Kadına biçilen iyi anne, iyi eş rolüne; bu rolle kadının hezeyanlarına hapsedilişine ilk isyandır “Kestim Kara Saçlarımı”.
Başkaldırı şairi Gülten Akın’ın şiir anlayışına göre: “Şiir, dizelere sıkıştırılmış bir nükleer enerji. Şiir, parçalanacak, patlayacak olan şey. İşte düzeni, egemenleri korkutan şey. Şiir hem haz, hem derinlik, hem sonsuz bir bağımsızlık, bağsızlık, hem çok ince bir denge, bir iç düzen. Sabır ve coşku.”
Çarşılarda erkek adları söylenir kadınlar gizli Sana kim taktı bu sorumluluğu kadınsın Nerden aldın“olmaz”ları o “geçilmez”leri Bir yanından –senin değil öbür yanın– geçiyorum. ... Biz şimdi güzleri ayrı ayrı Kuşları güzelsiz yüzlercesiz Bir bakıma öldük açıkçası bu Bir başka bakıma nedensiz evetsiz Unutmaya yaşıyoruz günleri doğru mu
Çevreleri varlıkları saygıdeğer atalarınca Vardan yaratılan bayanlar baylar Yazını gündüzler boyu dev yapıların Pencerelerinden geçiren biz Uyudukları sırada birazcık Serin havalarından alabilir miyiz
"Uzaktı dön yakındı dön çevreydi dön Yasaktı yasaydı töreydi dön İçinde dışında yanında değil İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi Bu nasıl yaşamaydı dön" Kestim Kara Saçlarımı
"Bazı adamlar aşkı İtip odalara karartır Bazı kadınlar için aşk Şöyle bir rüyasız sere serpe Şöyle bir korkmadan uyumadır" Oyun
"Ellerin kalsın ellerin titrediğini görme Başın mı oyala az bir umutlandır Kimseyi eskisi kadar... Yok düşünme Sevememek biraz yorgunluktandır Hani o günlerdeki gibi Yine her şey düzelir" Kurt
2016 senesinde tanıma şansına nail olduğum harika insanın yeni yıl hediyesi. Bayıldım. "Bunlar en mutlu günleri ayrılığımızın Yanaşmadan özlemenin limanlarına"
İlk Sardunya şiiri ile tanışmıştım Gülten Akın ile.. Sonra kendi sesinden seslendirmesine denk geldim. (https://www.youtube.com/watch?v=8CIdE...) Diğer tüm şiirlerini okuma isteği uyandırdı bende. İlk olarak Kestim Kara Saçlarımı kitabı ile başladım. Her gün bir şiirini okuyarak sevdiğim şiirlerini not alarak okudum. Kısa bir şiir kitabı her şiiri üst üste okuyanlar için uzun soluklu bir okuma yaratabiliyor. (Yıldız İle Boşluktaki Adam✨ ) …Kaçtıkça kendinizden kendinizden Dışarıya adandıkça Çoğaldı güçsüzlüğünüz Tutmadı kıskançlık sokaklardaki Odalarda sevgi tutmadı Yoksul ölümlere öldünüz…-Başka Yaşama *
* Tutman gerek kara köşelerinden ağır bu Tutman gerek bir kez daha güçlenmeliyim Ölümlerle o insanca yıkıntılarla gelen Kışı başka nasıl durdurabilirim…-Kaplan
Beklediğimden çok daha iyiydi. Gülten Akın'ın şiirleriyle tanışmak için ne denli doğru bir seçimdi bilemiyorum ancak içime dokunan mısralar olmadı değil kesinlikle.
Gülten Akın'la tanışmak için okuduğum bir kitaptı. Bu kitabındaki şiirlerden ve şiirlerindeki "kadın"ı işleme biçiminden çok etkilendim. Diğer kitaplarına da bakacağım.
Uzaktı dön yakındı dön çevreydi dön Yasaktı yasaydı töreydi dön İçinde dışında yanında değilim İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi Bu nasıl yaşamaydı dön..”
“Yalnızlık camları(20)
Açıktayız gözlerimizin ardı kapkara Bir ayrılışta yıkılıyoruz Bir ayrılışta bağlarımız kopuyor Burası İstanbul…”
“Kesik(21) … Biz şimdi güzleri ayrı ayrı Kuşları güzelsiz yüzlercesiz Bir bakıma öldük açıkçası bu Bir başka bakıma nedensiz evetsiz Unutmaya yaşıyoruz bu günleri doğru mu”
This entire review has been hidden because of spoilers.
Türk şiirinin yanından bile geçemezken, kaderin önüme çıkardığı narin bir arkadaşın bana hediye ettiği bu kitap, hayatımda elime geçen ve "sahip olduğum" ilk türkçe şiir kitabım oldu. Bu yandan bende hatırası, yeri ve izi çok ama çok derindir. Sevgili arkadaşım Ceren'e çok minnettarım.
Gülten Akın'dan okuduğum ilk kitaptır bu. Duyduğum kadarıyla Gülten Akın çalışkan ve üretken bir yazar idi. Bu kitabı ikinci okuyuşumdu. Yazarın diğer eserlerini inceleme fırsatını bulmayı umarım.
Okurken aklıma hep kitap karakterleri geldi. Özellikle bora,nazlı,asi merve ve karan... çoğunluk şiirleri kafiyelitdi. Bu benim hoşuma gitti. Şiirilerin konusu,uzunluğu falanda güzeldi. Sadece işte bazı yerleri kafiyesiz diye ve karakterleri hatırlattı - bu benim problemim ama olsun- diye bir puan kırdım.
"Güz geldi mi üst üste üç güz gelirdi Her gün başka olmaktan yüzlerce olurdu Her kuş yüzlerce olurdu anlatılmaz güzel Ufalır ellerimiz tutula tutula
Biz şimdi güzleri ayrı ayrı Kuşları güzelsiz yüzlercesiz Bir bakıma öldük açıkçası bu Bir başka bakıma nedensiz evetsiz Unutmaya yaşıyoruz günleri doğru mu" Kesik