Jump to ratings and reviews
Rate this book

Dünyalılar: Bilimkurgu Öyküleri

Rate this book
Dünyalılar, TBD Bilimkurgu Yarışması’nda 2011-2015 yılları arasında derece alan öykülerden yapılmış hararetli bir seçki.

Gezegeninize geldiğim on yedi yıldan beri büyük bir metropol yerine küçük bir Anadolu kasabasında yaşamam, fiziksel farklılığımı saklamama yardım etti. Esnafın, ahalinin benim hakkımda kendince teorileri var. Cin çarpması, akraba evliliği, küçükken geçirilen havale gibi. Bunların hepsi “uzaylı” olmaktan daha sıradan şeyler olduğu için hiçbirini yalanlamadım. Kendimi öyle veya böyle kabul ettirdim sayılır. Galaksiler, androidler, eşçipler, virüsler, bitimsiz kıyametler, helijetler, neon pigmentler, tekno operalar, kronal giyotinler, çıtırdayan moleküller ve tabii ki muammalı uzaylılar… Ve karşılarında endişeli, öfkeli ve rekabetçi türdeşlerimiz… Sonra insanlığa mesajı olan çirkin bir karpuz şarkı söylemeye başlıyor. Sonra Akbil basıp Laleli tramvayına binerek ışınlanıyorlar…

Biraz insan biraz robot, biraz dünyalı biraz uzaylı, biraz hologram biraz gerçek…

171 pages, Paperback

Published May 1, 2016

2 people are currently reading
105 people want to read

About the author

Levent Cantek

23 books44 followers
1969 Ankara doğumlu. Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Lisans eğitimi aldı, Gazi ve Ankara Üniversitelerinde Gazetecilik yüksek lisans ve doktorası yaptı. Çizgi roman ve mizah ile ilgili çalışmalarıyla tanınıyor. Kültür tarihi ile ilgili çalışmalar yapıyor. Kitapları: Türkiye’de Çizgi Roman (İletişim Yayınları, 1996/2002), Markopaşa, Bir Mizah ve Muhalefet Efsanesi (İletişim Yayınları, 2001), Karaoğlan, Erotik ve Milliyetçi Bir İkon (Oğlak-Maceraperest, 2003), Çizgili Hayat Kılavuzu (der. İletişim Yayınları, 2002/2004), Çizgili Kenar Notları (der. İletişim Yayınları, 2007), Cumhuriyetin Büluğ Çağı (İletişim Yayınları, 2008)

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
19 (26%)
4 stars
26 (36%)
3 stars
21 (29%)
2 stars
3 (4%)
1 star
2 (2%)
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
Profile Image for Kayıp Rıhtım.
375 reviews300 followers
Read
October 22, 2016
2011-2015 yılları arasında, Türkiye Bilişim Derneği Bilimkurgu Öykü Yarışmaları’nda dereceye giren öykülere merhaba diyin. Varoluş, toplum, insanoğlunun geleceği ya da sadece bir olasılığın yaratabileceği ruh halleri olsun, bu memleketin yazarlarının da bilimkurgu aracılığıyla anlatacağı hikâyeler var!

Kitaptaki yerli bilimkurgu öykülerinin hepsi, bir yandan tanıdık olmayı başarırken öte yandan da evrensel olmayı başarıyor. Ülkemizden çıkan hikâyeler, bu alanda ne kadar kaliteli potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Kitabın editörlüğünü yapan Levent Cantek, içerik ve tarzlarına göre okuma seyrini canlı tutacak seçimlerde bulunmuş. İletişim Yayınları gibi ülkemizin köklü ve değerli bir yayınevinin böyle bir derlemeye imkan tanıması da kesinlikle takdir edilesi.

Yerli edebiyatımızın fazla örneğini görmediğimiz türdeki hikâyeleri keşfe dalmak isteyenlerin bir durağı da bu özel derleme.

