Jump to ratings and reviews
Rate this book

Serin Mavi - Behçet Necatigil'den Eşine Mektuplar

Rate this book
Behçet Necatigil’in, uzak-yakın gittiği yerlerden ailesine yazdığı mektuplar Serin Mavi’de... Şiirlerinde olduğu gibi mektuplarında da “ev-aile-yakın çevre üçgeninde” dolaşıyor Necatigil. Kitabın yeniden gözden geçirilen ikinci baskısı, usta şairin sesini biraz daha yakından duyuruyor bizlere. Şiirleriyle bir bütün oluşturan gündelik yaşamını, yakın çevresini tanıma olanağı sunuyor.

118 pages, Paperback

First published January 1, 1999

37 people want to read

About the author

Behçet Necatigil

89 books38 followers
Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'da doğdu. Kastamonulu Babası Necati Efendi, annesi Bedriye Hanım’dır. Hasta olan annesi, şair henüz iki yaşındayken vefat etti.
1936'da Kabataş Erkek Lisesi'nin edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.İstanbul Yüksek Öğretmen okulu ve edebiyat bölümünden mezun oldu. Kars'ta, Zonguldak'ta, Kabataş Erkek Lisesi'nde ve İstanbul Eğitim Fakültesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Kabataş Erkek Lisesi'nde Demir Özlü, Hilmi Yavuz gibi yazar ve şairlerin öğretmeni oldu.
İlk şiiri, lise öğrencisi olduğu yıllarda Varlık Dergisi'nde çıktı. O tarihten ölümüne kadar hep eserler verdi. Şiirlerinde evler, aile, çevre, aşk, bunalım, hastalık, yalnızlık ve ölüm temalarını işledi. Eski ve yeni kelimeleri ustaca şiirine yerleştirdi. Sağlam ve tutarlı bir şiir dünyası oldu.
Şiir kitapları dışında, düz yazılarını topladığı Bile/Yazdı adlı eseri de bulunmaktadır. Almancadan çeviriler yapan Necatigil, radyo oyunları da yazmıştır. Bu alandaki çalışmalarını; Yıldızlara Bakmak (1965), Gece Alevi (1967), Üç Turunçlar (1970), Pencere (1975) kitaplarında topladı.
Ailesi ölümünden sonra, Necatigil Şiir Ödülü'nü her yıl verilmek üzere oluşturdu. Ayrıca Kabataş Erkek Lisesi 3 Fen-F sınıfına Behçet Necatigil Dersliği adı verildi.
Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'da doğdu. Kastamonulu Babası Necati Efendi, annesi Bedriye Hanım’dır. Hasta olan annesi, şair henüz iki yaşındayken vefat etti.
Babasının işleri nedeniyle İstanbul’dan babasının memleketi Kastamonu’ya dönüş yaşandı. Orada hastalandı şair ve yeniden İstanbul’a döndüler. 1931 yılında Kabataş Lisesi’ne orta ikinci sınıftan başladı ve 1936'da okulun edebiyat bölümünden birincilikle mezun oldu.
İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nu 1940 yılında bitirdi. Kars Lisesi’nde başladığı edebiyat öğretmenliğini, İstanbul Eğitim Enstitüsü’nde 1972 de emekli olarak sona erdirdi. 13 Aralık 1979 tarihinde ölüm kapısını çalana kadar emeklilik günlerini evinde edebiyatla yoğunlaşarak, çalışarak geçirdi. Ölümle dalga geçmesini de bilmişti şair:
"Uzayacağa benzer,
Tutuştuğumuz lades.
İşi gücü bırakıp
Mezarlığa nazır
Bir eve taşındım
Ölüm, sen beni aldatamazsın,
Aklımda!"
İlk şiiri 1935 yılında Varlık Dergisi’nde çıktı. Kastamonu’da edebiyat öğretmeni 1930 yılında Necatigil’in okul defterine şu notu düşmüştü: "Yarının iyi bir kalemine sahipsin. Boş durma, oku!" O çocuk ileride "her aşktan geriye kaç şiir kalır, ona bakalım!" diyerek aşkı şiirle sorgulayacak güçte bir şair olacaktır.
Yazın dünyasında çok çeşitli eserler verdi. Şiir başta olmak üzere, tiyatro oyunları, radyo tiyatroları yazdı. “Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü” (1960) ve 220 Türk yazarından 750 roman, hikâye kitabı ve oyunun konu özetlerini veren “Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü” (1979) gibi edebi bilim dünyasına eserler kazandırdı. Çeviri çalışmalarını Almanca dilinden gerçekleştirdi. Birçok ödül aldı; birçok kitabı yayımlandı.
Beşiktaş Camgöz Sokağı'ndaki 22 numaralı ahşap evde yaşadı önce ailesiyle. Camgöz Sokağı'nın adı artık "Behçet Necatigil Sokağı"dır. 1964 yılında yine Beşiktaş'ta, Nüzhetiye Caddesi üzerindeki Deniz Apartmanı'nın bir dairesini satın alarak oraya taşındılar. Necatigil, ölümüne dek bu apartmanın 23 numaralı dairesinde yaşadı.
Bir yazıda kullanmak üzere ajandama bir not almışım: “Yazar önce odasından çıkar, sonra evinden, sonra şehrinden, sonra ülkesinden; yazarken olgunlaşır, yoğunlaşır, esrir, yetkinleşir. Önce ülkesine döner, sonra şehrine sonra evine, sonra odasına.” Bu söylem sanki Behçet Necatigil’i anlatıyor. Evine, odasına dünyayı, evreni sığdıran bir şairdir o. Öğrencilik ve öğretmenlik yılları yani yaşamı eviyle okul arasında geçti. Çok sınırlı sayıda dostu olan Behçet Necatigil’in odası Hilmi Yavuz’un deyişiyle dünyadan büyüktür. Yalın ve dingin bir yaşamın içinde düşünsel ve dilsel fırtınalar vardır.
Necatigil kalabalıklara karışmayan özgün yaşamıyla varoluş felsefesinin biricik yaratıcı insan tanımlamasına çok uygun bir yaşam sürdü. Şiire felsefeyi yedirdi

