerinden Türkiye'yi değerlendirme biçimini de fazlaca açık etmiş olmasından rahatsız olup kitabı beğenmemiş okurlar eminim vardır. Yine de böyle geniş bir konu etrafında Türkçede yazılmış sayılı kitaplardan biri olduğundan okumaya değer; hiç beğenmeseniz bile olaylar, isimler ve kavramlarla tanışmak mutlaka yanınıza kâr kalacaktır.
Sina Akşin'in Kısa 20. Yüzyıl Tarihi kitabı, bu hocamızın Kısa Türkiye Tarihi'nden sonra okuduğum ikinci kitabı. Bu kitabında da maalesef tarihi olaylara nesnel bir bakış açısı bulmak söz konusu değil. Bununla birlikte 20. yüzyıl tarihi tamamen politik olaylar silsilesine indirgendiği için o aradığım daha canlı, ekonomik ve sosyal olayları da detaylı içeren tarih anlatımını bulamadım. Eminim ki piyasada 20. yüzyılı anlatma amacına hizmet edip daha başarılı bir sonuca erişen yerli/yabancı kitaplar vardır. Bu diğer kitapları denemenizi tavsiye ederim.