- Cemalettin SİPAHİOĞLU

İncelemenin tamamı için:
http://kayiprihtim.com/inceleme/dunya...
Profile Image for Kerem Onan.
55 reviews8 followers
November 12, 2016
ülkede bilim kurgu diye holivut senaryosu yazmaya meyilli çok salak var. ama yazılan az sayıda iyi gerçek bilim kurgunun sahiplerinden biri, konsepti iyi yönetince ortaya harika bir kısa öykü antolojisi çıkmış. yıllardır tc'de bu işler neden olmuyor der dururuz, bence hala umut var. özellikle zor iki kitabın arasına yerleştirerek okuyun, zira insanın okuma şevkini coşturan, ara vermeden sonraki kitap için sizi gaza getiren harika hikayeler var. bir iki hikayedeki zayıf teknoloji takibini de hoş görmek lazım, özellikle şeker hastalığı ile ilgili olanı :) bütün yazarların kalemlerine sağlık. romanlarınızı görürüz umarım
Profile Image for Baris Ozyurt.
921 reviews31 followers
March 12, 2017
"Genç kadın parmağını çipin üzerinden ayırmadan sağ eliyle maket bıçağını alıp kaşının bittiği yere ufak bir kesik attı. Canı acımadı bile, zaten çip derinin hemen altındaydı. Büyük cımbızla kesiği tutarken, küçük cımbızın yardımıyla teninin altında parlayan küçücük metal parçasını kavrayıverdi. Ne kadar da kolaydı işte. İnsanlara çiplerini çıkartmak için hastanelere gitmek zorunda olmadıklarını söylemeliyim, diye düşündü. Hiçbir kadın kafasında bu seslerle yaşamayı hak etmiyordu."(s:37)
Profile Image for Bleda Gençay Sönmez.
233 reviews6 followers
April 6, 2022
Bilimkurgunun imkânlarını kullanarak evrenden ve insandan bahsetme sırası yerli yazarlara geldi. 2011-2015 yılları arasında, Türkiye Bilişim Derneği Bilimkurgu Öykü Yarışmaları’nda dereceye giren öykülere merhaba diyin. Varoluş, toplum, insanoğlunun geleceği ya da sadece bir olasılığın yaratabileceği ruh halleri olsun, bu memleketin yazarlarının da bilimkurgu aracılığıyla anlatacağı hikâyeler var! Bu öykü seçkisinde korku gerilim öykülerinden tanıdığım Funda Özlem Şeran yanı sıra Murat Kaya Beşiroğlu ile Tevfik Uyar yani bilimkurgunun başarılı isimleri görünce çok mutlu oldum.

Kullanma Kılavuzu (2014 2.'si) - Funda Özlem ŞERAN (1984); Durağan başlayan öyküde son sayfalarda gülmekten dolayı tekrar okumak zorunda kaldım. O kadar güldüm ki resmen gözlerimden yaşlar aktı. Dünya'da gelişen teknolojiye rağmen hala yaşlılık ve diyabet hastalıklarına çözüm bulamaması dikkat çekiyor. Öyküyü okurken kuzenimle ilgili bir anı aklıma geldi. Kuzenim çarşıya çıktığı bir gün kilosunu merak edip ortak baskülün üzerine çıktı. Sadece kilosunu göreceğini sanarken baskülün yapay zekası onun kaç kilo olduğunu bas bas bağırarak söylemeye başlayınca kuzenim utancından yerin dibine girmiş bir şekilde etrafına bakmaya başlar. Sonra basküle dönerek "Sus! Anladım. Neden tekrar ediyorsun." diye bağırmış.

Fırıldak (2013 2.'si) – Tevfik UYAR (1978): Daha onun çıkardığı Tek Kişilik Firar adlı öykü seçkisinde bu öyküyü okudum ve o seçkide beğendiğim öykülerden biridir. Kıyamet Sonra Bilimkurgu türüne ait olduğunu kabul etmiyorum. Bu öykü; Uzaylı İstilası Bilimkurgu türüne ait olacağını mantıken uygundur. Küresel çaplı bilimkurgu yazarı olsa da uzaylı konusunda ad vermede Türkçe'nin dil gücünden faydalandığı için beni çok mutlu etti. Bu öyküyü distopik olarak yazılsaydı en çok sevdiğim öykü olurdu. Öyküde kendime dair iz gördüm. Öyküdeki sağ gösterip sol vurmanın nedeni aşık iken en yakın arkadaşımınki zevk ve egosuymuş. Arkadaş geçinen insanlara sesleniyorum; bizlere dost kazığı atmak yerine dürüstçe mskul bir şekilde ne istediğinizi söyleyiniz çünkü böyle davranmasanız siz hep kaybedenlerden olacaksınız ve hiç kimse size güvenmeyecektir.

