Anılar geçmişimizi nasıl yapılandırır? Paylaşılan kolektif anıları nasıl yapılandırırız? Bellek, tarihi ve kültürü nasıl şekillendirir? Bu ana başlıklar altında bölümlere ayrılan Zihinde ve Kültürde Bellek özellikle öğrenciler, öğretim üyeleri ve konuya ilgi duyan okuyucuları kendilik kimliğinin, ortak kültürel norm ve kavramların ve tarih bilincinin oluşmasında bellek süreçlerinin etkisini detaylarıyla tartışmaya davet ediyor. Neleri hatırlıyoruz, hatırladıklarımızı niye hatırlıyoruz, anılarımız gerçeklerle ne kadar örtüşüyor gibi soruların cevaplarının arandığı kitapta kimliğimizin oluşması, bireysel ve kolektif belleklerin şekillenmesi ve özellikle resmi tarihin geçmişi kurgulamasındaki dikkat çekici noktalar farklı ülke ve kültürlerden örneklerle ayrıntılandırılıyor.
Kitapta tartışılan bulgular yeni, kullanılan yöntemler modern olsa da, çalışmalarıyla insan kültürü psikolojisi alanının başlangıç noktasını temsil ettiği düşünülen Frederic Bartlett ve Aleksandr Luriya gibi öncülerin izi takip edilmektedir.
Pascal Robert Boyer is an American anthropologist of French origin, mostly known for his work in the cognitive science of religion. He taught at the University of Cambridge for eight years, before taking up the position of Henry Luce Professor of Individual and Collective Memory at Washington University in St. Louis, where he teaches classes on psychology and anthropology. He was a Guggenheim Fellow and a visiting professor at the University of California, Santa Barbara and the University of Lyon, France. He studied philosophy and anthropology at University of Paris and Cambridge, with Jack Goody, working on memory constraints on the transmission of oral literature
Kabaca, hatırlama süreçleri, neleri niçin, nasıl hatırladığımız, neden unuttuğumuz, neden anma ihtiyacı duyduğumuz gibi konular hakkında kolektif bir çalışmaydı diyebilirim.
Belleğe bir sürü farklı açıdan yaklaşılıyor, kültürel, bilişsel, sosyolojik vesaire, çoğunluğu oluşturmasa da çok ilginç çalışmalar var. Yazarlar belleğin bir endüstriye dönüşmesi, kölelik gibi konuların unutturulmaya çalışılması gibi konularda eleştirel olmaktan çekinmemişler. Eseri hazırlayan bilim adamları genelde Amerika ve Danimarka'dan. Ben Danimarkalıların neden bahsettiklerini çok rahat anlarken, Amerikalı yazarların kısımlarında "ne demeye çalıştın şimdi" diye düşündüm sık sık. Kast ettiğim çeviriyle alakalı bir şey değil, tamamen meramını iletme mevzusu. 11 Eylül... Evet, ABD için toplumsal bir travma ama o kadar makaleden birinde bile mi farklı bir örnek üzerinden anlatma yoluna girişilmez, bir toplumun 11 Eylül dışında hiçbir travması nasıl olmaz hayret ettim ve bir süre sonra baydı 11 Eylül ibaresini görmek.
Actual rating 2.5 stars Doesn't say a whole lot in my opinion. Read for a class to establish memory studies as a field and honestly, this text waffles a lot. It establishes why memory matters, why it has gained importance in social and political discussions and that's it. It could have been done a lot snappier is all.