İndirimden toplu kitap alınca hediye olarak geldi, bende bir kenara koydum. Canım sıkılıp da değişik bir şeyler ararken gözüme çarptı ve okudum. Şebnem Burcuoğlu'nun kaleminden Şeker-fare'yi. (Ayyy, hemen atlamayın yanlış yazdı diye, doğru yazdım Şeker-fare) Tabii sizin aklınıza hemen Şekerpare tatlısı geldi değil mi? Oysa benim aklıma tatlı farecik Ratatouille geldi.
Burcuoğlu'nun bu üçüncü kitabı; ilk romanı 2014’ün en çok satan kitaplarından biri olan Kocan Kadar Konuş ve ikinci romanı 2015'in en çok satanlarından Kocan Kadar Konuş Diriliş, iki kitabı da BKM tarafından aynı adlarla sinemaya uyarlandı. Bu kitap da 2016'da basılmış ama uyarlanmamış. Neden? Belki konusundandır
Konusuna gelince; Şükran Tanay. çoğunluğun olduğu gibi zengin ve ünlü olma hayaliyle yırtmaya çalışan ama yırtamayan milyonlarca kişiden biri. Olaylar, 'Şekerfare' adlı hikayesini bir film şirketine satmasıyla başlar. Hikayesi senaryolaştırılarak filme çekilecek, o da senarist olarak ünlenecek, çılgın paralar kazanacaktı. Ama evdeki hayaller, film sektörüne uymadı. İşin içine girdiğinde başına gelmeyen kalmadı. O da yaşadıklarını 'Şekerfare' adlı bir kitap yazarak herkese anlattı. Hem belli mi olur, belki bu sefer kitap sayesinde yırtar, ünlü bir yazar olup hayallerine kavuşur.
Yazarın diğer kitaplarını okumamıştım, kalemiyle ilk defa tanıştım. Rahat okunan, akıcı, günlük dille yazılmış, espri dozu da iyiydi. Olayların Ankara'da geçmesi de değişikti ( ne de olsa film piyasası denilince ilk akla gelen İstanbul'dur). Tam gülümseyerek kafa dağıtmalık bir şezlong kitabı. Eeee bende hep ağır takılacak değilim değil mi? Hem tatile gidip şezlonglarla buluşamadığıma göre bari şezlong kitaplarıyla buluşayım