Jump to ratings and reviews
Rate this book

Osmanlı Devletinin Saray Teşkilatı

Rate this book
Osmanlı Devleti’nin saray teşkilâtı başlı başına ciltler doldurmağa kâfidir; beş asır Osmanlı hükümdarlarına mesken olmuş olan yeni sarayın (Topkapı Sarayının) Başvekâlet ve Topkapı sarayı arşivleriyle buraya dair tarihlerdeki malûmatı havi bir Saray tarihi yazılacak olursa - ki bunu XVIII Osmanlı Devletinin Saray Teşkilâtı orada hizmet edenlerden beklemekteyiz- bu cilt gibi en az dört beş kitap olacağına şüphe yoktur.
Ben, eserimde Osmanlı Devleti’nin merkez teşkilâtı münasebetiyle Osmanlı sarayının Enderun ve Bîrun teşkilâtından kısa olarak bahsettim; şüphesiz noksanları da olabilir, bu gibi noksan ve yanlışları mufassal saray tarihini yazacak olanların düzelteceklerine eminim. Bu merkez teşkilât cildleri bir zaman için genç ve yetişecek olan tarih meraklılarına bir menbâ olabilir zannındayım; fakat hiçbir zaman eski tâbirle efradını câmî agyarını mâni değildir; belki muhtelif kısımların her birisini yazacak olanlara bir rehber vazifesini görebilir.

Tarih meraklılarına şunu söyliyeyim ki Osmanlı tarihini yalnız basma eserlerden okurlarsa pek noksan ve kısmen de hatalı malûmat elde etmiş olurlar; altı buçuk asırlık devamlı bir tarihi olan Osmanlı İmparatorluğu’nun siyasî, malî, iktisadî, askerî, ilmî, içtimaî vesaire gibi vaziyeti, hakiki menbalara dayanılarak tetkik edildiği zaman bu devletin bütün azametiyle çehresi meydana çıkar. Başka türlü, sathî, derme çatma malûmat ve basit tetkik ile haklı olarak bu hayret ve takdire şayan azamet ve kudretin anlaşılmasına imkân yoktur. Yine bunun gibi bu devletin inhil’at ve sukutu ve buna dair olan vesaik ve eserler iyice incelenmedikçe doğruyu görmek imkânsızdır. İşin iç yüzü tarihlerden ziyade vesikalarda görünmekte ve vaziyet ancak o zaman aydınlanmaktadır. Ben arşivleri görüp beni alâkadar eden vesikaları henüz incelemeden ve yine bu devlete ait yazma ve basma yüzlerce gerek perakende ve gerek toplu olarak yazılan kanun ve kanunnâmelerini tetkik etmeden önce kendimi Osmanlı tarihine oldukça vâkıf bir adam sanırdım. Ancak kanunnâmelerle vesikaları tetkik ettikten sonradır ki bu hususta ne kadar sathî malûmat sahibi olduğumu anladım ve yine o zaman Roma İmparatorluğu’ndan sonra en çok süren ve üç kıtaya yayılmış olan bu devletin kudretini ve inhil’atı esnasında pek çok sadmelere rağmen neden Selçuk, Cengiz ve Timur İmparatorlukları gibi az zamanda parçalanıp dağılmadığını ve köşesinden bucağından koparıldığı halde dimdik ayakta durduğunu ve sonradan yani ondokuzuncu asırdan itibaren de neden süratle sukut ettiğini idrak edebildim; iman ve akide haline gelmiş olan kanunların zayıf zamanlarda bile şöyle böyle tatbik edilebilmesi ve bu kanunların nesilden nesile kudsî bir anane olarak devam etmesi, Türk milletinin kendisini her zaman hâkim mevkide görmesi onun en zayıf olan zamanlarında da kendisini -yani İslam câmiasını- parçalanmaktan kurtarmıştır

635 pages, Paperback

First published January 1, 1988

9 people are currently reading
88 people want to read

About the author

İsmail Hakkı Uzunçarşılı

29 books17 followers
İsmail Hakkı Uzunçarşılıoğlu (23 Ağustos 1888 – 10 Ekim 1977), Türk akademisyen, eğitimci, siyasetçi ve tarihçi. Yaptığı çalışmalarla Osmanlı tarihine önemli katkılarda bulunan isimlerden biri olarak kabul edilir.