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
14 (38%)
4 stars
15 (41%)
3 stars
6 (16%)
2 stars
0 (0%)
1 star
1 (2%)
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
Profile Image for Deniz Balcı.
Author 2 books826 followers
May 6, 2016
Behçet Necatigil benim 100. yılında çok geç keşfettiğim bir şair. O kadar zarif ki, okurken ruhuma dokunuyor yazdıkları. Kızı tarafından derlenen ve hazırlanan, şairin ayrı kaldıkları zamanlarda karısı Huriye Hanım'a ve kızları Ayşe ile Selma'ya yazdığı bu mektuplar; Necatigil'in şiirindeki ev imgesini boşuna oluşturmamış olduğunu kanıtlıyor. Evine aşık bir adam Necatigil. Karısı ve çocukları ile kapandığı ev onun saadet kaynağı. Bütün mektuplarında bir hasretlik durumu var. Şiir ve dil adına yaptığı bütün çalışmalar boyunca, çevirilerinde ve diğer çalışmalarında, evden ayrı kaldığı için ve şiirlerinin yazılması geciktiği için bir karın ağrısı var. Sızlanıyor bazı noktalarda. İlhamından ve sosyal hayatla kurduğu ilişkilerinden bahsediş şekli narin ve dürüst. Boşuna Necatigil olmamız Behçet.

10/8
Profile Image for Meltem.
28 reviews11 followers
January 10, 2021
Eşine yazdığı mektuplar bir bahar meltemi gibi naif ve huzurlu. Bu kitabı eşimle birbirimize okuyarak bitirdik. Zaman zaman ağladık zaman zaman güldük. Çok keyifliydi bizim için. Okumayan herkese tavsiye ederim.
Profile Image for Tuna Turan.
409 reviews61 followers
April 29, 2020
Behçet Necatigil benim çok sevdiğim şairler arasında yerini alır. Bu kitap şairin kızları tarafından uzun yıllar sonrasında gün ışığına çıkmasına vesile olmuş. İyi ki de olmuş. Kitapta eşine yazdığı bazı mektuplar bulunuyor ve mektuplarında şairin şiirlerinin nasıl oluştuğu hemen hemen belli oluyor. Şiirleri gibi kendisinin ve kaleminin ne kadar naif olduğunu bir kere daha anladım. Kitapta şair hakkında bilmediğim bir şey öğrendim; burnundan çok çekmiş.
Profile Image for Metin Dirim.
147 reviews5 followers
November 25, 2025
İSTANBUL, 20 Ağustos 1957 *(1)

