Ali Ece bu kitabında dünyada ve Türkiye'de futbolun sosyo-ekonomik ve kültürel dinamiklerini serinkanlı bir dille anlatıyor. Yazar, şahsi gözlem ve yorumlarını esirgemese de asla duygusallığa ve tarafgirliğe düşmüyor. Futbolla müzik ve başka sanatlar arasındaki bağlardan tutun da dünya futbolunun efsane oyuncu , teknik adam ve takımlarının bilinmeyen öykülerine kadar futbola dair ne varsa yeniden yorumluyor. Futbolun finansal gerçeklerini ve özellikle pazarlama teknikleri ile oluşturulan algıları gözler önüne sermekten de çekinmiyor. Ali Ece 'den , en az onun kadar renkli ve derin bir futbol kitabı.
Ali Ece, hiç "kasıntılıklara" girmeden konuştuğu gibi, okuması keyifli bir kitap yazmış. Ele alındığında sonu kolaylıkla getirilebilecek bir kitap olmasının yanı sıra, içinde pek çok hatırlatma notu gören bilgi var. Temas ettiği noktalar, örneklemeler yerinde...
Benim için Ali Ece yorumcu olarak tanıyıp sevdiğim bir insandı. Kitabı alanların çoğu gibi benim de almamın gerçek sebebi budur. Gerek Alman altyapıları, gerek İngiliz pazarlaması, gerekse dünya çapında dönen transferlerin iç yüzünü açıkladığı bölümlerde katılmadığım kısım yok diyebilirm. İçerik gerçekten Ali Ece izleyenlerin, sevenlerin alışkın olduğu ve sevdiği cinsten.(alman rock gruplarından örnekler, bol bol Lucian Favre, İskoç Ligi analizleri vesaire) Fakat kitabı bitirdikten sonra şunu söyleyebilirim: Benim için Ali Ece yazarlığa kıyasla daha iyi bir yorumcu. Bazılarına üslup içten gelmiş olabilir. Ben tv'de gördüğümüz bu üslubun mecraya direkt aktarılabilir olduğunu düşünmüyorum. Bu üslup televizyon programlarında çok hoşumuza gidiyor olabilir belki ama okurken cringe olduğum, keşke bunları okumak yerine yazarın kendisinden dinleseydim dediğim anlar oldu. Yine de bahsettiğim konularda hiç bilmediğim şeyleri öğrendim ve sonuna kadar keyifle bir çırpıda okudum. Yakın futbol tarihini merak eden ve özet niyetinde bir iş okumak isteyen futbolseverler için iyi bir seçenek olabilir.
Ali Ece'nin futbol programlarına benzeyen kitabı. Aynen programlarında olduğu gibi bu kitapta da daldan dala atlamış. Bilgi bombardımanı olan bu kitabı okurken ara ara kitaptan kopmak mümkün olabiliyor. Dağınık anlatım konsantre olunmasını zorlaştırdığı gibi kitabın kendisiyle bağ kurmanızı da engelliyor. Kitabı okuduktan sonra Ali Ece'nin sözlerinin kaleminden daha güçlü olduğunu düşündüm. Yine de futbol severler için güzel bir kaynak kitap diyebilirim.
Bir futbol kitabı ancak bu kadar cesur yazılabilir. Ali Ece, futbolla ilgili mantıksız her davranışı çekinmeden eleştirebilen bir yazar. Kullandığı dil daima renkli. Anlatılan olaylar günümüze yaklaştıkça kitaptan aldığım zevk arttı. Kitabı bir günde bitirmek yerine 4-5 günde bitirmek bilgi bombardımanın okumayı zorlaştırmasını engelleyecektir.
İngiltere'ye 'üzerinde güneş batmayan ülke' denilme nedenini yanlış yorumlamış olsa da (pazarlama ile alakası yoktur emperyal coğrafya ile ilgilidir) okunması kolay, akıcı ve güzel bir kitap.
İlginç bir kitap, arkasında ciddi araştırma olduğunu da düşünüyorum, ancak keşke daha az konuşma diliyle yazılmış olsaydı. Düzenli ve serbest çağrışımları az olsaydı daha çok keyif alabilirdim. Yine de bu konuyla ilgili alışılmış futbol yorumcularının kahve muhabbeti dışında kitaplar yazılmış olması güzel.