Eşçip (2015 1.'si) – Burçin TETİK (1978); Bedenin sınırlarını aşarak, en mahrem yere, bilinçli zihne yapay gereklilikten ötürü müdahale edilmesi tedirgin ediciliği aşıp korkunçluğa varan öyküde durağanlık hakim olsa da öykü topluma ayna tutuyor. Belki öyküde kadınlar üzerinde mesaj verse de özgürlük alanı kısıtlanan her insanın sesi oluyor. 2017 yılında benzer bir durum yaşadım. İzmir'de fizik tedavi görürken babama ikinci kez şans verdim ama vermez olaydım. Her gün aramasından rahatsız olduğum gibi yanıtını bildiği soruları tekrar tekrar günlük olarak sordu. Elimden geldikçe ona aynı yanıtı verdim. Eyyüp (AS) gibi sabırlı biri değilim. O gün içinde arama engeli koydum ve "oh be dünya varmış" dedim. Eşçipi ve Ebeveynçipi isteyenlere versin. Ben istemiyorum çünkü dirisinden hayır görmediğim gibi çipinden de hayır görmem.

Anlam Satan Android (2011 3.'si) – Murat Kaya BEŞİROĞLU (1971): Bu öyküyü daha önce biliyordum ve hatta Ogox romanın protosu olarak hep düşledim. Öyküyü okurken yabancı bilimkurgu öyküsü olduğunu öğrendim. Karakterler Alman olduğu için ve Alman adları kolay telaffuz ediliyor. Öyküde Türk-Alman kültürlerinin arasında kalan bir gurbetçinin gözüyle bilimkurgu öyküsü nasıl düşlendiğini görüyoruz. Almanya'daki gurbetçilerimizin varlığı bildiğimiz için yabancı bilimkurgu öyküsünde Türk izleri pek sırıtmıyor. Kalemin ilk bilimkurgu öyküsünde Almanya sahasının bilimkurgu evrenine uydurulmasının nedeni kalemin çocukluk yıllarımda yani 1970-1980 yılları arasında beyaz eşyalar genelde Almanya'dan getirildiği için ve Alman disiplinidir. Gelecekte Almanya bir bilimkurgu ülkesi olabilir çünkü hem Alman sanayisi hem de Alman disiplinliği olduğunu Alman bilim ve teknolojisi yüksek bir ivme yakalar. Öykü aslındaAfacan Robotlar öyküsünün protosu gibi geldi bana. Başarısız bir Android'in tekrar geri dönüşümü imkanı uyandırdığı için o Android'den iki afacan robot yaratılır çünkü felsefenin tutmadığı yerde komedi gümbür gümbür tutar. Elbette kalemin düş dünyasına kalmıştır.

Süleyman Dilmaç'ın İsimsiz Meseli (2011 Mansiyon Ödülü) – Ümit Yaşar ÖZKAN (1977): Günümüzde geçen öykü, canlı bir varlık olan dilin belli olasılıkların dışına taşabilme potansiyelini ima ederken, sabit yargıların genel geçer olabileceği şüphesini ekiyor. Süleyman Dilmaç'ın anlatma tarzı bende çok güzel anılar uyandırdı. İslam Öncesi Türk Tarihi dersini veren Uygur Türkleri'nin Heredot Cevdet'i Erkin Ekrem'in ders anlatma tarzı bana Ekmek Teknesi dizisindeki Heredot Cevdet karakterinin halk hikayelerini anlatışına benzetiyorum. Böyle insanlar çoğalırsa önemli alanda kalıcı izler bırakacak adımlar atılır. Mesela Göktürk Türkçesi yeniden canlanan Türk lehçesi olabilir. Ders anlatımlarda açıklayıcı anlatım yerine güldürü ve öykülenme yöntemi kullanılırsa başarılı olur. Öyküde kalem bize bilimkurgu öyküsü yazarken karakter ve mekan adlarında dilimizin gücünü göstermeliyiz mesajı verdiğini iliklerime kadar his ettim.