Sevgili Eskimo,
Üçüncü mektubunu dün öğlen üzeri aldık. İkinciden sonra arayı epey açtığın için günler sayılıyordu. Nihayet geldi de merak giderildi.
Bugün hava, haftalardan beri ilk defa puslu. Belki yağmur yağar. Sıcaklık yatışır. Hem artık vakti. On gün var dikkatimi çekiyor, günler kısaldı.
Akşam tez oluyor. Yalnız henüz sıcak. Selma ile biz işin pek farkında değiliz. Lebibe anne bunalıyor. Bir şikayet sıcaklar. Gerisi iyi. Gerisi pilav, zerde.
Her şeyin çaresi ... yok. Bazı şeylerin vardır. Benim bulduğum enfes çarelerden biri bir kitabın üzerine kapa gibi kapanmaktadır. Tencerenin içi o kadar
iyi ki pilav - zerde.
Orda eve kapanıp kalma, çık gez, kendi başına da olsa kısa gezintiler yap, yürü. Ev insanı melankolik yapar. Bilirsin, pek çok şeylerim gitti evlerde.
Erkek miyim, kadın mıyım, belli değil, bilirsin. Pek çok kazançlarım da oldu, evlerde, bilirsin, hayatı küçümsemeyi öğrendim, yalnız kendime saygım arttı,
sonra kapak gibi kapanmayı öğrendim, içerde, zerde.
İşte sabah saatleri, Selma daha kalkmadı. Kalkar. Günlük çalışmama başlamadım. Başlarım. Zerde. Güzel kelime de boyuna kalemime dolanıyor. Ben
hiç zerde yemedim, güzel bir yiyecek olduğunu da sanmıyorum.
Valla ben sana burdan haber maber yazamam hanımcığım. Haber sende. Bizde mesela üç ay önce hangi olaylar var idiyse yine onlar mevcut. Benim
yazmama hacet kalmadan sen onları tasavvur edebilirsin. Yalnız, rica etti de yazıyorum. Gül hanım oğlu için Ephedrin hapları istiyor, öksürük-nefes darlığı
içinmiş. Her kapı çalınışında yukarı koşuyor, gelen her kimse selamını söylüyorum. Dünya. Dünya ve zerde. Gerisi boş. Bir de burun.Her şeyin başı burun.
Mendillerin yıkanması hususunda yeni bir metod keşfettim, Vatan gazetesine Ev-Kadın-Moda sayfasına etraflı bir yazı hazırlıyorum. Bu keşfim, çamaşırcılık
tarihinde bir devir açacak. Yaşayamadınızsa, belki sebep bir mendil... Evet, şimdi bu sonuca vardım. Belki, değil, biricik sebep mendil. Ben bu mendiller
yüzünden böyle oldum. ''Mendiller ve Tasavvuf'' konusunda Varlık'a uzun bir etüd hazırlamayı da düşünüyorum.
Sen gideli beyaz peynir yok. Bir çok şeyler yok. Bulabildiklerimizle idareye çalışıyoruz. N'aparsın.
Sen gideli mitologya sözlüğünü*(2) bitirmeye çalışıyorum, sen dönmeden bitirmek istiyorum. İki liralık kitap olmayacak ya, dur bakalım. Zorla büyütemem ki.
Ne kadar olursa. Zaten hoşlanarak yaptığım da yok. Bitsin bir an önce, tatil bitmeden bir iki şiir yazmak için bol vaktim olsun.
Tekrar yazıyorum. Sen bizi merak etme, biz her zaman başımızın çaresine bakmayı bilmişizdir. Bir evde sağlam bir kişi oldukça o evden ümit kesilmez,
bilirsin. Sen sade sık mektup yaz. Uzun mektuplar olmasa da olur. Kısa bir kaç satır.
Haydi hoşçakal sevgili Eskimo


B. Necatigil
Notlar
*(1) Eşi Huriye Necatigil, çalıştığı okul (Alman Lisesi) tarafından bir aylığına Almanya'ya gönderildiğinde yazdığı mektuplardan.

*(2) Sözü edilen kitap , Küçük Mitologya Sözlüğü, Dr. Otto Hitbrunner (ilk basım 1957, Varlık Yayınları)
Profile Image for Selda Ceylan.
83 reviews
February 3, 2018
Değil mi ki geçecek günler değil, kalacak şeylerdir asıl mühim olan.

Ve aptallıktır harcamamız kendimizi delicesine. Çünkü hiçbir şey birikemeyecektir elimizde?

Rahatımı kaçıracak -şiirden gayrı- her düşünceye boş verdim.

