Fadime uslu öyküsünü bir adım daha ileri taşıyor bu tabanda, Yüzen Fazlalıklar, sessiz bir günün, sıcak ve hareketsiz bir öğle sonrasının nelere gebe olabileceğini haber veren öykülerden oluşuyor. Öykü kahramanlarını yakından tanıyoruz. Uslu, birbirinin içinden doğan bu öykülerde anlattığı 'modern' kadınları, deyim yerindeyse bir cerrah gibi inceliyor. Sessizliğin ardındaki fırtınayı araştırıyor. Yaşamlarımızı kuşatan kuş sürülerinin niyetini okuyor.
Fadime Uslu, 1978 yılında Adana'da doğdu. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'nden sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde sınıf öğretmenliği eğitimini tamamladı. Editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İlk öyküleri Sözcükler dergisinde;öykü ve kitap incelem yazıları Varlık, Kitaplık, Sarnıç, Notos dergilerinde yer aldı. İlk öykü kitabı Büyük Kızlar Ağlamaz 2010'da, Sokağın Kuyruğu adlı çocuk kitabı 2011'de yayımlandı. Gölgede Yaşamak adlı öykü dosyası 2011 Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne değer görüldü. Yaz Korkuları isimli öykü kitabı 2014 yılında Can Yayınlarınca yayımlandı. Yazarın, Çat Kapı Dayım (2012) ve Kaçak Kahramanlar (2014) adlı iki çocuk romanı da vardır.
Yüzen fazlalıklar son zamanlarda okuduğum nadir iyi öykü kitaplarından. Yazım dili, karakter seçimleri ve her bir öyküdeki olay kurgusuyla farklı ve ilgi çekici. Öykülerin içinde doğa ve müzik ritimli bir ilişki içinde. Fadime Uslu öyküleriyle size Buika dinletirken aniden japonya’ya götürebiliyor. Kırlangıç senfonileri, alabalıklı haiku’lar, poyrazın zeytin ağaçları ile dansı, güzel bir sohbetin ortasından sessizce uçarak geçen baykuş gibi doğanın küçük mimikleri ile bezenmiş öyküleri.
Fadime Uslu’ dan ikinci okumam ve iyi ki tanımış ve okumuşum. Öyküler öyle akıp gidiyor ki ne zaman başladım da bitti anlayamadım.
Yazarın bu sadelik ve bu akıcılıkla yazmış olmasının yanında öykülerin birbiri ile ilintili olması, karakterlerin okura hissiyatının geçişi, yernde ve dozunda aforizmaları herşeyiyle kararında bir öykü kitabıydı.
Özellikle Leyla , Belgin ve Mari! Beni nasıl da vurdular!
Kitabın gerek kurgusu gerek dizgisi ve hatta kapak tasarımı bile ne denli titiz ve özenli bir çalışma ürünü olduğunu belli ediyor. Daha çok okunmayı da ziyadesiyle hakediyor.
Bu kitaptan önce yazarın Yaz Korkuları isimli öykü kitabını okumuş; fakat pek sevmemiştim. Yine de tek kitapla yargılamak istemediğim için bu kitabını da almıştım. İyi ki öyle yapmışım; çünkü yüzen Fazlalıklar’daki öyküleri keyifle okudum. Aslında tam olarak bir “öykü kitabı” denebilir mi, emin değilim; çünkü öyküler birbirleriyle bağlantılı. 3,5’tan 3.
"Gece muazzam bir gözdür, " diye sürdürdü, onun görüşü hiç bir seyde yoktur çünkü karanlıktır.
Fadime Uslu 'yla tanışma kitabım Yüzen Fazlalıklar az önce bitti. Yüreğimde sızısı kalan bir okuma oldu. Dilini, kurgusunu, en çok da duygusunu çok beğendim. Zülfü Livaneli' nın Leyla'sindan sonra şimdi bir de Fadime Uslu'nun Leyla'si var bende,iyi ki...
Japon edebiyatına ve kültürüne olan merakımı bilirsiniz. Kitabın son öyküsü 'Son Turna' beni ayrıca çok heyecanlandırdı. Küçük bir de spoiler vereyim, bu öykünün kahramanı Kawabata... Bırakın çağdaş Türk edebiyatını, Japon edebiyatında bile benzer nitelikte bir öykü okumamıştım. Gerçekten çok özgün... (Japon kültürü ile ilgili çok fazla özel isim var, okuyucuya bu konuda biraz yarenlik edilebilirdi. Ama yine de bir bütünlüğü var ve gayet anlaşılır.)
3.5/5 Fadime Uslu'nun dili gerçekten çok akıcı ve öykü kitaplarında gördüğüm en sade dillerden birine sahip. Bu sayede öyküler her ne kadar çok uzun olmasa da hızlıca akıp gidiyor. Son iki öykü dışında kalan diğer öyküler gayet güzeldi ve birbiriyle bağlantılı olması bir farklılık yaratmış. Okuduğum en güzel öykü kitaplarındandı diyemeyeceğim ama çağdaş Türk öykücülüğü adına yakışır bir kitap olmuş. (Ve son olarak kitap içeriğiyle ilgisiz bir yorum yapmam gerekiyor. Kitabın kapağı gerçekten güzel. 👍)
Kavabata anısına yazılmış öykü haricindeki öyküler modern kadının yaşamlarını mercek altına alıyor. Bir kedici olarak Özgür Kedi Kokusu, diğer öykülerin yanında ayrıca çok beğendiğim bir öykü oldu.
Yer yer masalsı, yer yerde gerçekle yüzleşen hikayelerden oluşan dokunaklı bir kitaptı benim için. Kırlangıçlar da benim umut çizgim. Burada onlarla karşılaşmak beni mutlu etti. Okuduğum için sevindiğim bir kitap oldu. ✨️
"Bana yeni bir şey söyle, öylesine yeni olsun ki anlamını hemen bulamayım. Dışında kalacağım bir cümle kur bana."