Bu kitap Türker Ertuncay'ın bireysel hikâyesi olmaktan öte, Türkiye tarihinin önemli ve acılı bir dönemine dair ortak belleğimizin, silinmek ve unutturulmak istenen belleğimizin yeniden inşası için elzem yapı taşlarından biridir, o dönemi anlatan diğer bütün otobiyografi, biyografi ve monografiler gibi. Ertuncay'ın kitabı benzerlerinden farklı olarak öncülüne pek tanık olmadığımız iki perspektif getiriyor yeniden inşası gereken bu ortak belleğe. İlki, Ertuncay'ın durduğu ve baktığı yer; gençlik yıllarının önemli bir bölümünü kaplayan bir politik yapının (TKP/ML) içindeki belli bir konumdan dışarıya doğru bakışı örnekliyor. İkinci perspektif ise politik yapıdan bağımsız olarak bir insanın geçmişiyle muhasebesine tanık olmamıza imkân veriyor, çünkü sayfalar arasında "devrimci" Türker'in hikâyesini okurken, sıfatını bir kenara koymuş başka bir Türker'i de görebiliyoruz. Bu iki perspektif bazen kâğıt bir mendil üzerine, cezaevinde yazılmış tek bir mektubun farklı satırları içinde kendini belli ediyor, bazen de politik bir eleştirinin kuyruğuna kaçınılmaz olarak eklemlenmiş samimi duygu durum ifadeleri olarak. Bu kitabın içinde tartışmaya açık noktalar yok mu? Var elbette. Ancak kitabın yazılış amacı da zaten çözüm sunmak değil, tartışmak. Ertuncay'ın kitabı, umuyoruz ki, 1980 darbesinin silmek istediği ortak belleğimizi dirilterek bugüne getiren, hatta belki de yarına taşıyan tartışmalara katkıda bulunacak, çünkü dünü görmeden bugüne bakabilmek mümkün değil.
“… 12 Mart 1971 darbesini takip eden dönemin dünya konjonktürü, ABD’nin yeni Ortadoğu politikası ve örneğin 24 Ocak 1980 kararlarının topluma kabul ettirilememesi gibi sebepler nedeniyle, ne yaparsak yapalım Türkiye’de darbe olabilirdi. Bunu önleyemeyebilirdik. Ama darbe öncesi insanların yaşadığı iç savaş hali yaşanmayıp daha az kayıp verilebilirdi. Yitirdiğimiz birçok önemli değerimizi de kaybetmemiş olabilirdik. Halka düşman bir toplum mühendisliğinin başarısına kaldıraç olduk. ‘Tarih bizi affetsin’ demek zorunda hissediyorum kendimi.”(s.308)
Bir devrimcinin anilari okumak guzel. Mahpus olsa da yasama bagli kalabilmesi de cok guzel. Insan etkileniyor okurken. Turkiye solu hakkinda elestiriler ve oz elestiriler mevcut. Dili de guzeldi. Keske etkilendigi romanlar hakkinda veya eserler hakkinda daha cok bilgi olsaymis kitapta. Yazari internette arattim, bu kitap disinda ne bilgi ne de haber var. Bir kac yerde ismi geciyor o kadar.