Tarak (2015 3.'si) – Özgür TIRPAN (1978): Ana konu, öykünün geçtiği geleceğin kendisi olsa da, bunu o dünyada yaşayan birilerinin hayatına mercekle baktırarak yapıyor. Kafamda distopya elementlerini kullanan ütopik gelecek fikri canlandı. Öyküde %75 kurgu ve %25 açıklayıcı anlatım olsaydı çok güzel bir eser ortaya çıkarırdı çünkü hepimizin gönüllerinde taht kururdu. Ben de şehirdışındayken bazen uyanıp "Anne! su!" dedikten sonra etrafıma bakınca anlıyorum ki şehirdışındayım ve sonra tek uyumaya devam ediyorum. Anne ile evlat arasında oluşan bağı yapay zeka bile öykünülmeyecektir çünkü o bağ görünmez ve çok güçlüdür.

Sssz (2012 2.'si) – Bülent ÖZGÜN (1983): Cemalettin Sipahioğlu'nun bu öykü için yazdığı "Kısacık öykünün tadını kaçırmamak için tadında bir yorumda bulunsam daha uygun düşer: İletişimin vazgeçilmezliği, iletişimi sekteye vuran engellere rağmen sürer. Yoksa halimiz nicedir." sözlerinden hangi ulusa mensup olsak da anadilimizi kurallarına göre yazıp konuşmalıyız anlamını çıkarıyoruz çünkü anadil bizi dünyada tanıtan ayna özelliğini tanışıyor. Güzel ve kuralların uygun hareket edersek kendimizi karşıya çok güzel bir şekilde tanıtırız. Eleştirel yönünün yanı sıra yüzümü güldüren bir öyküdür.

Laleli'den Dünya'ya, Laleli'den Dünya'ya... (2015 Mansiyon Ödülü) – Emel ALTAY (1981): Barış Demirbaş'ın "Karakter ve mekan adlarına takılmadan eserin ne anlatmak istediğini anlamaya çalış." öğüdünden yola çıkarak öyküyü yorumlayacağım. Öyküde zamansızlık ile zaman bolluğunun farklı taraflardan yarattığı kişisel beklentilerin çatışmasını amlatıyor. Yani Tanrı bizim için en ideal gezegeni seçtiğinin kiymetini anlamalıyız çünkü bu ideal gezegenin kiymetini bilmesek yarın öbür gün başka gezegenlerdeki zaman algısına adapte olana kadar bu öyküdeki gibi benzer sıkıntılar yaşarız. Bu sıkıntılar sonucu çevreye zarar vermeye devam edeceğiz. İyi ki de ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz. Anın tadını yaşamak çok güzeldir. Yani son günmüş gibi dolu dolu yaşamalıyız bu ölümlü yaşamı...

Benden Geriye Ne Kaldı? (2013 Mansiyon Ödülü) – Can ORAL (1984): Öncelikle ister din düşmanı olsak ister inançlı olsak er yada geç İslam dinindeki kıyamet senaryosu gerçekleşecek yani kıyamet kopmasıyla dünya hayatı bitiriyor. Sonsuzluk hayatı başlayacak. Kendimizi mitolojilerimizdeki kıyamet senaryolarıyla kandırmamalıyız çünkü gerçekçi ve akıl sahibi olmalıyız. İnsanın ölümsüzlüğü beden değiştirerek değil klonlamayla sağlanır çünkü ruh gözle görülmediği için onu emecek teknolojiyi yaratmak imkansızdır. Yazarın belirttiği teknoloji ise taklit yani öykünç teknolojisi diyebiliriz. Öykünç teknolojisi farkındalık yaratmaz sadece var olandan similasyon yaratır. Kıyamet sonrası bilimkurgu öyküsü değil de aynı kurguyla başka türde yazılsaydı kültür mirası hakkında konuşur ve düşünür olurduk. Kıyametten sonra bu gezegen olamayacağı için kültür mirastan konuşmak bence uçuk kalır.

Suçların En Büyüğü (2014 1.'si) – Murat MIHÇIOĞLU (1972): Tanrı'ya ortak koşma gödümlü öykü benim gibi inançlılar için sınıfta kalmış çünkü Tanrı'nın böyle bir olanak bizlere veremez. Tanrı'nın sınırlarını çizdiği ve yazdığı evrensel yasaların hüküm sürdüğü bu düzlemde bizler Tanrı'ya şükretmek varken ona ortak koşmaya çalışıyoruz. Bu öyküde yazarın ateistvari bir tutumu olduğunun farkına varıyoruz. Kopyala Yapıştırlarla evreni yeniden kopyalıyorsanız o zaman düşleriniz gücüyle Hz.İsa (AS)'ın babasız olarak varoluşuna makul bir açıklama yapınız.