Ve bizim en büyük suçumuz zamanlardan faydalanmamak olmuştur.

Benim için, bilirsin, bir hali devam ettirememektir korkunç olan.

Her şeyde bir hikmet var. Ve güneşin doğuşunda ve kuşların uçuşunda ve senin beni buluşunda…

Alıştığımız, bizim olan şeyler; güzelliklerin en az güzel olanı, büyüklüklerin en küçüğü de olsa yine bizim için iyidir.

İnsanları boş ver. Çünkü bu dünyada herkes kendini düşünüyor. En kuvvetli sevgilerde bile gizli bir egoizm var. Şurada kaç günümüz kaldı dersin?

İşte nerde olursan ol, zaman geçiyor, bir sürü boşluklarla.

Ve insan dünyaya başkalarını memnun etmeye gelmiş olmalıdır… Ve tabii sezdirmemelidir mümkün mertebe bu iş için geldiğini.

Her yer, yeni geleni önce bir imtihandan geçirir.

Akşam saatleri hüzün veriyor, günün yorgunluğu keskinleştitiriyor duyarlılığı.

Yola çıkmak bir başarıdır, her başarı gibi, bir yanıyla da gözleri yaşartır.

Benim bilmediğim, ayrı bir sanat odamdan dışarda rahat olabilmek!

Her şey gönül genişliğine bağlı, unutma! Koz kabuğunda gönüller, mermerde kezzap gibi, yer oyar insanı. Oyulmalar çağı geçti, artık yola koyulmalar çağı.



Profile Image for Memed Koz.
269 reviews12 followers
July 10, 2020
Behçet Necatigil şiirlerini sevmem (bu konuda Edip Cansever ile aynı düşünürüm). Fakat mektuplarının benim açımdan daha ilgi çekici olabileceğini düşünerek almıştım bu kitabı yıllar önce, okumak şimdiye nasip oldu.
50’li yıllardan 70’lerin sonuna dek eşine yazdığı mektuplar. İnsan yaşama dair deneyimi arttıkça, yazma yeteneği arttıkça bu durum mektuplarına bile yansıyor. 50’li yıllarda yazdıklarına göre 60’lı yıllar ve sonrasında daha bir ilgi uyandırıcı fakat bunda biraz da işi gereği farklı şehirlere, ülkelere gidişlerinin başlaması da etkili. Evcimen ve ailesine bağlı birinin sık sık yaşadığı şehirden, hatta ülkeden ayrılması da ayrı bir şaşırtıcı konu ya, neyse. Ortalamanın kısmen üzerinde diyebileceğim bir mektup kitabı
Profile Image for Veli Çetin.
246 reviews4 followers
December 23, 2019
Aslında benim tarzım olmayan bir tür. Bir insanı anlamak için yazdığı mektuplar önemli ama yine de yazılan mektuplar insanın özeli olmalı. Neyse ki belli bir yerden sonra mektuplarda atıf yapılan şiirler verilmiş. Yoksa 2 verecektim.
18 reviews
April 5, 2018
Yaz sıcağında evin dipte kalan serin odası gibi bir Türkçe. Güzel bir insan. İyi gelen bir kitap.
Profile Image for Koray Sevindi.
34 reviews2 followers
February 13, 2021
Behçet Necatigil edebiyatımızın en kıymetli isimlerinden biri. Çok tanınmaması, bilinmemesi mütevazı ve naif kişiliğinden bana göre. Bu kitap da eşine yazdığı mektuplardan oluşuyor. Naif, içli ve âşık. Necatigil’i tanımak isteyenler için kıymetli bir eser.
9 reviews2 followers
July 5, 2014
Behçet necatigil'in şiirlerinin neden ev-sevgi-aile üçgeninde geçtiği eşine yazdığı mektuplardan ve onlara olan bağlılıgından söz ediyor.Her mektubuna eşini ve 2 çocuğunu ismini çeşitli sevgi sözcükleriyle başlayarak yazan şairin şiirlerini daha iyi anlamak için okunmalı.Orhan veli ve sabahattin ali'nin bu türde yayınlanan eserlerine yakın kalitede.
Profile Image for oiyio.
83 reviews2 followers
January 22, 2014
Mektuplarda şiir tadı vardı ve çok güzeldi. Kitabın sonundaki şiirleri de çok beğendim. Fotoğraflar ve mektuptaki ifadeler ile gözümde yazarın kişiliği şekillendi. Tavsiye ederim.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.