"Küçük, dolambaçlı arka sokakların şiiri hiçbir şeye değişilmez. Şiirin ta kendisidir çünkü. Pera da küçük, dolambaçlı sokakların ağababasıdır. Bunun için Büyük Cadde'nin (Grand Rue de Pera) sağlı sollu sokaklarından birine girmek yeter.
(...) Bu sokaklara hiçbir şey düşünmeden dalınmalı. (Hem şiirin eli ancak böyle tutulur.) Öyle dalmalı ki, böylece de nerde olduğumuz bilinmemeli. Bilinmemenin o büyüsü, tansıklığı yaşanmalı. Yalnız gitmek, gitmek... Bir bu düşünülmeli. Başkaca da hiçbir şey. Usun -o canavarın- zincirlerinden kurtulmak. (Us, canavardır.)"
Nerede bir sokak görse bakmadan edemeyen İlhan Berk, caddeleri, Park Otel'i, gizemli pasajlarıyla, bir gayya kuyusu olan Tarlabaşı'sıyla, Asmalımescit'i, Tepebaşı'sı ve insanlarıyla; sokakları ve evleriyle bir taşbaskısı, bir çıkma, bir labirent, bir harita olan Pera'yı okuyor. "Bir Karşıyaka (Bizans'ın uykusuz tarihinde). Hırçın bir coğrafya: Karanlık" Pera'yı.
İlk kez 1990'da yayımlanan Pera'nın bu özel baskısıyla "şiirimizin uçbeyi"nin atlasında birleşiyor Galata ile Pera.
İlhan Berk was a leading contemporary Turkish poet. He was a dominant figure in the postmodern current in Turkish poetry (termed, "İkinci Yeni"; "The second new generation") and was very influential among Turkish literary circles. Berk was born in Manisa, Turkey in 1918 and received a teacher's training in Balıkesir. He graduated from the French Language Department of Gazi University in Ankara. Between 1945-1955, Berk served as a teacher. He later began to work for the publishing office of Ziraat Bank as a translator (1956–1969). He became specialized in translation of poetry notably by translating into Turkish works by Arthur Rimbaud and Ezra Pound. In his later years, Berk resided in Bodrum where he died on 28 August 2008. Berk's poetry evolved from the approach of an epical socialist to the dreamy vision of a lyrical and erotic individual. He made the "object" visible in its glory and aimed to break down the meaning. Berk's poetry takes its roots from the mythology, and a synthesis of Western and Eastern poetry traditions, yet he accomplishes to create a unique and postmodern approach. History, geography, visual arts, cities such as Istanbul, Paris and Ankara, feed Berk's poetry and, his themes are supported by a sizable vocabulary that includes colloquial words as well as very specific ones, such as musical terms and local names of plants. A significant body of Berk's work is now available in English, most notably A Leaf About To Fall: Selected Poems (2006), Madrigals (2008) and The Book of Things (2009), all translated by George Messo.
İlhan Berk’in vefatının ardından 4 Eylül 2008′de kaleme aldığım “İlhanberkiğne” adlı yazının tam metnine -ki bu yazı Birgün Kitap Eki’nde de yayımlanmıştı- http://zaferyalcinpinar.com/ilhanberk... adresinden ulaşabilirsiniz. (Zy)
Bir kentin en eski semtlerinden birinin lirik öyküsü. Binlerce yaşanmışlık, binlerce öykü barındıran cadde ve sokaklar ve onların sakinlerinin şiirsel bir anlatımla kayda geçtiği nefis bir kitap.
“Sokaklardan, sokak adlarından ne isterler? Niçin değiştirirler sokak adlarını? Kentlerin, atardamarları değil midir onlar? Bir kent onlarsız nasıl soluk alır, ayakta kalır? Sorulmalı bu.”
Değişen sokak adlarının bir tarihi yok edişine şairin gösterdiği tepki ne kadar hoş. Değişen adlarla kentin tarihi de yok olmuyor mu?
This entire review has been hidden because of spoilers.
Şehir kültürü ve tarihi açısından dolu dolu bilgi arayışındayım. Bu, edebiyat yönü fazlaca ağır basan bir kitap olsa da arayışım doğrultusunda pek çok yeni bilgi edindim. Biraz Salah Birsel biraz Reşat Ekrem Koçu tadında, Beyoğlu tarihi için güzel bir kaynak.