Pozitif düşüncenin psikolojik ve fizyolojik olarak etkisi bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçek; tam tersi negatif düşünce ve stresin de insan üzerindeki ruhsal ve fiziksel zararları da aynı şekilde. Aslında bunun da çok basit bir açıklaması var; stres insanların savaş veya kaç tepkisini oluşturan sempatik sinir sisteminin alarm durumunda olması nedeniyle sindirim, boşaltım gibi o an için acil olmayan işlevleri geçici olarak askıya alması ancak bu sürecin uzaması halinde başta ülser, migren, bağırsak problemleri gibi bir çok fizyolojik rahatsızlığa yol açması…
Dolayısıyla tabii ki olumlu düşünelim, bunu kimse inkar etmiyor, ancak sanki koca Evren tüm işi gücü bırakmış “İnsanoğlu benden bir şey istesin de yapayım” diye hazır kıta bekliyor havasında yazılmış bir kitap açıkçası. Bir zamanlar benzer şeyleri anlatan Secret diye bir kitap daha vardı milyonlar satmıştı bu sayede.
“Asla pes etmeyin, kalpten isteyin, mutlaka gerçekleşecektir” gibi cümleler sürekli tekrarlanmış; tabii ki pes etme, iste, çaba göster de, her istediğin olacak diye bir şey de yok. Hem ayrıca senin istediğin şey başkalarının isteği ile çakışıyorsa o zaman nasıl çalışıyor bu rezonans kanunu, bunun da bir cevabı yok. (Örneğin piyango kazanmak, kendi tuttuğu takımın galip gelmesi vb.).
Yazar yazdıklarını okuyup işe yaradığını iddia eden kişilerin mektuplarına da yer vermiş kitabında; örneğin ev alabilmek için borsadaki hisse senetlerinin artması için dua eden sonra ertesi gün hiç sebepsiz yere hisse senetleri artıp ev alan birinin yazdığı mektup gibi. Adam ertesi gün 1 saat içinde fırlayan Wolkswagen hisselerini 5000 euro kar edip satmış sonra hisseler yine düşmüş. Aman ne harika bir olay, o sırada zarar eden binlerce insan bu kitabı okumamış ne yazık ki…
Bunun dışında mesnetsiz, sağlam temellere dayanmayan, ispatı olmayan bilgiler de var kitapta; örneğin duyguların beyinden değil kalpten geldiğini ve bilimin yanıldığını iddia ediyor. Bunun aksini ispat eden binlerce makale, veri ve bilim insanı varken kitabın savı ve dayanak noktası temelden çürük durumda. Kişisel ilgi alanım yüzlerce nöroloji kitabı okumuş biri olarak kitabı maalesef çoğu yerde acı bir gülümseme ile okuduğumu da ifade etmem gerekiyor.
Benzer mantıkla yazılmış, piyasada kişisel gelişim kategorisindeki pek çok kitabın yaptığı gibi, bilimsel gerçeklere ters düşmeden pozitif düşüncenin gücünü anlatsaydı okurlara faydalı olabilirdi, ama bu haliyle din tüccarlığından pek farkı yok. Gerçi biraz din tüccarlığı (özellikle Hristiyanlık) da var içinde, o da ayrı bir tartışma konusu.