Mine Kırıkkanat’ı çok seven, bayılan biri değilim. Zira kitap bittikten sonra sosyal medya hesabından da baktım ve anladım ki kendi fikirleri dışında o da başka fikirlere pek saygı göstermeyen biri. Muhalif görünüp, rejimin diline sarılan biri. Kitabı okurken de edindiğim izlenimin doğru çıkması kendi açımdan sevdirici bir tespit oldu.
Gelelim esere. 2013’te Paris’te işlenen üç PKK’lı kadın aktivistin suikastını konu alıyor. Kitap, bir gazetecilik soruşturması niteliğinde olup, olayın siyasi boyutlarını inceleme niyetinde.
Yazar, bu olayın sorumluluğunu kimsenin üstlenmemesi ile konuyu anlatırken Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin karanlık yapısıyla ilişkilendirerek bir aydınlatma çabası sunmuş.
Ancak eser edebi yanından çok gazeteci araştırması gibi duruyor. Vaat ettiği siyasi soruşturma da derinliğini tam olarak yakalayamıyor, konu oldukça yüzeysel geçilmiş. Kitap, derinlemesine araştırma bulgularından çok, yazarın kişisel görüşlerini ve mevcut bilgileri derlediği bir rapor izlenimi veriyor.
İçerikteki kurgusal denemeler de beklenen etkiyi yaratmadı bende ve anlatıyı toparlayamıyor diye düşünüyorum. Genel hissiyatım, yazarın sanki konuyu bir gazetecilik raporunu hızlıca tamamlıyor gibi olduğu yönünde.
Bir daha Mine Hanım okur muyum? Bilemiyorum. Sanırım biraz zaman alacaktır..