Etrafını saran kötülüklerden kaçıp kurtulmak mümkün değilse, kalıp savaşmayı tercih etmelisin. Elif öyle yaptı. Başına gelen her kötü şeyde yeniden ve yeniden ayağa kalkmayı başaran bir genç kızın hikayesi Karanlık Aşk.
Her şeye rağmen; yaşamanın, sevmenin, direnmenin ve karşı koymanın hikayesi…
Demir Kara’nın soğuk ve karanlık hayatının, sıcacık bir sevda ile nasıl değişmeye yüz tuttuğuna, gençlikten yetişkinliğe bu sevgi ile yürürken, bir genç kızın ve bir genç adamın birlikte nasıl değiştiğine şahit olacaksınız.
Bitti.. 1. kitabı da ele alarak ikisinin ortak bir yorumunu yapmak isterim hazır bilgisayarda iken. Çok fazla olumsuz yorum duymuş olduğum bu kitap hakkında ben tam tersi kötü fikirlere sahip olmadım aslında. Tatildeyken kitapsız kalıp,rastgele bir kırtasiyeden öneri ile almış olduğum bu kitap nedense bende herkesten farklı bir etki yarattı. Herkesin tecavüzün hafif bir konu olarak ele alınmış olması ile ilgili şikayetleri vardı. Çoğu yorumda insanlar bu kitaba "boş harcama" adını vermiş olsa da, ben okuyunca pekte bir şey kaybedilmeyeceğini düşünüyorum. Ne kaybedebiliriz ki? En fazla 25 liramızı.. :) Kitabın kusurları yok muydu? Tabii ki vardı. Ama yinede okunmaya değerdi bence. Tecavüz tabii ki hafif bir olay değil, kaldırılamayan ve neredeyse tüm genç kızların en büyük korkusudur hatta. Yazar Tuğçe Aksal ise, tecavüze uğrayan bir genç kızın hayatına nasıl devam ettiğini,edebileceğini anlatmış bizlere. Kimine göre doğru,kimine göre yanlış. İki kitapta da gözüme batan en büyük şey yaşanan olayların liseli gençler tarafından yaşanıyor olmasıydı. Bende lisedeyim ve henüz böyle şeyler yaşadığım mükemmel bir hayatım olmadı. Garibime giden noktalar oldu. Zenginlik seviyesinin fazlaya kaçtığını ikinci kitapta daha çok görüyoruz. Bunlar haricinde pekte diyecek bir şey kalmıyor aslında bana.. Tek tek karakterleri incelemeye gelirsek; Elif Sancak: Başkarakter olan bu kızımızın tecavüze uğradıktan sonra yeni hayatına atılmasını okuyoruz bu kitapta. Elif (bir diğer adıyla Effy), tam bir çılgın liseli! Motor ve araba sürmeyi,hız yapmayı çok seviyor ve ayrıca çok güzel dans eden, sokak dansı delisi/meraklısı bir kız. İki kitapta da bu karakterimizin sürekli bir ezilme,sürekli ağlama içerisinde olması beni bunaltmadı diyemem. Ama yine de kanım sana çok ısınmıştı be Effyyyyyy!! Demir Kara: Okulumuzun asi çocuğu. Adnan Kara'nın tek veliahtı. Kardeşini babasının karanlığı yüzünden kaybetmesi onu karanlığa bulaştırmış; yüreksiz,sevgisiz,güçlü bir çocuğa dönüştürmüştür. Demir'in beni rahatsız eden özelliği her önüne gelen insana emir vererek yaklaşması ve yenilmez olduğunu düşünmesiydi. Onun haricinde (gözümde canlandırdığıma göre) çokta yakışıklı bir karakter olduğunu söylemeden edemeyeceğim :) Son olarak 1. kitabı bir günde bitirmeme rağmen bu kitabın biraz daha uzun sürmesini birazcık sıkılmış olmama bağlayabiliriz. Aman sakın ha, 2. kitabı alıp yarıda bırakmayın çünkü sizi hayal edemeyeceğiniz bir son bekliyor. Öf!! Çok güzeldiiiiii..
Esasında ilk kitabı beğenen biri olarak bu kitabı merakla beklemiş ve çıkar çıkmaz almıştım; ancak beklentimi boşa çıkardı. İlk kitaba getirdiğim en büyük eleştirimi bunda da devam ettiriyorum ve lise sıraları için yaşananların çok fazla olduğunu bir kere daha dile getiriyorum. Ayrıca bu kitabı okurken sayfa sayısını biraz daha uzatmak için olay üstüne olay yaratılmış hissi verdi. Dediğim gibi bu olayların baş kahramanlarının halen lise sıralarında oturan insanlar olması da inanılırlığını fazlasıyla azaltıyor. Tamam kitapların büyük kısmı kurgudan ibaret olsa da insan okurken kaptırıyor kendini ve yaşananları gerçek kabul ediyor. İşte o noktada iyide bu çocuklar daha lisede diye aklına gelince tüm o gerçeklik hissi pufff yok oluyor. Haaa yine de keyifli diyaloglar var. Okunası bölümler var. Ama diğer kitabın yanında bu hayal kırıklığı oldu.
Allah kimsenin karşısına Demir gibi hasta Elif gibi mal birini çıkarmasın. Bu nasıl bir kitap ya gerçekten hayatı sorguluyorum. Ayrıca bir diğer sorguladığım konu ise bu kitabı basan yayinevi. Kitap yazım hatası dolu bunun yanında sanırım boşluk tuşları bozuk çoğu cümle hep bitişik yazılmış anlam veremedim. Bu kitabın son okumasını nasıl yaptılar, bu kitabın editörü ne iş yapmış aslaaaaa anlam veremedim.
harbiden hayatımda okuduğum en saçma seri oluyor, bu ne iştir arkadaş. Yok ben senin babanı öldürdüm ama oğlumdan öç almam gerekiyordu özür dilerim kızım. İstisnasız her seferinde de olan olaylar hep Effy'ye oluyor, Neden mi? Çünkü bu hikayenin acıların kadını olmaya yemin etmiş ve bunu kendisine layık gören biri
This entire review has been hidden because of spoilers.