Nedim Gürsel, okurlarını Akdeniz’in en sıcak, en ateşli ve de en "kanlı" ülkesi İspanya’da bir yolculuğa çıkarıyor… Nedim Gürsel edebiyat, tarih, mimari ve resmin kesişme alanlarını göz ardı etmeden İspanya’da bir yolculuğa çıkarıyor okuru; Madrid’den Toledo’ya, Barcelona’dan Santiago de Compostela’ya ve elbette Endülüs kentlerine götürüyor. Bu kitabın bir başka özelliği de boğa güreşi ile El Greco ve Goya’nın yapıtlarına bir yazar gözüyle bakması. “Sierra Nevada’nın karlı yamaçlarına sırtını dayamış kırmızı surları, kuleleri, su sesine aşina iç avluları ve kûfi yazılarıyla günbatımında yeşilin içinden fışkıran Elhamra Sarayı’nın fotoğraflardaki gizemli çekiciliği miydi bende bu yolculuk isteğini uyandıran, yoksa Lorca’nın şiirleri mi? Şair bu dünyadan erken ayrılacağını sezmiş gibi en doğal Endülüs manzarasını betimlerken bile, aynı toprağın ressamları Murillo ve Zurbarán’ın da tablolarından hiç eksik etmedikleri ölümü düşünmekten kendini alamıyordu. Onun dizelerinde gizemli bir görünüşü vardı Kurtuba’nın, ay kırmızı, at karaydı. Ve Kurtuba surlarında ölüm gözlüyordu yolunu. Belki de Münir Nurettin Selçuk’un bestesi sayesinde çoğumuzun en azından bir beytini ezberlediği Yahya Kemal’in ‘Endülüs’te Raks’ıydı beni oraya çeken.
Nedim Gürsel was born in Gaziantep, Turkey, in 1951. He published his first novellas and essays in Turkish literary magazines in the late 60s. After the coup d’état in 1971, he had to testify in court for one of his articles. This led to his decision to temporarily reside in France. He studied Comparative Literature at the Sorbonne in Paris and completed his dissertation in 1979 on Nâzim Hikmet and Louis Aragon. Gürsel then returned to Turkey, but the military putsch of 1980 sent him back into exile in France. He first wrote articles and travel reports which were published in 'Le Monde', as well as in the Turkish newspapers 'Cumhuriyet' and 'Milliyet'. Today he teaches contemporary Turkish literature at the Sorbonne and directs the Centre National de la Recherche Scientifique.