23 Ağustos 1888'de (1304) Eyüp-Acıçeşme Sokağı, 8 numaralı evde doğdu.
Babası Uzunçarşılı Mehmet Lâtif Efendi, annesi Ratibe Hanım'dır. Mehmet Şefik-Servet kızı Emine Safiye Hanım'la evli; Ahmet Oktay ve Mehmet Ergun'un babasıdır.
İsmail Hakkı Uzunçarşılı, ilk eğitimini "Nişancı Mahalle Mektebi"'nde ve Eyüpte Bahriyede "Iplikhane Mektebi"nde gördü. Sonra açılan giriş imtihanından başarılı olarak "Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi"nde orat eğitimine başladı ama iki yıl sonra "Bayezid Merkez Rüştiyesi"ne geçti ve Ağustos 1904'te bu rüştiyeyi bitirip diplomasını aldı. Lise eğitimi için aynı yıl içinde "Mercan İdadisi"nde kaydoldu. Lise öğrenciliği İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiği dönemde geçti. O zaman bu okul müdürü gazeteciliği ile isim yapmış Hüseyin Cahit Bey idi. Yerine müdür olarak tarihçi Ali Reşat Bey geçti. İsmail Hakkı, bu tarihçi Ali Reşat Bey'den gayet etkilenmiştir. 1909 yılında "Mercan Idadisi"nden mezun oldu. 1909'da İstanbul Darülfünun’un Edebiyat Bölümü'ne meccani burslu olarak kayıt olup 1912’de imtihanlarda başarılı olup yüksek eğitim diploması aldı.

Üniversite mezunu olan İsmail Hakkı, öğretmenlik tayini için Maarif Nezareti'ne müracaat etti ve aylık altı yüz kuruş maaşla Kütahya İdadisi tarih öğretmeni olarak Kütahya'ya gönderildi ve Kütahya İdadisi'nde sekiz sene öğretmenlik yaptı. Burada iken Kütahya şehri tarihi belgelerini toplayıp, Kütahya şehri tarihine dair bir kitap hazırladı ve bu kitap İstanbul'daki Maarif Vekâleti tarafından bastırıldı. Bu çalışmasından dolayı İsmail Hakkı'ya Kütahya Vilayeti Meclis-i Umumisi tarafından "Kütahya Fahri Hemşehriliği" verildi. Lakin Milli Mücadele başladığı zaman okullar tatil oldu ve sınıflarda öğrenci kalmadı. İsmail Hakkı "Kuvayi Seyyari"de fahri hizmette bulundu. Aynı zamana Kütahya'daki milli direniş hakkında Ankara'ya raportörlük yaptı. Yunan Ordusu'nun Ankara'ya doğru ilerleyişi sırasında, 30 Temmuz 1921'de Kütahya, Yunan Ordusu tarafından işgal edildi. Bu nedenle İsmail Hakkı önce Eskişehir ve sonra da Ankara'ya geçti.

1921’de Ankara'daki Ulusal Hükûmet Maarif Vekaleti tarafından "Trabzon Sultanisi"ne tayin edildi. Bu göreve İnebolu üzerinden gitmekte iken Kastamonu'da çıkartılan yerel "Açık Söz" gazetesine yazdığı yazılarla yeni Kastamonu Valisi Rafet Canıtez'in ilgisini çekti ve onun Ankara merkezden isteği ile "Kastamonu İdadisi"nde tarih öğretmenliği görevine atandı. Eylül 1922'de Kütahya Sultanisi Müdürlüğü'ne atandı. Ama bu göreve başlamadan geçici olarak Balıkesir Mebusu Vehbi Bey tarafından Karesi (Balıkesir) Maarif Müdürlüğü'ne tayin oldu. Cumhuriyet'in ilanından sonra 1924'te "Karesi Maarif Müdürü" ve sonra "Balıkesir İlköğretim Müdürü" görevine atandı. Bu dönemde araştırma ve yayınlama ile de uğraşan İsmail Hakkı, "Karesi Lisesi Salnamesi", "Karesi Tarihçesi" ve "Karesi Meşahiri" adlı eserler hazırlayıp yayımlattı. Bu eserlerden dolayı Kütahya Vilayeti Meclis-i Umumi kararı ile "Vilayet Fahri Hemşehriliği" verildi.
1952te Ankara merkeze bağlı "Maarif Vekâleti Genel Müfettişi" yapıldı. İsmail Hakkı, teftiş için gittiği vilayet merkezlerinde vilayet arşivleri ve diğer tarihsel yapıtlar üzerine çalışmalarını sürdürdü. Özellikle "Kitabeler" adıyla hazırladığı iki ciltlik eser yayımlandı. Ayrıca bu araştırmalara dayanarak hazırladığı "Sivas Şehri" adlı kitabı Maarif Vekaleti tarafından bastırıldı.

14 Ocak 1926 tarihinde ilk defa Balıkesir Milletvekili oldu. Balıkesir Milletvekilliği görevini 1950'ye kadar sürdürmüştür.

Meclis çalışmalarının yanı sıra 1932-1938 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde dersler verdi. Üniversite reformundan sonra, "Ordinaryüs Profesör" olarak Edebiyat Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak yer aldı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
5 (45%)
4 stars
2 (18%)
3 stars
2 (18%)
2 stars
0 (0%)
1 star
2 (18%)
Displaying 1 of 1 review
Displaying 1 of 1 review

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.