Çember (2012 3.'si) – Emrah KOÇAK (1985): Bilim ve teknoloji gelişse de görünmezlere hükmetme gücüne erişilmez. Tanrı'nın yazgı melekleri tarafında yazılan yazgılarımıza fiziksel bir temas olamaz yani zamanda yolculuk yapıp geleceğe gidilmez çünkü gelecek daha gerçekleşmemiş olduğun için gelecekteki durum hakkında bilgi edinemez. Şöyle bir yaklaşım olabilir; anın geleceği tasarlayabilirsin. Yazgıda yaşanılanları zamanda yolculuk yapılarak düzeltebilinir. Onun için öncelikle zaman makinesi icat edilmelidir. Sonuç olarak metafizik konuları bilimsel bir perspektif çerçeveeinde bilimkurgu öykülerinde işlenemez. İşlense de o öyküler bilimkurgudan ziyade fantastik olarak kabul edilir. Bu konseptte Volkan Çekirdek'in yazdığı Yapay Kader romanı incelemenizi öneriyorum.

TBD'nin bastığı bilimkurgu öykü betiklerinden en vasatı bu betik oldu. Derlemecinin öykü seçimleri iyi değildir. Her yıl katılıp dereceye giren kalemlerden sadece bir öykü seçmelerini istenirdi. Mansiyon ödüllü öykülerin ağırlıklı olması göze batıyor çünkü dereceye giren öykülerin bazılarına yer verilmemiş. Bu konuda derlemecinin üzerine düşen görevde öncelikli dereceye giren öyküler ondan sonra mansiyon ödüllü öykülere yer verirdi. Ayrıca TBD'den yarışmalarda Türk Bilimkurgu Edebiyatı'nın gelişmesi açısında öyküleri seçmede daha dikkatli ve titiz çalışılmalıdır. TBD, ülkemizdeki bilimkurgunun sesi olduğu için gelecekte daha iyi sonuçlarının altına imzalarını atacağına inanıyorum. Okuyup okumamayı sizlere bırakıyorum.
Profile Image for inciminci.
637 reviews270 followers
February 22, 2021
Öykülerin çoğu normal, yani çok iyi veya özgün olan sadece birkaç tane var. Seçki olduğu için tamamen iyi veya kötü olması da beklenemez zaten. Kitabın asıl olayı yerli yazarların bilimkurgu yazmasını teşvik etmesi, ki o açıdan önemli bir kitap bence. Favorim ‘Çember’ başlıklı öykü, sadece onun için bile okumaya değer. Kısacık bir alanda muhteşem orijinal bir şekilde demek istediğini iletmiş yazar, çok başarılı olmuş.
Profile Image for Ulas Bayraktar.
37 reviews22 followers
February 9, 2017
Harika bir seçki; bazen bir ütopya, bazen distopya hatta bazen kehanet; biraz teknoloji, biraz toplum ama illa ki bilim. Çok keyifli, ufuk açıcı, korkutucu, heyecanlandırıcı saf bilim kurgu...
Profile Image for Cem Yüksel.
381 reviews67 followers
June 18, 2021
Farklı düşünce için , ödüllü bilimkurgu öykülerinden oluşan kitap , bilimkurgunun sadece teknoloji , farklı evrenler vs başlıklarının ötesinde , felsefik olarak da yeni düşünce kapıları açabilecek hikayelere sahip.
Profile Image for Güntülü Yılmaz.
81 reviews2 followers
March 5, 2018
Hayır, bu mavi gezegen, Choespiarte'ye hiç benzemiyordu. Uzun zamandır okuduğum en güzel öykülerden birini saklıyor bu kitap.
29 reviews
September 13, 2022
Yerli bilimkurgu okumak gerçektende büyük bir zevkti. Belki de tek eleştirim derlemedeki hiçbir öyküde insanın zihnini çalıştıran ufak gizemler görememek oldu.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.